HIV ile enfekte olguların epidemiyolojik ve klinik özelliklerinin retrospektif değerlendirilmesi


Creative Commons License

Tezin Türü: Tıpta Uzmanlık

Tezin Yürütüldüğü Kurum: İstanbul Üniversitesi-Cerrahpaşa, Cerrahpaşa Tıp Fakültesi, Dahili Tıp Bilimleri Bölümü, Türkiye

Tezin Onay Tarihi: 2025

Tezin Dili: Türkçe

Öğrenci: HATİCE ÇOLAK

Danışman: İlker İnanç Balkan

Açık Arşiv Koleksiyonu: AVESİS Açık Erişim Koleksiyonu

Özet:

ÖZET 

Amaç: Bu retrospektif çalışmanın amacı, İstanbul Üniversitesi-Cerrahpaşa Tıp Fakültesi Enfeksiyon Hastalıkları kliniğinde takip edilen 1085 HIV pozitif hastanın klinik ve epidemiyolojik özelliklerini ortaya koymaktır. Çalışmada hastaların demografik verileri, olası bulaş yolları, tanı anındaki CD4+ T lenfosit düzeyleri, viral yükleri, takip sürecindeki immünolojik ve virolojik yanıtları ile gelişen fırsatçı enfeksiyonlar incelenmiştir. Bu verilerle Türkiye’deki epideminin güncel durumuna literatüre katkı sağlanması ve gelecekteki halk sağlığı stratejilerine kanıta dayalı bir referans oluşturulması hedeflenmiştir.

Gereç ve Yöntem: 2004 – Mayıs 2025 arasında HIV-1 tanısı doğrulanmış ve 18 yaş üzeri hastaların verileri retrospektif olarak incelenmiştir. Yetersiz veriye sahip olanlar çalışma dışı bırakılmıştır. Klinik ve laboratuvar bilgileri hasta dosyaları ve hastane bilgi sisteminden elde edilmiştir. İstatistiksel analizler SPSS 28.0 programı ile yapılmış, tanımlayıcı ve karşılaştırmalı testler kullanılmış, p<0.05 anlamlı kabul edilmiştir.

Bulgular: Çalışmaya dahil edilen 1085 hastanın yaş ortalaması 44,6 ± 12,6 yıl olup %88,3’ü erkekti. En sık bulaş yolları heteroseksüel temas (%31,8) ve erkeklerle seks yapan erkekler (%20,9) idi. Başvuruda %27,7’si AIDS evresindeydi (CD4 <200 hücre/mm³) ve %68,1’inin son on yılda tanı aldığı görüldü. AIDS grubunda yaş ortalaması daha yüksek (49,7 yıl, p<0,001) ve mortalite oranı anlamlı derecede fazlaydı (%11,7 vs %3,4, p<0,001). Uzun süreli antiretroviral tedavi ile virolojik başarı oranı artarak 10 yıl üzerinde %74,6’ya ulaştı. 2015 sonrası tedavi rejimlerinde integraz inhibitörü (INSTI) bazlı tedavilerde artış saptandı (p=0,016).

Sonuç: Modern ART’nin etkinliğine rağmen geç tanı sorunu devam etmekte ve mortalitenin en güçlü belirleyicisi olmaktadır. Kohortun demografik özellikleri ulusal eğilimlerle uyumludur. Bulgular, erken tanı, test olanaklarının artırılması ve toplum farkındalığının güçlendirilmesini vurgulamaktadır.

Anahtar kelimeler: Anti Retroviral Tedavi, Epidemiyoloji, HIV/AIDS, INSTI, MSM