The Medical Journal Of Haydarpaşa Numune Training and Research Hospital, cilt.60, sa.4, ss.373-378, 2020 (Hakemli Dergi)
GİRİŞ ve AMAÇ: Medial epikondilin proksimalinde, özellikle dirseğe yaslanarak çalışmanın neden olduğu ulnar sinir tuzak nöropatilerinin klinik ve elektrofizyolojik özelliklerini değerlendirmek.
YÖNTEM ve GEREÇLER: Bu çalışma retrospektif bir çalışmadır. Nöroloji Kliniği EMG Laboratuvarı'na dördüncü ve beşinci parmaklarda uyuşma ve ulnar güçsüzlük şikayetleri ile başvuran ve elektrofizyolojik incelemelerinde ulnar tuzak nöropati saptanan 234 hastadan, medial epikondil proksimalinde ulnar tuzak nöropati saptanan 175 (% 74,78) hastanın elektrofizyolojik ve klinik muayenelerinden elde edilen bulgular istatistiksel olarak incelendi.
BULGULAR: Hastaların % 96.57'sinde tuzak sol tarafta iken, % 3.43'ünde sağ taraftaydı (p <0.001). Ulnar tuzak nöropati ile el baskınlığı arasındaki ilişki istatistiksel olarak anlamlıydı. Ulnar sinir motor yanıtları dirsek üstü, dirsek altı ve bilek olmak üzere incelendi. Dirsek üstü latans, ileti süresi, amplitüd ve alan yanıtları sırasıyla 8.69 ± 1.24 ms, 12.56 ± 2.73 ms, 3.64 ± 2.24 mV ve 11.62 ± 7.37 mV*ms olarak ölçüldü. Amplitüd ve alan yanıt ortalamaları bilek ve dirsek altı ölçüm sonuçlarına göre istatistiksel olarak anlamlı şekilde azalmış, latans ise anlamlı olarak uzamış olarak bulundu (sırasıyla p<0.001, p<0.001, p<0.001). Ulnar sinir yanıt süresinde gruplar arasında istatistiksel fark saptanmadı (p>0.05). Dirsek üstü-dirsek altı ileti hızı 33.98 ± 8.35m/s, dirsek altı-bilek ileti hızı ise 61.99 ± 4.23m/s olarak ölçüldü. Dirsek üstü-dirsek altı ileti hızı istatistiksel olarak anlamlı düzeyde yavaş olarak saptandı (p<0.001). Hastaların lezyon tipine göre dağılımı incelendiğinde 146 (% 83.4) hastada demiyelinizan lezyonlar, 29 (% 16.6) hastada aksonal lezyonlar gözlendi.
TARTIŞMA ve SONUÇ: Tüm ulnar sinir tuzaklarında en sık görülen durum, medial epikondil proksimalinde ulnar sinir tuzaklanması olarak saptandı. Bu akut tuzaklanma, el baskınlığı ile ilişkili ve en yaygın olarak demiyelinizan karakterdeydi.