Ölüm Sonrası İncelemelerde Mikrobiyolojik Değerlendirme


Gündoğmuş Ü. N., Eren B., Çetin S.

Adli Mikrobiyoloji, Ümit Naci GÜNDOĞMUŞ, Editör, Türkiye Klinikleri Yayınevi, Ankara, ss.14-18, 2020

  • Yayın Türü: Kitapta Bölüm / Mesleki Kitap
  • Basım Tarihi: 2020
  • Yayınevi: Türkiye Klinikleri Yayınevi
  • Basıldığı Şehir: Ankara
  • Sayfa Sayıları: ss.14-18
  • Editörler: Ümit Naci GÜNDOĞMUŞ, Editör
  • İstanbul Üniversitesi-Cerrahpaşa Adresli: Evet

Özet

Adli mikrobiyoloji, mikrobiyolojik kanıtların karakterize edilmesinin disiplini olarak tanımlanmaktadır. Son yıllarda yaşanan teknolojik gelişmelerin hızlı bir şekilde mikrobiyal dünyanın çeşitliliğini gözler önüne sermesi ile bu alanın adli süreçlere de katkı sağlayabileceği görüşü benimsenmeye başlamıştır. Mikrobiyal toplulukların canlılardaki nitelikleri ve işlevleri son yıllarda daha fazla ortaya konmasına karşın, ölümden sonra meydana gelen mikrobiyal değişiklikler hakkında nispeten daha az bilgi bulunmaktadır. Postmortem mikrobiyolojik incelemelerde tanısı ve tanımlanması kolay etkenlerle çalışılabildiği gibi bazı durumlarda da geleneksel yöntemler yetersiz kalabilmektedir. Biyomoleküler yöntemlerdeki hızlı gelişim ve yaygınlaşmanın sağladığı mikrobiyolojik kanıt çeşitliliğinin ise klasik yöntemlerle birlikte kullanıldığında birçok kriminal olayın çözümünde katkı sağlayabileceği görüşü yaygın kabul görmektedir. Çalışmada güncel yaklaşımların paylaşılması amaçlanmıştır.

Forensic microbiology is defined as the discipline of characterizing microbiological evidence. As the technological developments in recent years rapidly reveal the diversity of the microbial world, the view that this field can also contribute to judicial processes has begun to be adopted. Although the qualities and functions of microbial communities in living things have been demonstrated in recent years, there is relatively little information about microbial changes that occur after death. In postmortem microbiological examinations, it can be studied with factors that are easy to diagnose and identify, and in some cases, traditional methods may be insufficient. It is widely accepted that the diversity of microbiological evidence provided by rapid development and widespread use in biomolecular methods can contribute to the solution of many criminal events when used with classical methods. In this study, it is aimed to share current approaches.