Peyzaj Araştırmaları IV, Öner Demirel,Ertan Düzgüneş, Editör, Livre de Lyon, Lyon, ss.445-463, 2024
Dünya genelinde tatlı su ekosistemleri, bir dizi insan etkinliği ve çevresel faktör nedeniyle tehdit altındadır. Özellikle sığ göller, bu etkilerden daha fazla etkilenebilmektedir. Kentleşme ve altyapı gelişimiyle birlikte, su kaynakları çevresindeki doğal alanlar ve temiz su kaynakları azalmakta, yapılaşma sonucu yağmur suyu akışını değiştirmekte ve sulak alanlara zarar verebilecek kirleticilerin taşınmasına neden olabilmektedir. Yetersiz veya etkili olmayan atık su arıtma tesisleri de kirleticilerin doğrudan sulak alanlara akmasına neden olmaktadır. Bu durum, su kalitesini düşürebilmekte ve ekosistem üzerinde olumsuz etkiler oluşturmaktadır. Bu tehditlere karşı mücadelede biyolojik arıtma ve biyoremediasyon, doğal süreçleri kullanarak sulak alan ekosistemlerini koruma ve onarımında etkili araçlar sunabilmektedir. Bitkiler ve mikroorganizmalar, zararlı maddeleri emebilir ve parçalayabilir, bu da su kalitesini iyileştirebilmektedir. Bu biyolojik süreçler, sulak alanların doğal dengesini sürdürmelerine yardımcı olmaktadır. Yüzer sulak alanlar sığ sulak alanlarda bulunan, suyun yüzeyinde yüzen bitkiler, sucul organizmalar ve çeşitli sedimentlerle karakterize edilmiş ekosistemlerdir. Yapılan birçok çalışmada yüzer sulak alanların biyolojik arıtma ve biyoremediasyon etkisi bulunmaktadır ve su içerisinde canlılar için yaşam alanı da oluşturmaktadır (Spangler vd. 2019). Yüzer sulak alanlar, özellikle kentsel alanlarda yapay yüzer arıtma sulak alanları, doğadan ilham alarak su arıtımı ve ekosistem hizmetlerinin sağlanması konusunda etkili bir çözüm sunmaktadır. Bu sistemler, çevresel sürdürülebilirlik ve su kaynaklarının korunması açısından önemli bir rol oynamaktadır. Küçükçekmece Gölü ve onu besleyen derelerde çevresel faktörler sebebiyle kirlilik problemleri yaşanmaktadır ve bu durum birçok canlı yaşamını olumsuz etkilemektedir. Çalışmanın genel amacı, elde edilen verileri kullanarak yüzer arıtma sulak alanlarının, Küçükçekmece Gölü ve çevresindeki su kirliliği problemlerine nasıl katkı sağlayabileceğini değerlendirmek ve bu yapay ekosistemlerin ekosistem hizmetleri üzerindeki etkilerini anlamaktır. Bu bağlamda, elde edilecek sonuçlar, su kaynaklarının sürdürülebilir kullanımı ve çevresel sürdürülebilirlik açısından önemli bilgiler sunacaktır.