KADİM BİLGELİKTEN MODERN BİLİME KÖPRÜLER: KUANTUM EVRENİ, TÜRK MİTOLOJİSİ VE GEOMETRİK SANAT


Creative Commons License

Özkul K.

V. Uluslararası Türk Dünyası İletişim ve Sanat Sempozyumu, Almati, Kazakistan, 5 - 08 Kasım 2025, ss.493-508, (Tam Metin Bildiri)

  • Yayın Türü: Bildiri / Tam Metin Bildiri
  • Basıldığı Şehir: Almati
  • Basıldığı Ülke: Kazakistan
  • Sayfa Sayıları: ss.493-508
  • İstanbul Üniversitesi-Cerrahpaşa Adresli: Evet

Özet

İnsanlık, evrenin yapısını, varoluşun özünü ve yaşamın gizemini çözme arayışında tarih boyunca farklı yollar izlemiştir. Modern bilim, özellikle kuantum fiziği aracılığıyla maddenin ve enerjinin derinliklerinde gizlenen yasaları çözmeye çalışırken; kadim uygarlıklar aynı hakikati mitoloji, sembolizm ve sanat yoluyla anlamlandırmıştır. Türk mitolojisi, evrenin yaratılışı, düzeni ve insanın kozmik döngüdeki yeri üzerine derin sembolik anlatılar sunar. “Göktürk Destanları” ve “Ergenekon” miti, dönüşüm ve yeniden doğuş temalarıyla evrendeki sürekli değişim ilkesini yansıtır. Bu anlayış, kuantum evreninde gözlemlenen enerji dönüşümleriyle şaşırtıcı biçimde paralellik taşır. Buna karşılık Türk-İslam geometrik sanatı, evrensel düzeni ve sonsuzluğu ifade eden Şekil bir dil oluşturur. Selçuklu ve Osmanlı dönemlerinde gelişen yıldız motifleri, simetri ve tekrar ilkeleri, yalnızca estetik bir süsleme değil; Tanrısal düzenin ve kozmik bütünlüğün somut ifadesidir. Tüm bu gelenekler, kuantum fiziğinde olduğu gibi “birlik içinde çokluk” ve “düzensizlikte gizli düzen” kavramlarını paylaşır. Dolayısıyla, kuantum evreni, Türk mitolojisi ve geometrik sanat; bilimin, inancın ve estetiğin farklı dillerle ifade ettiği aynı kozmik gerçeğe işaret eder. Bu çalışma, kadim bilgelik ile modern bilimin düşündüğümüzden çok daha derin ve anlamlı bağlarla birbirine bağlı olduğunu ortaya koymayı amaçlamaktadır.