CLIPPERS Benzeri Lezyonlar İle Prezente Bir Histiyositoz Olgusu
13. Klinik Nöroimmünoloji Sempozyumu, Muğla, Türkiye, 2 - 05 Mayıs 2024, ss.64, (Özet Bildiri)
- Yayın Türü: Bildiri / Özet Bildiri
- Basıldığı Şehir: Muğla
- Basıldığı Ülke: Türkiye
- Sayfa Sayıları: ss.64
- İstanbul Üniversitesi-Cerrahpaşa Adresli: Evet
Özet
GİRİŞ
Langerhans
hücreli histiyositoz, genellikle çocukluk çağında başlayan, patolojik dendritik
hücre proliferasyonuyla karakterize ve ön planda akciğer, kemik, deri veya
hipofiz tutulumu görülen nadir bir hastalıktır. Literatürde hipofiz bezi
dışında merkezi sinir sistemi tutulumunu sıklığının %5-20 arasında değiştiği
bildirilmiştir. Burada fokal nöbetlerle başvuran ve insidental beyin sapı
lezyonu saptanan bir hastamızın klinik ve görüntüleme bulgularıyla
değerlendirilmesini sunacağız.
VAKA
Daha
önce yakınması olmayan 20 yaşında erkek hasta, 15 yaşında başlayan
farkındalığın bozulduğu otomatizmaların eşlik ettiği fokal nöbetler nedeniyle
kliniğimize başvurdu. Nörolojik muayenesi normal olan hastanın EEG
monitörizasyonunada sağ frontotemporal bölgede biyoelektrik dezorganizasyon ve
bu bölgeden kaynaklanması muhtemel otomatizmalı fokal nöbetleri izlendi.
Hastanın tarafımıza başvurusundan önce başka merkezlerdeki tetkik sürecinde
çekilen kranyal MR görüntülemelerinde nöbet etyolojisini açıklayacak herhangi
bir lezyon izlenmezken, pons sol yarımında nodüler kontrast tutulumu gösteren
T2-hiperintens lezyon saptandığı görüldü. Kontrollerinde lezyondaki kontrast
tutulumunun sebat ettiği ve lezyon sayısında artış olduğu gözlendi. Bunun
üzerine lomber ponksiyon ve sistemik taramaları planlandı. BOS incelemeleri
normal sınırlarda sonuçlandı. PET-BT görüntülemelerinde aksilla ve saçlı deride
belirgin ciltte kalınlaşma ve hipermetabolizma, akciğer alt loblarının
periferinde hipermetabolizma izlenen multipl hava kistleri saptandı. Saçlı deri
ve aksilladaki papülopüstüler lezyonlardan yapılan cilt biyopsisinde CD1a ve
Langerin pozitif histiyositler izlendi. Bunun üzerine hasta cilt ve organ
tutulumunun eşlik ettiği Langerhans Hücreli Histiyositoz olarak değerlendirilerek
kladribin tedavisine başlandı. Hastanın iki yıl sonraki MR görüntülemelerinde
ponstaki lezyonlarda kontrastlanmanın kaybolduğu izlendi.
SONUÇ
Zaman içinde uzun süre kontrast
tutulumu sebat eden beyin sapı lezyonlarında ayırıcı tanıda nörosarkoidoz,
CLIPPERS veya lenfoma gibi hastalıklar dışında daha nadir ve sistemik tutulumun
ön planda olabileceği histiyositozlar da akla gelmelidir. Langerhans Hücreli
Histiyositoz ile ilişkili anormal merkezi sinir sistemi görüntüleme bulguları,
hastaların henüz şikayeti olmadan da görülebileceği akılda tutulmalıdır.
Sistemik semptomların sorgulanması ve multidisipliner yaklaşım hastaların tanı
ve etkin tedavisi açısından büyük önem taşımaktadır.