İSTANBUL YEŞİLALANLARINDA SÜRDÜRÜLEBİLİR SULAMA


Çelik H. E.

İstanbul Yeşil Alanlar Çalıştayı, İstanbul, Türkiye,, İstanbul, Türkiye, 5 - 06 Şubat 2020, ss.393-399, (Tam Metin Bildiri)

  • Yayın Türü: Bildiri / Tam Metin Bildiri
  • Basıldığı Şehir: İstanbul
  • Basıldığı Ülke: Türkiye
  • Sayfa Sayıları: ss.393-399
  • İstanbul Üniversitesi-Cerrahpaşa Adresli: Hayır

Özet

Dünyadaki birçok büyük şehrin içinden nehir geçerken İstanbul’un içinden deniz geçmektedir. Ayrıca hem Avrupa hem de Anadolu yakası dar bir yarımada olduğu için şehrin büyük akarsuları da yoktur. Dolayısıyla İstanbul Bizans döneminden itibaren su sıkıntısı çekmektedir. Bizans döneminde Trakya’dan İstanbul’a su getiren ve uzunluğu 500 km’ye ulaşan su iletim hat ve tesislerinin kullanıldığı saptanmıştır. 1980’lere kadar süren su sıkıntısı; İstanbul’a Çatalca ve Kocaeli yarımadasından getirilen ödünç sular ile aşılmıştı. Ancak yarı nemli bir iklim bölgesinde yer aldığını unutan İstanbul, suyu bulduktan sonra büyük alanlarda, özellikle karayolu şevlerinde çok su isteyen çim alanlar tesis etmeye başlamıştır. Bu sulamada yeraltı suyu ve ödünç su kullanılmaktadır.

Ancak ekolojik bitki seçimine göre İstanbul’da çok su isteyen çim alanların özellikle karayolu şevlerinde bu kadar fazla kullanılmaması gerekmektedir. Çim fazla su istemesi yanında bakım maliyeti açısından da pahalı bir seçimdir. Nitekim benzer koşullara sahip İtalya’da karayolu şevlerinde çim alan bulunmamaktadır. Onun yerine mevcut yağışlarla hayatını sürdüren diğer yerörtücüler kullanılmaktadır. Küresel ısınma senaryolarına göre yüzeysel sularının azalacağı tahmin edilmektedir. Böyle bir olasılık gerçekleştiğinde ilk alınacak önlemlerden biri çim alanların sulanmaması olacaktır. İstanbul içindeki E80 otoyolunun şevlerinde yapılan araştırmaya göre, şeve doğal yollarla gelen veya dikilmiş olan, sulama ve bakım istemeyen yerörtücüler saptanmıştır. İstanbul’da küresel ısınmanın sonuçlarını da dikkate alarak sürdürülebilir su kullanma açısından yeni çim alanlar tesis edilmemeli, bozulan çim alanların yerine su ve bakım istemeyen/az isteyen başka yerörtücüler kullanılmalıdır.      

Rivers pass through many big cities in the world, but a sea passes through İstanbul. In addition, since both the European and Anatolian sides of the city are narrow peninsulas, they do not have large rivers. Therefore, İstanbul has suffered from water scarcity since the Byzantine period. It was found that water transmission lines and facilities that brought water from Thrace to İstanbul and reached 500 km in length were used during the Byzantine period. Water shortages that lasted until the 1980s; were offset by borrowed water brought to İstanbul from Çatalca and Kocaeli peninsulas. However, İstanbul, which has forgotten that it lies in a semi-humid climate zone, has started to establish large lawn areas that require a lot of water, especially on highway slopes. Groundwater and borrowed water are being used in this irrigation.

According to ecological plant selection, turf areas that require a lot of water in İstanbul should not be used so widely, especially on highway slopes. These lawns are an expensive choice in terms of maintenance costs as well as requiring more water. As a matter of fact, in Italy with similar conditions, there are no grassed areas on highway slopes. Instead, other ground covers that survive with the current rainfall are used. According to global warming scenarios, surface water is expected to decrease. When such a possibility occurs, one of the first measures to be taken is not to water the lawns. According to the research carried out on the slopes of E80 highway in İstanbul, it was determined some plants that came to the slopes by natural means, or were planted, did not require irrigation and maintenance. Taking into account the consequences of global warming in İstanbul, new lawn areas should not be established in terms of sustainable water use; instead of deteriorating grass areas, water and other maintenance-free or lower maintenance ground covers should be used.