3. ULUSLARARASI SANAT VE ESTETİK SEMPOZYUMU, Gaziantep, Türkiye, 4 - 06 Nisan 2019, ss.551-560, (Tam Metin Bildiri)
Dünya üzerinde birçok toplum ve medeniyetlerde kullanılmış olan aslan figürü, doğadaki gücü ve özellikleri ile önemli bir yere sahip olmuştur. Orta Asya Türk mitolojisinde, Şamanizm’de koruyucu gücü temsil etmiştir. Kutsal addedilen mekânların ve hükümdar tahtlarının bekçisi, hayvanlar kralı, iradeyi ve adaleti temsil eden, güneşi simgeleyen bir sembol olarak kullanılmıştır. Anadolu Selçuklu Döneminde daha çok han, saray, kale gibi sivil mimaride örneklerine rastladığımız aslan figürü, stil ve teknik açısından kabartma ve heykel olarak uygulandığı gibi, kumaş, seramik, çini, metal gibi farklı alanlarda da kullanılmıştır. Selçuklu’ da resim ustaları aslan figürünü gerçek hayattan alıp stilize ederek, hem birebir işlemiş, hem de diğer figürler ile birleştirerek grifon, sfenks gibi hayali ve efsanevi yaratıklar meydana getirmişlerdir. Aslan figürünün uygulandığı yere, birlikte bulunduğu diğer motiflere ve figürlere göre anlam değişikliğine uğradığı görülmüştür. Aslan figürü, Selçuklu devrinden sonra gerek el sanatları gerekse mimaride görülmeye devam etmiş olsa da tasvirler kabalaşmış ve dejenere bir karakter ortaya çıkmıştır.