8. International Food, Agriculture and Veterinary Sciences Congress, 29 - 31 Mayıs 2025, ss.272-273, (Özet Bildiri)
Büyükbaş hayvan yetiştiriciliğinde üreme verimliliğinin artırılması, hayvancılık sektöründe
sürdürülebilirliğin sağlanması ve işletme kârlılığının yükseltilmesi açısından kritik öneme sahiptir.
Türkiye’de büyükbaş hayvancılığın önemli bir kısmını sığır yetiştiriciliği oluşturmaktadır. Sığırlar,
diğer çiftlik hayvanlarıyla karşılaştırıldığında uzun laktasyon süreleri ve yüksek süt verimi ile öne
çıkmakta, ayrıca bu verim özelliklerini ülkemizin farklı iklim koşullarında sürdürebilme yetenekleri
sayesinde stratejik bir konumda yer almaktadır. Süt ve et üretiminde yüksek verim elde edilmesi ise
doğrudan hayvanların gebelik süresini tamamlaması ve sağlıklı yavrular dünyaya getirmesiyle yakından
ilişkilidir. Bu üreme süreçlerinin etkin yönetimi, doğumlar arası süreyi kısaltarak üretim döngüsünün
hızlanmasına ve dolayısıyla işletmenin ekonomik kazancının artmasına katkı sağlamaktadır. Tüm bu
nedenlerle, üreme biyolojisinin moleküler düzeyde daha ayrıntılı şekilde anlaşılması, günümüz
hayvancılığında verimlilik ve sürdürülebilirlik hedeflerine ulaşmak için öncelikli araştırma alanlarından
biri olarak önem kazanmaktadır. mikroRNA’lar (miRNA’lar), gen ekspresyonunu mRNA’ların
translasyonunu engelleyerek veya yıkımını destekleyerek düzenleyen küçük, kodlamayan RNA
molekülleridir. MiRNA’lar, birden fazla geni aynı anda hedefleyebilme kapasiteleri ve aynı genin birden
fazla miRNA tarafından düzenlenebilmesi özellikleri sayesinde hücresel süreçlerde güçlü bir kontrol
mekanizması oluşturmaktadır. Bu küçük moleküller; ovaryum stroması, granüloza hücreleri, oositler,
foliküler sıvı, testis dokusu ve embriyolarda eksprese edilmekte ve hücreler arası iletişim gibi çeşitli
biyolojik süreçlerde rol oynamaktadır. Özellikle folikül gelişimi, ovulasyon, embriyo implantasyonu ve
uterus fonksiyonlarının düzenlenmesi gibi temel üreme süreçlerinde aktif görev almaktadırlar.
MiRNA’ların biyolojik sıvılarda stabil olarak bulunabilmesi, onları erken gebelik tanısı ve fertilite
değerlendirmeleri için umut vaat eden biyobelirteç adayları hâline getirmiştir. Bu moleküllerin gelecekte
daha detaylı araştırılması sayesinde, hayvancılıkta üreme verimliliğini artırmaya yönelik yenilikçi
biyoteknolojik stratejilerin geliştirilmesi mümkün olacaktır. Bu sunumda, ineklerde üreme sistemiyle
ilişkili başlıca miRNA’lar ve bu moleküllerin fizyolojik rollerine dair güncel literatür bilgileri ele
alınmıştır.
Improving reproductive efficiency in cattle breeding is critically important for ensuring sustainability in
the livestock sector and increasing farm profitability. In Türkiye a significant portion of the cattle
industry consists of dairy and beef cattle farming. Cattle stand out compared to other farm animals due
to their long lactation periods and high milk yield, as well as their ability to maintain these production
traits even under various climatic conditions across the country. Achieving high productivity in milk
and meat production is directly related to the successful completion of pregnancy and the delivery of
healthy offspring. Effective management of these reproductive processes helps shorten the calving
interval, accelerates the production cycle, and thereby contributes to the economic gain of the farm. For these reasons, a more detailed understanding of reproductive biology at the molecular level has emerged
as a priority research area in the pursuit of productivity and sustainability in modern livestock
production. MicroRNAs (miRNAs) are small non-coding RNA molecules that regulate gene expression
by inhibiting mRNA translation or promoting mRNA degradation. With their capacity to target multiple
genes simultaneously and the ability of a single gene to be regulated by multiple miRNAs, these
molecules form a robust regulatory network in various cellular processes. These small molecules are
expressed in ovarian stroma, granulosa cells, oocytes, follicular fluid, testicular tissue, and embryos, and
they play roles in various biological processes such as intercellular communication. They are particularly
active in key reproductive processes such as follicular development, ovulation, embryo implantation,
and the regulation of uterine functions. The stability of miRNAs in biological fluids makes them
promising biomarker candidates for early pregnancy diagnosis and fertility assessment. It is anticipated
that further research on these molecules will enable the development of innovative biotechnological
strategies aimed at improving reproductive efficiency in livestock. This presentation summarizes current
literature findings on the major miRNAs associated with the reproductive system in cattle and their
physiological roles.