Mali Çözüm, cilt.32, sa.172, ss.171-197, 2022 (TRDizin)
Dolarizasyon, ulusal paraya olan güvenin sarsılması sonucu insanların
daha güvenilir olduğunu düşündükleri yabancı paralara yönelmeleridir. Bir
ülkede ulusal paranın iç ve dış değerini kaybedeceği yönünde yaygın bir
beklenti oluştuğunda dolarizasyon oranı artmaktadır. Döviz kurlarındaki
oynaklığın artması, enflasyonun kronikleşmesi, ulusal paranın reel getirisinin
azalması ve döviz ihtiyacı yaratan dış borç, uluslararası rezervler, bütçe
açığı ve cari açık gibi göstergelerin kötüleşmesi ulusal paraya olan güvenin
azalmasına yol açmaktadır. Yüksek dolarizasyon olan bir ülkenin ekonomisi
kırılganlaşmaktadır. Döviz kuru riski ortaya çıkmakta ve sermaye hareketleri
olumsuz etkilenmektedir. Uluslararası rezerv kayıpları yaşanmaktadır. Özel
sektörün bilanço yapısı bozulmakta, bu durum bankacılık sistemine de
yansımaktadır. Tüm bunların yanı sıra yüksek dolarizasyon para politikasının
etkinliğini de zayıflatmaktadır. Ekonominin durgunluk ve genişleme
durumlarında değişkenin doğasında olan farklılaşmayı modele dâhil etmeye
izin vermeleri nedeniyle ekonomik açıdan çok önemli olan dolarizasyon
konusu çalışmamızda Dinamik Markov Rejim Değişim Modeli aracılığıyla
analiz edilmiştir. Varlık dolarizasyonunu etkileyen cari denge ve reel efektif
döviz kuru değişkenleri Türkiye’de 2013-2021 yılları arasında aylık veri
kullanılarak incelenmiştir. Elde edilen bulgulara göre reel efektif döviz kuru azaldıkça (ulusal paranın değeri düştükçe) dolarizasyon artmaktadır.
Cari dengenin dolarizasyon üzerindeki etkisi ise rejim dönemlerine göre
farklılaşmaktadır. Döviz kurlarının nispeten düşük olduğu 2018 yılı öncesi
dönemde cari denge ile dolarizasyon arasında negatif yönlü ilişki tespit
edilirken, döviz kurlarının yüksek olduğu 2018 yılı sonrasında ise cari denge
ile dolarizasyon arasında pozitif yönlü ilişki tespit edilmiştir.