X. Uluslararası TURKCESS Eğitim ve Sosyal Bilimler Kongresi, Prizren, Kosova, 11 - 13 Temmuz 2024, ss.328, (Özet Bildiri)
Adalet psikolojisi, hukuki süreçlere psikolojik ögeleri içeren bir perspektiften bakarak adli sistemin insan haklarına uygun bir şekilde işlemesini hedefleyen bir çalışma alanıdır. Adalet psikolojisi ayrıca, suçun nitelendirilmesi ve suçlunun psikolojik profilinin yapılandırılmasından başlayarak adli sistem içerisindeki diğer kişilerin psikolojik ve hukuki açıdan betimlenmesine hizmet eder.1 Adalet psikolojisinin alt çalışma alanları; suçlu psikolojisi, usul psikolojisi, mağdur psikolojisi, tanık psikolojisi ve hükümlü̈ psikolojisidir. Adalet psikolojisinin ve alt çalışmaları aynı zamanda suç psikolojisi ile de yakından ilişkilidir. Suç psikolojisi, suçluların ve suç davranışına katılan herkesin görüşlerinin, düşüncelerinin, saiklerinin ve eylemlerinin incelenmesi olarak öz bir şekilde tanımlanmaktadır.2,3 Adalet ve suç psikolojisinde suç̧ faillerinin kişilikleri, psikolojik karakteristikleri ve ruhsal durumları ele alınır. Suçluların psikolojik profiline yönelik analizde; cinsiyet, yaş, medeni durum, eğitim ve suç geçmişi olup/olmama gibi kriterler kullanılmaktadır. Bir bilirkişilik hizmeti olarak adalet sistemi tarafından hem özel hukuk hem de ceza hukuku açısından, adalet ve suç psikolojisi alanında uzman olan ruh sağlığı profesyonellerine başvurulmaktadır.1,3 Yargılama sürecinde adli gözlemci olarak ıslahevleri, hapishane ve enstitülerde adli psikologlar görev yapmaktadır. Adli psikologlar, mahkemelerin daha kısa sürede ve daha doğru kararlar alabilmesine yönelik bilimsel bilgilerini en uygun şekilde kullanmakla yükümlüdürler.1,4 Adalet psikolojisi, genel ilkeleri ve uygulamaları adına kökenlerini klinik ve adli psikolojiden temel almaktadır!5