Türkiye'de Rahim Ağzı Lezyonlarında HPV Tiplerinin Dağılımı ve Aşıların Koruma Potansiyeli: Sistematik Derleme ve Meta-Analiz
9. ULUSLARARASI 19. ULUSAL SAĞLIK VE HASTANE İDARESİ KONGRESİ, Diyarbakır, Türkiye, 5 - 07 Ekim 2026, ss.338-339, (Özet Bildiri)
- Yayın Türü: Bildiri / Özet Bildiri
- Basıldığı Şehir: Diyarbakır
- Basıldığı Ülke: Türkiye
- Sayfa Sayıları: ss.338-339
- İstanbul Üniversitesi-Cerrahpaşa Adresli: Evet
Özet
Amaç: Rahim ağzı (serviks) kanserinin neredeyse tamamı insan papilloma virüsü (HPV) ile ilişkilidir; ancak virüsün tipleri kanser riski bakımından eşit değildir. Türkiye'de HPV aşısının ulusal aşı programına alınması ve tarama programında HPV pozitif bulunan kadınların nasıl yönlendirileceği gündemdedir. Türkiye'den HPV tiplerini lezyon derecesine göre raporlayan çok sayıda tek merkezli çalışma bulunmakla birlikte, bu bulguları sistematik olarak bir araya getiren bir meta-analize rastlanmamıştır. Bu çalışmanın amacı, Türkiye'de rahim ağzı lezyonlarının ağırlık derecesine göre HPV tiplerinin dağılımını ortaya koymak, mevcut aşıların ciddi lezyonların ne kadarını önleyebileceğini hesaplamak ve tarama programına yol gösterecek kanıt sunmaktır. Yöntem: Uluslararası raporlama kılavuzuna (PRISMA 2020) uygun bir sistematik derleme ve meta-analiz yapılmıştır. Uluslararası ve ulusal veri tabanları (Web of Science, Scopus, TR Dizin, Google Scholar) Eylül 2026'da taranmıştır. Türkiye'de yapılmış ve HPV tiplerini lezyon derecesine göre raporlayan çalışmalar dahil edilmiştir. Çalışmaların seçimi, verilerin çıkarılması ve kalite değerlendirmesi iki araştırmacı tarafından birbirinden bağımsız yapılmıştır. Aynı hastanelerden çıkan ve aynı hastaları içerebilecek yayınlar ayıklanmıştır. Çalışmaların sonuçları, aralarındaki farklılıkları dikkate alan istatistiksel yöntemlerle birleştirilmiş ve kanıtın güvenilirliği uluslararası bir derecelendirme sistemiyle (GRADE) değerlendirilmiştir. Bulgular: Taranan 2789 kayıttan 111 çalışma analize alınmıştır. Kansere ilerleme riski taşıyan ileri derecedeki lezyonların (CIN2 ve üzeri) yaklaşık üçte ikisinde (%68,3; %95 güven aralığı [GA]: 62,4–73,7) mevcut aşıların hedeflediği HPV16 ve HPV18 tipleri bulunmuştur. Bu oran en ağır öncü lezyonlarda %77,9'a, kanserde %75,6'ya çıkmaktadır. Lezyon ağırlaştıkça HPV16'nın payı belirgin olarak artmıştır. HPV16 ve 18 dışındaki yüksek riskli tiplerle pozitif bulunup biyopsi yapılan kadınların yaklaşık her dokuzundan birinde (%11,6; %95 GA: 9,1–14,8) ileri derecede lezyon saptanmıştır; smear sonucu normal olan kadınlarda bu oran her yirmide bire (%5,0; %95 GA: 2,5–9,9) düşmektedir. Ancak bu gruptaki tiplerin riski birbirinden farklıdır: ileri derecede lezyon HPV33 taşıyan kadınların yaklaşık üçte birinde (%35,3), HPV31 ve HPV35 taşıyanların yaklaşık beşte birinde (sırasıyla %18,5 ve %22,6), HPV56, 59 ve 68 taşıyanların ise yaklaşık onda birinde (%7,4–11,9) görülmüştür. Aynı anda birden fazla HPV tipi taşıyan kadınlarda ileri derecede lezyon görülme sıklığı, tek bir tip taşıyanlardan daha yüksek bulunmamıştır. Sonuçlar bölgelere ve yıllara göre anlamlı farklılık göstermemiştir. Çalışmaların çoğunun hastane kayıtlarına dayanması ve aralarındaki farklılıkların büyük olması nedeniyle kanıtın güvenilirliği çoğu sonuç için düşük düzeyde değerlendirilmiştir. Sonuç: Bulgular, Türkiye'deki HPV tip dağılımının dünya verilerine benzediğini ve Türkiye'nin belirgin biçimde farklı bir HPV profiline sahip olmadığını düşündürmektedir. Bu durum, mevcut HPV aşılarının Türkiye'de de ciddi rahim ağzı lezyonlarının önemli bir bölümünü önleyebileceğine işaret etmektedir. Sağlık yönetimi ve politika açısından bu bulgular, HPV aşısının ulusal programa alınmasına ilişkin karar süreçlerinde ulusal verilerin ve maliyet-etkililik çalışmalarının birlikte dikkate alınmasına katkı sağlayabilir. HPV tipleri arasındaki risk farklılıklarına ilişkin ulusal veriler, tarama programının düzenli değerlendirilmesinde ve güncellenmesinde politika yapıcılara kanıt sunabilir. Tarama sonuçlarının genotip ve takip bilgileriyle birlikte kaydedildiği ulusal bir veri altyapısının güçlendirilmesi ise program performansının izlenmesini kolaylaştıracaktır. Bu bulguların, Doğu ve Güneydoğu Anadolu başta olmak üzere daha nitelikli ve toplum tabanlı çalışmalarla desteklenmesi önemlidir. Anahtar kelimeler: HPV, Rahim ağzı kanseri, HPV aşısı, Kanser taraması, Sağlık politikası