Söylem 2. Uluslararası Filoloji Sempozyumu, Aydın, Türkiye, 6 - 08 Ekim 2023, ss.150-151, (Özet Bildiri)
1980’li yıllarda Fransa’da ortaya çıkan ve sözcük hecelerinin yer değiştirmesiyle ilk başta şifreli sözcük üretimi yöntemi olarak kullanılan Verlan Dili ile aynı süreçte belirip gelişen ve adını Verlan Dili kullanılarak Arap sözcüğünün hecelerinin yer değiştirilmesiyle elde eden Beur yazını, yörekent (fr. banlieue) gençlerinin yeni iletişim biçimi olarak yazınsal uzamda yeni bir yazar kuşağının ortaya çıkmasını sağlar. Kuzey Afrika’dan göçen ya da Fransa'da doğup büyüyen Kuzey Afrika kökenlileri kapsayan Beur terimi, ilk olarak 1982 yılında Paris'te Radyo Beur’de kullanılır. 1983'te Mehdi Charef tarafından yayınlanan Le thé au Harem d’Achi Ahmed bu yeni anlayışı temsil eden ilk roman olarak kabul edilir. Beur yazını, doksanlı yıllarda yeni bir yazar dalgası ortaya çıkana kadar etkisini sürdürür ve 2005 yılından itibaren yörekentlerde başlayan şiddetli kentsel halk ayaklanmalarla yörekent yazını gibi yeni yaklaşımlar belirir. Bu yazınsal olgular, yeni bir izleksel ve dilsel biçimin ortaya çıkmasına ışık tutarlar. Genellikle tekil birinci ve üçüncü kişi öykülemede yazılan romanlarda, başta Arapça ve Fransızca olmak üzere farklı dillerden sözcüklerin yapısal değişikliklere uğrayarak bir arada bulunduğu bir dilsel ortam oluşturulur. Beur yazını, ekinsel, toplumsal ve dilsel özgüllüğünde kendini kanıtlar ve Mehdi Charef, Farida Belghoul ve Azouz Begag gibi daha birçok yazar alanda öne çıkarlar. Azouz Begag, Kuzey Afrika kökenli göçerlerin düşsel bir ekini ve kimliğini, hatta ekinsel bir savaşımını betimler. Göç yazınına damgasını vuran, Cezayir toplumunun Fransız yazın tarihinde coşumcu ve şiirsel bir bölümü olan Şabalı Çocuk (Le Gone du Chaâba) adlı romanında Arapça sözcükler ile Fransızca terimlerin bir karışımının bulunması, romanda kullanılan dili özel kılar. Bu roman, göçten ve özellikle Fransa'daki Cezayirli göçerlerin durumundan ve yeni ekinin onlar üzerindeki etkisinden söz eden sanatsal bir yaratıdır. Biz bu çalışmada, göç etkisi çevresinde gelişen ve bu yazınsal akım içinde ortaya çıkan Azouz Begag’ın bu romanı üzerinde iki dillilik, çok kültürlülük, kimlik arayışı, arafta kalma, gurbetçi ve kültür(süz)leşme gibi temel izlekleri ve dilsel çeşitliliği çözümlenmeyi amaçlamaktayız.
Anahtar sözcükler: göç(er) yazını, beur yazını, Verlain dili, Şabalı Çocuk,
Azouz Begag, yörekent yazını