YAPAY ZEKÂ KULLANIMINDA ETİK, GÜVENLİK VE AKADEMİK DÜRÜSTLÜK
9. Ulusal Uluslararası Katılımlı Hemşirelik Eğitimi Kongresi, Aydın, Türkiye, 7 - 09 Ekim 2026, ss.16-17, (Özet Bildiri)
- Yayın Türü: Bildiri / Özet Bildiri
- Basıldığı Şehir: Aydın
- Basıldığı Ülke: Türkiye
- Sayfa Sayıları: ss.16-17
- İstanbul Üniversitesi-Cerrahpaşa Adresli: Evet
Özet
Yapay zekâ (YZ), özellikle üretken yapay zekâ uygulamalarının
yaygınlaşmasıyla birlikte, hemşirelik eğitiminin öğrenme, öğretme,
değerlendirme ve bilimsel üretim süreçlerini dönüştürmektedir. Klinik senaryo
oluşturma, bireyselleştirilmiş öğrenme, simülasyon, akademik yazma ve karar
desteği gibi kullanım alanları önemli fırsatlar sunarken; etik, güvenlik ve
akademik dürüstlük açısından yeni sorumlulukları da beraberinde getirmektedir.
Bu bağlamda temel soru, hemşirelik eğitiminde YZ’nin kullanılıp
kullanılmayacağı değil, insan muhakemesini ve bakımın insani özünü koruyarak
nasıl kullanılacağıdır (Bodur ve Küçükkaya, 2026; O’Connor, 2023).
Sağlıkta YZ kullanımında özerkliğin korunması, yarar sağlama ve
güvenlik, şeffaflık ve açıklanabilirlik, hesap verebilirlik, kapsayıcılık ve
sürdürülebilirlik temel etik ilkeler arasında yer almaktadır (World Health
Organization [WHO], 2021). Hemşirelik eğitiminde bu ilkeler özellikle hasta,
öğrenci ve araştırma verilerinin korunması; algoritmik önyargı ve erişim
eşitsizliklerinin önlenmesi; klinik önerilerin bilimsel kanıtlar doğrultusunda
değerlendirilmesi ve karar verme süreçlerinde insan muhakemesinin korunması
açısından önem taşımaktadır. Bu kapsamda, kişisel ve hassas verilerin YZ
sistemlerinde kullanımı sırasında mahremiyetin korunması, verilerin uygun
yöntemlerle anonimleştirilmesi ve olası güvenlik risklerinin dikkate alınması
gerekmektedir. Bu nedenle YZ sistemlerine veri aktarımı öncesinde veri işleme
koşullarının, gizlilik ilkelerinin ve kurumsal güvenlik politikalarının
değerlendirilmesi önerilmektedir.
Üretken YZ çağında akademik dürüstlük ise; yalnızca metnin kim
tarafından yazıldığıyla sınırlı değildir. Üretilen bilginin doğruluğu, atıfların
ve DOI bilgilerinin gerçekliği, YZ katkısının açıkça bildirilmesi ve akademik
ürünün sorumluluğunun üstlenilmesi de bu kapsamda ele alınmalıdır. YZ; fikir
geliştirme, dil desteği, özetleme ve yapılandırma gibi çeşitli amaçlarla
kullanılabilmektedir. Bununla birlikte, bilimsel çalışmalarda yazarlığın
gerektirdiği hesap verebilirlik, bilimsel sorumluluk ve nihai onay süreçleri
açısından YZ kullanımının dikkatle değerlendirilmesi önem taşımaktadır. Bu
doğrultuda, YZ katkısının insan yazarlığından ayrı ele alınması ve kullanımın
amacı, kapsamı ve aşamasının kurum ve yayıncı politikaları doğrultusunda şeffaf
biçimde beyan edilmesi önerilmektedir (Hosseini ve ark., 2023; Lund ve Naheem,
2024).
Akademik makalelerin hazırlanması ve değerlendirilmesi süreçlerinde,
intihal ve akademik dürüstlük konularının üretken YZ teknolojilerinin
kullanımıyla birlikte çok boyutlu olarak ele alınması önem kazanmaktadır. YZ
tarafından üretilen içeriklerin belirlenmesine yönelik geliştirilen tespit
araçlarının yanlış pozitif sonuçlar, dilsel yanlılıklar ve metinsel
değişikliklerden etkilenme gibi çeşitli sınırlılıkları bulunmaktadır (Liang ve
ark., 2023). Bu nedenle söz konusu araçlardan elde edilen sonuçların, akademik
dürüstlüğün değerlendirilmesinde diğer göstergelerle birlikte ve dikkatle
yorumlanması önerilmektedir. Hemşirelik eğitiminde ise öğrencilerin yalnızca
ortaya koydukları akademik ürünlerin değil, bilgiye ulaşma, kaynakları
doğrulama, eleştirel düşünme ve bilimsel gerekçelendirme süreçlerinin de
değerlendirilmesi önem taşımaktadır. Özellikle klinik karar verme eğitiminde
öğrencilerin kanıtları değerlendirme ve kararlarını gerekçelendirme
becerilerinin geliştirilmesi, YZ teknolojilerinin sorumlu kullanımına yönelik
temel yaklaşımlar arasında değerlendirilmektedir (Iheduru-Anderson, 2026; Tian
ve ark., 2026). Sorumlu kullanımın geliştirilmesi açısından YZ okuryazarlığının
teknik becerilerin ötesinde; insan merkezli yaklaşım, etik farkındalık,
eleştirel sorgulama, veri güvenliği, doğrulama ve öz düzenleme gibi yetkinlikleri
kapsaması önem taşımaktadır (UNESCO, 2024). Hemşirelik eğitiminde YZ
kullanımının tamamen yasaklanması yerine öğrencilere ne zaman, neden, nasıl ve
hangi sınırlar içinde kullanılabileceğinin öğretilmesi; vaka savunmaları,
yansıtıcı günlükler ve süreç temelli değerlendirmelerle bağımsız muhakemenin
desteklenmesi önerilmektedir (Sun ve Hoelscher, 2023). Kurumsal kullanım
ilkeleri, şeffaf YZ beyanları ve öğrenci taahhütleri de bu yaklaşımı
güçlendirebilir.
Sağlık hizmetlerinde YZ teknolojilerinin gelişimiyle birlikte
klinik karar destek sistemlerinin, kişiselleştirilmiş bakım uygulamalarının ve
veri temelli öngörü yaklaşımlarının öneminin artması beklenmektedir. Bu dönüşüm
sürecinde YZ sistemlerinin güvenliği, şeffaflığı, veri koruma ilkeleri ve düzenleyici
çerçeveler doğrultusunda değerlendirilmesi önem taşımaktadır (World Health
Organization, 2023). Ayrıca YZ teknolojilerinin sağlık hizmetlerinin sunumunu
ve sağlık profesyonellerinin rollerini yeniden şekillendirme potansiyeli,
geleceğin hemşirelik eğitiminde dijital yetkinliklerin ve etik karar verme
becerilerinin geliştirilmesi gereksinimini güçlendirmektedir (McKinsey &
Company, 2026).
Sonuç olarak, hemşirelik eğitiminde etik YZ kullanımı teknolojiden
uzak durmak değil; onu bilinçli, şeffaf, doğrulanabilir ve sorumlu biçimde
kullanmaktır. Geleceğin hemşire ve hemşire eğitimcilerinin YZ okuryazarlığı,
veri yorumlama, etik karar verme, dijital sağlık sistemleri bilgisi ve sürekli
öğrenme becerilerini geliştirmesi gerekmektedir. YZ kullanımında temel ilke
olarak, yapay zekânın destekleyici bir araç olarak kullanılması, üretilen
bilgilerin insan tarafından sorgulanması ve doğrulanması, karar verme
süreçlerinde insan muhakemesinin korunması ve nihai sorumluluğun insanda olması
önerilmektedir.