Yeniden Hipospadias Onarımı: Cerrahi Tekniklerin Karşılaştırmalı Analizi ve Hiperbarik Oksijen Tedavisinin Rolü


Sezer A., Turedi B., ARSLAN A.

Selçuk Tıp Dergisi, cilt.40, sa.4, ss.192-198, 2024 (TRDizin) identifier

  • Yayın Türü: Makale / Tam Makale
  • Cilt numarası: 40 Sayı: 4
  • Basım Tarihi: 2024
  • Doi Numarası: 10.30733/std.2024.01761
  • Dergi Adı: Selçuk Tıp Dergisi
  • Derginin Tarandığı İndeksler: TR DİZİN (ULAKBİM)
  • Sayfa Sayıları: ss.192-198
  • İstanbul Üniversitesi-Cerrahpaşa Adresli: Evet

Özet

Amaç: Hipospadias onarımında amaç, fonksiyonel ve kozmetik olarak normal bir penis elde etmektir. Başar ısız vakalar için y apılan yeniden onarım, rekonstrüktif ürolojide en zorlu işlemlerden biridir.Komplikasyon ve başarısızlık riskleri primer vakalara göre daha yüksektir. Hiperbarik oksijen terapisi (HBOT ), uygun endikasyonlarla seçilmiş hastalara uygulanarak doku iyileş mesine katkıda bulunabilir. Bu çalışmada ye niden hi pospadias onarımı yapılan hasta ların cerrahi tipi ve HBOT uygulanıp uygulanmamasına göre karşılaştırmalı sonuçlarını sunmayı amaçladık. Hastalar ve Yöntem: Bu retrospektif klinik çalışma, Ocak 2021 ile 2024 tarihleri arasında başarısız hipospadias cerrahisi sonrası tarafımıza başvurup yeniden onarım geçiren 0-17 yaş arası hastaları içermektedir. Preoperatif, peroperatif ve postoperatif veriler, operasyon türüne ve HBOT alımına göre analiz edilmiş ve karşılaştırılmıştır. Bulgular: Yeniden operasyon geçiren 34 hastanın içinde, 4'ü TIPU onarımı, 20'si tek aşamalı G-TIPU ve 10'u iki aşamalı onar ım geçirmiştir. TIPU ve G-TIPU grubundaki hastaların ortalama yaşları 6,5±3,8 yıl, aşamalı onarım grubundaki hastaların ortalama yaşları ise 9 ,7±5,6 y ıl idi (p=0,070). Kordi düzeltmesi en sık TIPU ve G-TIP U grubunda Baskin plikasyonu ile yapılmıştır (n=9), iki aşamalı grupta ise Essed-Schroder plikasyonu (n=3) ve ventral korporatomi (n=3) teknikleri daha sık kullanmıştır (p=0.004). Postoperatif HOSE skorları önemli ölçüde artış göstermiştir (preop HOSE: 8.5±2.9, postop HOSE: 13.6±1.6, p=<0.001). Gruplar arasında başarı oranlarında anlamlı bir farklılık bulunmamış olup, genel başarı oranı %76.5'tir. Greftli onarım yapılan hastaların 11'i (%36.7) postoperatif dönemde HBOT almıştır. HBOT grubunda başarı oranları daha yüksek olmakla birlikte aradaki fark istatistiksel olarak anlamlı değildir (n=9 (%81.8) vs. n=13 (%68.4), p=0.137). Sonuç: Yeniden onarım yapılan vakalarda, greftli onarımın tek aşamalı veya iki aşamalı yaklaşımla kullanılması, klinik ve cerrahi değerlendirmelere dayanmalıdır. İstatistiksel olarak anlamlı olmasa da, seçilmi ş vakalarda greft kullanımının başarıyı potansiyel olarak artırabileceği ve HBOT eklenmesiyle komplikasyonları azaltabileceği düşünülmektedir.
Aim: Re-do hypospadias surgery is among the most challenging in reconstructive urology, with higher risks of complications and failure compared to primary cases. Hyperbaric oxygen therapy (HBOT ) can be applied on a patient-specific basis with appropriate indications to contribute to postoperative tissue healing. We aimed to present our surgical outcomes and comperative results based on receiving and non receiving HBOT patients who underwent re-do hypospadias repair Patients and Methods: This retrospective clinical study included the patients aged 0-17 who had undergone unsuccessful hypospadias surgery and were subsequently re-operated between January 2021 and 2024. Preoperative, peroperative and postoperative data were analysed and compared according to operation type and HBOT receiving. Results: Among the 34 patients who underwent reoperation, 4 underwent TIPU repair, 20 underwent single-stage G-TIPU, and 10 underwent two staged repair. The mean ages of patients were 6.5±3.8 years in the TIPU and G-TIPU group, and 9.7±5,6 years in the staged repair group (p=0.070). Chordee repair was most commonly performed using Baskin plication in the TIPU and G-TIPU groups (n=9), while in the staged group, Essed-Schroder plication (n=3) and ventral corporatomy (n=3) techniques were more frequent (p=0.004). Postoperative HOSE scores showed a significant increase (preop HOSE: 8.5±2.9, postop HOSE: 13.6±1.6, p=<0.001). There was no significant difference in success rates between groups, with an overall success rate of 76.5%. Eleven (36.7%) of the patients who underwent graft repair received HBOT in the postoperative period. While success rates were higher in the HBOT group, the difference was not statistically significant (n=9 (81.8%) vs. n=13 (68.4%), p=0.137). Conclusion: For re-do cases, the decision on using graft-based repair in a single-stage or two-stage approach should be based on clinical and surgical evaluation. Although not statistically significant, the use of grafts in selected cases is believed to potentially enhance success and reduce complications with the addition of HBOT.