Presence of Heavy Metals in Shellfish and Its Effects on Public Health


Avcıer A. H. , Akkaya E. , Bingöl E. B.

23rd International Veterinary Medicine Student Scientific Research Congress, İstanbul, Turkey, 16 - 17 April 2022, pp.94-95

  • Publication Type: Conference Paper / Summary Text
  • City: İstanbul
  • Country: Turkey
  • Page Numbers: pp.94-95

Abstract

Shellfish, which is one of the sources of animal protein, is one of the high tasty and preferable foods. Nowadays, environmental pollution has increased as a result of the increase in industrial production, unplanned urbanization, inadequate environmental awareness, spontaneous disappearance or destruction of natural areas. Especially pollution of water basins, aquatic living in these environments is contaminated with toxic agents; the consumption of these creatures causes people to be exposed to these factors.

Shellfish mollusks are assumed as biological indicators reflecting the pollution in the waters because of the accumulation of metals that found in their environment for a long time. Heavy metals that are substances with a density higher than 4.5-5 kg/dm3, are toxic for the organism. In general, due to their water-insoluble and fat-soluble properties, they can easily pass biological membranes and accumulate in organs and causes the functions to change or deteriorate in the organism. Mercury, cadmium, lead and arsenic are among the heavy metals that are contaminated with food due to environmental pollution and cause important health problems.

The fact that heavy metal concentrations in shellfish products are above the acceptable limits indicated by the Turkish Food Codex, causes serious problems in terms of public health. In order to protect public health, routine controls of shellfish products should be carried out, they should not be hunted in areas where environmental pollutants are found and consumers and operators should be informed about the clinical picture that would be created after heavy metals were taken into the human body.

Hayvansal protein kaynaklarından biri olan kabuklu su ürünleri, lezzeti ve tercih edilebilirliği yüksek gıda maddelerindendir. Günümüzde endüstriyel üretimdeki artış, çarpık kentleşme, çevre bilincinin yeterince gelişmemesi, doğal alanların kendiliğinden yok olması veya yok edilmesi neticesinde çevresel kirlenme artmıştır. Özellikle su havzalarının kirlenmesi, bu ortamlarda yaşayan sucul canlıların toksik ajanlarla kontamine olmasına; bu canlıların tüketilmesi de insanların bu etkenlere maruz kalmasına yol açmaktadır.

Kabuklu yumuşakçalar bulundukları ortamdaki metalleri bünyelerinde uzun süre biriktirmeleri nedeniyle sulardaki kirliliği yansıtan biyolojik indikatörler olarak kabul edilmektedir. Ağır metaller, yoğunluğu 4,5-5 kg/dm3’ten yüksek olan, vücut için toksik etkili maddelerdir. Genel olarak suda kolay çözünemeyen ağır metaller, yağda çözünme özelliklerinden dolayı biyolojik membranları kolayca geçerek organlarda birikim yapabilir ve organizmada fonksiyonların değişmesine ya da bozulmasına neden olurlar. Çoğu çevresel kirlenmeye bağlı olarak gıdalara bulaşan ve sağlık yönünden önemli sorunlar oluşturan ağır metallerin başında civa, kadminyum, kurşun ve arsenik gelmektedir.

Kabuklu su ürünlerinde bulunan ağır metal konsantrasyonlarının Türk Gıda Kodeksi tarafından belirlenen kabul edilebilir limitlerin üzerinde olması halk sağlığı açısından ciddi sorunlara yol açmaktadır. Halk sağlığının korunması amacıyla, kabuklu su ürünlerinin rutin kontrolleri yapılmalı, çevresel kirleticilerin bulunduğu bölgelerde avlanma yapılmamalı, ağır metallerin insan vücuduna alındıktan sonra oluşturacağı klinik tablolar hakkında tüketiciler ve işletmeciler bilgilendirilmelidir.