PERIOPERATIVE ASPIRATION RISK IN BRACHYCEPHALIC PATIENTS: MORE THAN AN AIRWAY PROBLEM


Bektaş Bilgiç E.

10. BİLSEL INTERNATIONAL EFES SCIENTIFIC RESEARCH AND INNOVATION CONGRESS, İzmir, Türkiye, 12 - 13 Eylül 2026, ss.90-98, (Tam Metin Bildiri)

  • Yayın Türü: Bildiri / Tam Metin Bildiri
  • Basıldığı Şehir: İzmir
  • Basıldığı Ülke: Türkiye
  • Sayfa Sayıları: ss.90-98
  • İstanbul Üniversitesi-Cerrahpaşa Adresli: Evet

Özet

Brakisefalik obstrüktif hava yolu sendromu (BOAS), özellikle köpeklerde çoğunlukla üst hava yolu hastalığı

olarak ele alınmaktadır; ancak perioperatif önemi hava yolu obstrüksiyonunun ötesine uzanır. Artmış negatif

intratorasik basınç, kronik solunum eforu ve gastrointestinal bozuklukların sık birlikteliği, brakisefalik hastaları

gastroözofageal reflü, regürjitasyon ve aspirasyona yatkın hale getirebilir. Bu derlemenin amacı, perioperatif

aspirasyon riskine katkıda bulunan mekanizmaları özetlemek ve anestezinin tüm aşamalarında uygulanabilecek

pratik koruyucu yaklaşımları vurgulamaktır. Brakisefalik hastalarda bildirilen gastrointestinal bozukluklar

arasında özofajit, gastroözofageal reflü, gastrik staz ve hiatal herni yer almakta; bu durumlar sedasyon,

indüksiyon, anestezi idamesi ve derlenme sırasında regürjitasyon olasılığını artırabilmektedir. Uzun süreli açlık

bu riski tamamen ortadan kaldırmadığı gibi bazı hastalarda reflüyü kolaylaştırabilir. Bu nedenle açlık ve

besleme planı yaş, vücut ağırlığı, klinik durum ve regürjitasyon öyküsüne göre bireyselleştirilmelidir.

Premedikasyon, üst hava yolu obstrüksiyonunu ağırlaştırabilecek aşırı sedasyondan kaçınırken stresi azaltmayı

hedeflemelidir. Gastrointestinal bulguları ya da şiddetli BOAS'ı bulunan hastalarda antiemetik, asit baskılayıcı

ya da prokinetik ilaçların rutin değil seçici kullanımı düşünülebilir. İndüksiyon ve derlenme sırasında hava

yolunun hızla güvence altına alınmasına ya da yeniden entübasyona hazır olunmalıdır. Ekstübasyon hasta

yeterince uyanık ve stabil olana kadar geciktirilmeli; sonrasında regürjitasyon, desatürasyon, artmış solunum

eforu ve hava yolu obstrüksiyonu açısından yakın izlem sürdürülmelidir. Sonuç olarak, brakisefalik hastalarda

aspirasyonun önlenmesi; gastrointestinal değerlendirme, bireyselleştirilmiş açlık, uygun ilaç seçimi, hava

yolunun korunması ve dikkatli derlenme izlemini birleştiren multimodal bir yaklaşım gerektirir. Bu hastaları

yalnızca zor hava yolu olguları olarak değerlendirmek, önlenebilir perioperatif morbiditenin önemli bir

kaynağını gözden kaçırabilir.