IX. TURKCESS ULUSLARARASI EĞİTİM VE SOSYAL BİLİMLER KONGRESİ, İstanbul, Türkiye, 18 - 20 Mayıs 2023, ss.296-303, (Özet Bildiri)
Psikoloji ve travma çalışmalarında kültür olgusu son yıllarda giderek daha fazla önem kazanmaya başlamıştır. Bu durum büyük ölçüde küresel göçün ve iletişim devriminin bir sonucu olarak dünyanın dört bir yanında giderek artan çok kültürlülükten kaynaklanmaktadır (Boehlein, 2002). Kültür kavramı, sosyal bir varlık olma süreci, toplumun kuralları ve bunların nasıl yasalaştırıldığı, deneyimlendiği ve aktarıldığı ile ilgilidir (Drožđek & Wilson; 2007) Kültür duyguların ve davranışların düzenlenmesini etkiler, duyguların tolerans sınırlarını belirler ve bireyin olumsuz yaşam olaylarıyla başa çıkma kapasitesini geliştirir (Bates,1990). Kültürlerin varlıklarını sürdürebilmek amacıyla, bireyleri içine doğdukları ortama uyum sağlayabilmeleri için yaşama hazırlama süreci kültürleme olarak tanımlanmaktadır (Engin, 2017). Bu nedenle kültür, kimliğimizi şekillendirmede önemli bir rol oynar ve belirli bir tarihsel ve sosyal bağlam içinde gerçekliğimizi inşa eder (Sharapova & Ratcliff, 2018). Paylaşılan öğrenilmiş davranış ve anlamlar, hayatta kalma ve uyum sağlama amaçlarıyla bir nesilden diğerine aktarılan yaşam etkinliği bağlamlarında edinilir (Marsella, 2010). Fransız Antropolog Breton’a göre bireylerin sosyal hayat içerisinde deneyimledikleri acı ve travmalara karşı geliştirmiş oldukları tepkiler, bu durumu deneyimleyen bireyin kültürel koşulları ile doğrudan alakalıdır. Bu nedenle de deneyimlenen acılara karşı geliştirilen direnç ve duyarlılık hali de her birey için aynı değildir. Dolayısıyla acı sosyokültürel bir fenomen olup, toplumsal/bireysel ilişkilerden bağımsız ele alınamaz (Akçakaya, 2022). Dissoanaliz kuramına göre de kültür, hem travmatik yaşantıları nötralize edebilen hem de bu yaşantılar sonrası süreçleri kesintiye uğratan dual bir işleve sahiptir. Öte yandan baskıcı kültür ve sistemler travmatik yaşantıların giderek travmatik obsesyona dönüşmesini sağlayabilmektedir (Öztürk, 2022). Çalışmamızda kültür fenomeninin, travmanın bilişsel değerlendirmesi ve yorumlanması için algısal bir filtre görevi görüp görmediği, içselleştirilmiş inanç sistemleri ve kültürel olarak şekillendirilmiş başa çıkma ve uyum kalıpları, travmatik deneyimin travma sonrası süreçlere nasıl etki ettiği ve kuşaklararası travma geçişi konularına dair güncel literatürden yola çıkılarak tartışılmaktadır (Theisen-Womersley, 2021; Drožđek & Wilson; 2007, Öztürk, 2020; Derin ve Öztürk,2018).
Anahtar Kelimeler: Travma, kültür, kuşaklararası travma geçişi, dissoanaliz kuramı