13. ULUSAL KATI ATIK YÖNETİMİ KONGRESİ UKAY'2025, Bursa, Türkiye, 5 - 07 Kasım 2025, (Yayınlanmadı)
Sanayi Devriminin etkisiyle büyük bir hız
kazanan kentleşme ve bireylerin tüketim alışkanlıklarındaki değişim, özellikle
büyük şehirlerde katı atık miktarının hızla artmasına sebep olmuştur. Bu durum
günümüzde asit yağmurlarından iklim değişikliğine, ozon tabakasının
incelmesinden tehlikeli atıkların artışına kadar birçok çevre sorununu da
beraberinde getirmiş ve farklı boyutlarda etkisini göstererek ekosistem
sağlığını tehdit etmiştir. Bu bağlamda sürdürülebilir kalkınmanın temel
bileşenlerinden biri olarak görülen atık yönetimi öne çıkmaktadır. Geleneksel
atık yönetimi taşıma, toplama ve bertaraf süreçlerine dayansa da bu yöntemler
kısa vadeli olup çevresel sürdürülebilirlik açısından yetersiz kalmaktadır.
Buna karşılık birçok ülkede sürdürülebilir şehircilik anlayışının
yaygınlaşmasıyla kentsel katı atıkların yeniden kullanılabilir, geri
dönüştürülebilir, geri kazandırılabilir kaynaklar olarak ele alınması önem
kazanmaktadır. Çevresel sürdürülebilirlik, doğal kaynakların korunması,
ekolojik tasarım ve uygulamalarının geliştirilmesi peyzaj mimarlarının temel
hedefleri arasında bulunmaktadır. Bu çerçevede atık yönetimi, peyzaj mimarlığı
disiplininin doğrudan ilişkili olduğu konuların başında gelmektedir. Bu
çalışmanın amacı kentsel katı atıkların peyzaj tasarım ve uygulamalarında
tasarım amacıyla kullanım potansiyelinin araştırılmasıdır. Nitel araştırma
yöntemiyle yürütülen çalışmada, dünyadan ve Türkiye’den seçilen sekiz örnek
proje analiz edilmiştir. Analiz aşamasında projelerde kullanılan kentsel katı
atık türlerinin kullanım amacı, estetik katkısı ve çevreye uygunluğu göz önünde
bulundurulmuştur. Cam, metal, plastik,
ahşap gibi kentsel katı atıkların zemin kaplaması, oturma birimi, oyun alanı
gibi çeşitli peyzaj ögelerinde işlevsel ve estetik olarak kullanılmış olduğu bu
çalışmanın bulguları arasındadır. Bunlara ek olarak bu malzemelerin
dayanıklılık ve güvenlik açısından farklı düzeyde uygunluk göstermiş olduğu
tespit edilmiştir. Çalışma sonucunda, atık bazlı peyzaj tasarımlarının
sürdürülebilirlik ilkeleriyle uyumlu olduğu, çevresel farkındalık yarattığı ve
kamusal alan kalitesini artırdığı saptanmıştır. Bununla birlikte Türkiye’de
atık temelli peyzaj projelerinde kavramsal tutarsızlıkların bulunması da bu
çalışmanın önemli sonuçları arasındadır. Geri dönüşüm, geri kazanım ve yeniden
kullanım kavramları ülkemizde sıkça birbirine karıştırılmakta; bu durum hem
uygulamada hem de toplumsal farkındalık düzeyinde kavram karmaşasına sebep
olmaktadır. Peyzaj mimarlarının bu süreçte kaynak yönetimi, eğitim ve çevre
politikalarına katkı sağlayan çok yönlü bir role sahip olduğu çalışmanın
sonunda vurgulanmıştır.
Rapid urbanization driven by the Industrial Revolution, together with changing consumption patterns, has led to a sharp increase in solid waste, particularly in large cities. This increase has intensified a wide range of environmental problems, including acid rain, climate change, ozone layer depletion, and the growth of hazardous waste, all of which threaten ecosystem health. In this context, waste management has become a key component of sustainable development. Traditional waste management approaches focus on collection, transportation, and disposal; however, these practices are short-term and inadequate for achieving environmental sustainability. In contrast, the spread of sustainable urbanism has encouraged the treatment of urban solid waste as a reusable, recyclable, and recoverable resource.
Protecting natural resources, supporting environmental sustainability, and advancing ecological design practices are among the core objectives of landscape architecture. Accordingly, waste management is a central issue directly related to the discipline. This study aims to examine the potential of urban solid waste as a design material in landscape design and implementation. Using a qualitative research approach, eight case studies from Turkey and other countries were analyzed. The analysis focused on the types of waste materials used, their functional purpose, aesthetic contribution, and environmental compatibility.
The findings show that materials such as glass, metal, plastic, and wood are used both functionally and aesthetically in various landscape elements, including pavements, seating, and playgrounds. These materials demonstrate different levels of durability and safety. Overall, the results indicate that waste-based landscape designs align with sustainability principles, raise environmental awareness, and improve the quality of public spaces. However, the study also reveals conceptual inconsistencies in waste-based landscape projects in Turkey. Concepts such as recycling, recovery, and reuse are often used interchangeably, creating confusion in both practice and public understanding. The study concludes by emphasizing the multifaceted role of landscape architects in resource management, education, and environmental policy development.