Doberman Irkı Bir Köpekte Perikardiyal Primer Efüzyon Lenfoması


Creative Commons License

Güzelbakan S. Y., Yıldırım F.

18.Küçük Hayvan Veteriner Hekimleri Derneği Uluslararası Sürekli Eğitim Kongresi, İstanbul, Türkiye, 1 - 02 Kasım 2024, ss.272-273, (Özet Bildiri)

  • Yayın Türü: Bildiri / Özet Bildiri
  • Basıldığı Şehir: İstanbul
  • Basıldığı Ülke: Türkiye
  • Sayfa Sayıları: ss.272-273
  • Açık Arşiv Koleksiyonu: AVESİS Açık Erişim Koleksiyonu
  • İstanbul Üniversitesi-Cerrahpaşa Adresli: Evet

Özet

Primer Efüzyon Lenfoması (PEL), tümör hücrelerinin vücut boşluklarında neoplastik efüzyon olarak ortaya çıkarken, bu boşlukları saran seröz zarlarda veya diğer vücut bölgelerinde herhangi bir kitlenin saptanmadığı nadir bir lenfoma türüdür. PEL, Revize Avrupa Amerikan Lenfoma (REAL)/DSÖ Sınıflandırması’nda insanlar için ayrı bir lenfoma türü olarak tanımlanmasına rağmen, evcil hayvanların lenfoma sınıflandırmasına dahil edilmemiştir. Ancak, literatürde köpeklerde PEL ile ilişkili birkaç olguya rastlanmıştır. Bu raporun amacı, 7 yaşında, erkek, doberman ırkı bir köpekte saptanan perikardiyal primer efüzyon lenfoması olgusunu sunmaktır. Abdominal şişlik ve taşipne bulguları ile kliniğe getirilen ve geçmişinde layşmanyaz tanısı bulunan, hastanın radyolojik ve kardiyolojik muayenesinde şiddetli perikardiyal efüzyon saptandı. Hastadanperikardiyosentez yolu ile patolojik ve mikrobiyolojik incelemeler için ince iğne aspirasyon örnekleri elde edildi. Perikardiyal efüzyon örneğinden santrifüj, yayma, havada kurutma ve May-Grünwald&Giemsa ile boyama yöntemine göre sitolojik preparatlar hazırlandı. Histokimyasal, immunohistokimyasal boyamalar yapabilmek için efüzyon örneğinden ayrıca hücre bloğu hazırlandı. Parafinize hücre bloklarından 5 µm kalınlığında kesitler alınarak Hematoksilen&Eozin ile boyandı. Doku kesitleri ayrıca streptavidin-biyotin peroksidaz metoduna göre, CD3, CD4 ve CD79a antikorlarıyla immunohistokimyasal olarak işaretlendi. Perikardiyal efüzyonun mikroskobik incelemesinde çok sayıda, pleomorfik görünümde, anizositoz ve anizonükleoz özelliği gösteren, çoğunlukla geniş (2-2,5 eritrosit boyutunda) bazıları küçük (1-1,5 eritrosit boyutunda) yuvarlak ve hiperkromatik çekirdekli, belirgin çekirdekçikli, bazofilik, çoğunlukla dar, bazıları geniş sitoplazmalı, bazı çekirdekler eksantrik yerleşimli, plazmasitoid görünümde, sık sık atipik mitozlar ve apoptotik figürler izlenen, lenfoid kökenli neoplastik hücre toplulukları belirlendi. İmmunohistokimyasal boyamalarda neoplastik hücrelerde kuvvetli CD4 pozitifliği saptandı.Mikrobiyolojik ekim sonucu herhangi bir mikroorganizma gelişimi izlenmedi. Tedaviyi sürdürme kararı ile birlikte perikardiyektomi operasyonu planlandı. Operasyon öncesi hem lezyon primer yerleşimini belirlemek hem de metastaz taraması amacıyla kontrastlı bilgisayarlı tomografi görüntülemesi yapıldı. Tüm abdomen BT görüntüleme ile incelendiğinde viseral organlarda herhangi bir neoplastik odak veya kitleye rastlanmadı. Toraks bölgesi taramalarında aksiyal ve koronal kontrastlı ve kontrastsız görüntülemelerde masif primer efüzyon alanları izlendi. Perikariyektomi operasyonunda elde edilen perikard örneğinin histopatolojik incelemesinde lenfoma tutulumu saptanmadı. PEL tanısı genellikle ilgili efüzyon sıvısının sitopatolojik muayenesinde neoplastik hücrelerin saptanması ve başka bir bölgede kitle bulunmaması ile koyulur. Benzer şekilde, bu olguda da perikardiyal efüzyonda neoplastik, CD4 pozitif (T hücre orijinli) hücrelerin tespit edilmesi, radyolojik taramalarda serozalarda ve başka bir viseral organda tutulum oluşturmaması, insanlardaki gibi kötü prognoz ve kısa sağkalım olgunun perikardiyal PEL tanısı ile uyumlu olduğunu göstermektedir. Bu olgu, efüzyon etyolojisinde nadir de olsa primer efüzyon lenfoma bulunabileceği kadar klinik ortamda elde edilen biyopsi örneklerine uygulanabilen sitopatoloji, hücre bloğu ve immunohistokimya gibi tekniklerin ne kadar önemli olduğu konusunda bir kez daha farkındalık yarattı. PEL’in güncel veteriner hekimlik kaynaklarında yeteri kadar yer almaması bu olgu sunumunu değerli kılan diğer bir nedendir.