İz Delillerin İncelenmesi


Çavuş Yonar F., Şen Yılmaz A., Çiçek F.

Adli Bilimler, Prof.Dr.Faruk Aşıcıoğlu, Editör, Istanbul University-Cerrahpaşa University Press (IUC University Press), İstanbul, ss.61-79, 2024

  • Yayın Türü: Kitapta Bölüm / Araştırma Kitabı
  • Basım Tarihi: 2024
  • Yayınevi: Istanbul University-Cerrahpaşa University Press (IUC University Press)
  • Basıldığı Şehir: İstanbul
  • Sayfa Sayıları: ss.61-79
  • Editörler: Prof.Dr.Faruk Aşıcıoğlu, Editör
  • İstanbul Üniversitesi-Cerrahpaşa Adresli: Evet

Özet

Kriminal soruşturmalarda iz delillerinin önemi, 20. yüzyılın başlarında Edmond Locard tarafından her temasın bir iz bıraktığını ifade eden değişim ilkesiyle ortaya konmuştur. O tarihten bu yana, adli bilim uzmanları suçları yeniden yapılandırmak ve suça karışan kişileri, yerleri ve nesneleri tanımlamak için iz delilleri kullanmaktadırlar. İz deliller soruşturmaya yön veren kanıtlardandır yani olay yerinin yeniden yapılandırmasında, mağdur-suç-şüpheli arasındaki irtibatın belirlenmesinde kullanılabilirler. İlişkilendirici nitelikteki iz deliller mağdurları veya şüphelileri suç mahalli ile ilişkilendirebilir veya bunlarla bağlantı kurabilir. Yeniden yapılandırmalarda iz deliller, bir suçun nasıl meydana geldiğini veya suçtan önce meydana gelen olayları anlamada bilgi sağlar niteliktedir. İlaveten bir nesnenin menşei veyahut üretim tarihi hakkında bilgi sağlayabildiklerinden, bir vakadaki potansiyel şüphelilerin sınırlandırılmasına yardımcı olurlar. Suç mahallinde olup bitenin öyküsünü anlatmaya yardımcı olabilecek genetik materyal içeren biyolojik delillerin yanı sıra kıl, lif, cam parçaları, ayakkabı- araç lastik-alet izleri vb. gibi küçük fiziksel delil parçaları iz delillerdir. Bu iz deliller, iki nesne birbirine dokunduğunda veya küçük parçacıklar bir eylem veya hareketle yayıldığında diğer yüzey üzerine aktarılabilir. Olay yeri incelemesi bağlamında iz delillerin önemi bazen hafife alınmakta ve DNA gibi daha kişiselleştirilmiş delillerin yanında ikinci plana atılmaktadır. Bir nesnenin veya cesedin hareket ettirilip ettirilmediği veya birinin arkadan mı yoksa yandan mı saldırıya uğradığı gibi olay yerinde ne olduğu hakkında iz delillerinden çok şey öğrenilebilir. Bu tür kanıtlar genellikle çıplak gözle görülemez, tespiti, görünürleştirilmesi ve geliştirilmesi için özel araç ve tekniklere gereksinim vardır. Bu nedenle, mağduru şüpheli(ler) ile, mağduru veya şüpheliyi ise olay mahalli ile irtibatlandırmaya yardımcı olan iz deliller sıklıkla gözden kaçırılır. Olay yerinden dikkatle toplanan bulgular, bilim insanları/ adli bilim uzmanları tarafından fiziksel, optik ve kimyasal özellikleri bakımından incelenirler. Bölümümüz kapsamında iz delil türlerinden, bunların olay yerinde tespitinden laboratuvarda analizine ve kimliklendirmesine kadar ki proseslerden bahsedilerek, teknolojik gelişmelere parelel olarak iz delillerin incelenmesindeki güncel yaklaşımlar detaylı bir şekilde renkli görsellere desteklenerek sunulmaktadır

The importance of trace evidence in criminal investigations was established with the exchange principle articulated by Edmond Locard in the early 20th century, stating that “every contact leaves a trace.” Since then, forensic experts have been using trace evidence to reconstruct crimes and identify individuals, locations, and objects involved in the crime. Trace evidence can be pivotal in guiding investigations, as it can be used to reconstruct the crime scene and determine the connections between the victim, the perpetrator, and the suspect. Associative trace evidence can link victims or suspects to the crime scene or establish connections with them. In reconstructions, trace evidence provides information on how a crime occurred or the events leading up to the crime. Additionally, by providing information about an object’s origin or production date, they assist in narrowing down potential suspects in a case. In addition to biological evidence containing genetic material that could help narrate the story of what happened at the crime scene, trace evidence includes small physical evidence such as hair, fibers, glass fragments, shoe or tire prints, etc. These traces of evidence can be transferred when two objects come into contact with each other or when small particles are dispersed through an action or movement onto another surface. The importance of trace evidence in crime scene examination is sometimes underestimated and sidelined compared to more personalized evidence like DNA. However, much can be learned from trace evidence about what happened at the crime scene, such as whether an object or body was moved, or if an attack occurred from behind or from the side. Such evidence is often invisible to the naked eye, requiring specialized tools and techniques for detection, visualization, and enhancement. Therefore, trace evidence that helps link the victim(s) with the suspect(s), or the victim(s) or suspect(s) with the crime scene, is often overlooked. Evidence carefully collected from the crime scene is examined by scientists/forensic experts for its physical, optical, and chemical properties. Within our department, current approaches to the examination of trace evidence are presented in detail, supported by colorful visuals, covering the types of trace evidence, processes from their detection at the crime scene to their analysis and identification in the laboratory, in line with technological advancements.