FDG-PET/BT'de Prostat Bezinde İzlenen İnsidental Tutulumun Klinik Önemi


Güneren C., Şahin K., Kibar A., Sağer M. S., Uslu Beşli R. L., Asa S., ...Daha Fazla

35. Ulusal Nükleer Tıp Kongresi, Antalya, Türkiye, 26 - 30 Nisan 2023, (Yayınlanmadı)

  • Yayın Türü: Bildiri / Yayınlanmadı
  • Basıldığı Şehir: Antalya
  • Basıldığı Ülke: Türkiye
  • İstanbul Üniversitesi-Cerrahpaşa Adresli: Evet

Özet

Giriş ve amaç: Bu çalışmada FDG-PET/BT’de prostat bezinde insidental olarak saptanan FDG tutulumunun görülme sıklığını ve klinik olarak anlamını inceledik.

Gereç ve Yöntem: Aralık 2019 ile Temmuz 2022 tarihleri arasında kliniğimizde 6730 erkek hastaya yapılmış olan FDG-PET/BT görüntülemesinin raporları prostatta insidental FDG tutulumu açısından incelendi.Prostat ve mesane kanseri endikasyonu dışında görüntüleme yapılan, prostat bezinde insidental FDG tutulumu saptanan 90 hasta (%1,3) incelendi.90 hastadan 51 hastanın (%56,6) verilerine ulaşıldı.Çalışmaya dahil edilen 51 hastanın FDG-PET/BT görüntülerinde prostat bezinde izlenen tutulumun paterni (fokal/diffüz) ve lokasyonu kaydedildi.Hastaların takibinde prostata yönelik yapılan ileri inceleme sonuçları değerlendirildi.

Bulgular: Çalışmaya dahil edilen 51 hasta benign ve malign olarak iki gruba ayrıldı.51 hastanın 18’ine (%35,2) FDG-PET/BT sonrası biyopsi (prostat iğne biyopsi/TRUS/TUR-P) yapıldığı ve 10 hastada (%19,6) biyopsinin prostat malign neoplazmı olarak sonuçlandığı tespit edildi.Biyopsi ile verifiye edilmeyen ve normal psa seviyesi, ürolojik muayene, prostat MR veya USG görüntüleme sonucu takibe alınan 41 hasta (%80,4) benign gruba dahil edildi. 7 hastada (%13,7) prostatta diffüz FDG tutulumu, 44 hastada (%86,3) ise fokal tutulum saptandı.Prostat kanseri saptanan 10 hastanın tamamında periferik yerleşimli fokal tutulum mevcuttu.Benign hasta grubundan 7’sinde (%17,1) diffüz tutulum, 34’ünde (%82,9) fokal tutulum izlendi.Biyopsi ile prostat karsinomu tespit edilen hastaların ortalama SUVmaks değerleri benign gruptaki hastalara göre daha yüksek olmakla birlikte, bu farklılık istatistiksel olarak anlamlı bulunmadı (p=0.610).Ancak serum PSA düzeyleri malign grupta anlamlı olarak daha yüksekti (p<0.001).FDG tutulum paterni ve lokasyonunun (periferik, santral, periferik+santral) iki grup arasında farklılık gösterip göstermediği incelendi ve istatistiksel olarak anlamlı fark saptanmadı.Hastaların PSA düzeyi, Gleason skoru ve SUVmax değerleri arasındaki ilişki incelendiğinde her iki grupta da SUVmax ve PSA değerleri arasında anlamlı bir ilişki bulunmadı.

Tartışma ve Sonuç: Prostat bezinde insidental FDG tutulumu nadir görülen bir durumdur ve prostat kanseriyle uyumlu olabileceği gibi benign patolojilerle de ilişkili olabilmektedir.Bu çalışmada önemli bir kısmının (%19,6) prostat kanseri ile uyumlu olduğu görülmüştür. Çalışmamızda malign hasta grubunda PSA düzeylerinin istatistiksel olarak anlamı derecede yüksek olması nedeniyle, okuyucunun prostat bezindeki insidental tutulumu hastanın PSA değerini göz önünde bulundurarak değerlendirmesinin faydalı olabileceği düşünülmüştür.Malignite ayırıcı tanısında SUVmax değerinin tek başına kullanımı uygun görünmemektedir. Çalışmamızda prostat malign neoplazmı tespit edilen hastaların tamamında periferik yerleşimli fokal tutulum izlenmiş olup prostat bezinde insidental olarak saptanan periferik yerleşimli fokal FDG tutulumunun klinik ve laboratuvar değerlendirme ile ayrıca incelenmesi gerekir. Konunun daha iyi aydınlatılabilmesi için daha fazla sayıda histopatolojik olarak doğrulanmış hasta ile yapılacak prospektif çalışmaya ihtiyaç vardır.