Tezin Türü: Doktora
Tezin Yürütüldüğü Kurum: İstanbul Üniversitesi-Cerrahpaşa, Adli Tıp ve Adli Bilimler Enstitüsü, Sosyal Bilimler Anabilim Dalı, Türkiye
Tezin Onay Tarihi: 2022
Tezin Dili: Türkçe
Öğrenci: Şafak Akdemir
Danışman: Erdinç Öztürk
Özet:
| Bu araştırmanın temel amacı, cezaevinde cinsel saldırı suçlarından hüküm giymiş olan erkek hükümlülerde çocukluk çağı travmaları ile dissosiyatif yaşantılar, kendilik algıları ve erken dönem uyum bozucu şemalar arasındaki ilişkilerin değerlendirilmesidir. Çalışmamızda cezaevinde cinsel saldırı suçu sebebiyle bulunan erkek hükümlüler deney grubunu ve bu deney grubuyla eğitim, yaş ve cinsiyet açısından eşleştirilen katılımcılar ise kontrol grubunu oluşturmaktadır. Bu doktora tez çalışmasının deney grubunu Adalet Bakanlığı Ceza ve Tevkifevleri Genel Müdürlüğü İstanbul/Maltepe L Tipi Kapalı Ceza İnfaz Kurumu'nda hükümlü olarak bulunan 189 erkek birey oluşturmaktadır. Deney grubuyla yaş, cinsiyet ve eğitim parametreleri açısından eşleştirilmiş 147 yetişkin erkek ise araştırmamızın kontrol grubunu oluşturmaktadır. Bu çalışmanın örnekleminde toplam 336 yetişkin erkek birey yer almaktadır. Deney grubunun %46'sı sadece cinsel saldırı suçundan, %54'ü ise hem cinsel saldırı hem de öldürme, yaralama ve uyuşturucu suçlarından hükümlüdür. Ş.A. ve E.Ö. tarafından oluşturulan Kişisel Bilgi Formu ile Çocukluk Çağı Ruhsal Travma Ölçeği (CTQ), Dissosiyatif Yaşantılar Ölçeği (DES), Rosenberg Benlik Saygısı Değerlendirme Ölçeği (RBSÖ) ve Young Şema Ölçeği Kısa Formu (YSQ-SF3) olmak üzere toplam beş veri toplama aracı yüz yüze görüşülerek tamamlanmıştır. Deney grubunda yer alan 189 hükümlünün 99 (%52.39)'unun, kontrol grubunda yer alan 147 kişinin ise 12 (%8.17)'sinin DES kesme puanı 30 ve üzeri tespit edilmiş olup bu sonuç patolojik düzeyde dissosiyatif yaşantıların varlığına işaret etmektedir. Deney grubunda yer alan cinsel saldırı hükümlülerinin 180 (%95.23)'inin en az bir çocukluk çağı travması bulunduğu, 154 (%81.48)'ünün duygusal ihmal, 140 (%74.07)'ının duygusal istismar, 121 (%64.02)'inin fiziksel ihmal, 91 (%48.14)'inin fiziksel istismar ve 70 (%37.03)'inin ise cinsel istismar travması olduğu belirlenmiştir. Deney grubunun 168 (%88.88)'i çok tip travma, 12 (%6.34)'si ise tek tip travma bildirmiştir. DES kesme puanı 30 ve üzeri olan hükümlülerin çocukluk çağı travmaları sosyal izolasyon, terk edilme ve duygusal yoksunluk şema düzeyleri DES kesme puanı 30'un altında olan hükümlülere göre daha fazlayken, benlik saygıları ise bu gruba göre daha düşüktür. Deney grubunun; çocukluk çağı travmaları, dissosiyatif yaşantıları ve erken dönem uyum bozucu şemaları kontrol grubuna göre daha fazlayken, benlik saygısı düzeyleri ise daha düşüktür. Cezaevinde geçirilen süre arttıkça hükümlülerin dissosiyatif yaşantılarının, sosyal izolasyon, terk edilme ve duygusal yoksunluk şemalarının da artış gösterdiği tespit edilmiştir. 18-30 yaş aralığındaki hükümlülerin dissosiyatif yaşantıları, terk edilme ve duygusal yoksunluk erken dönem uyum bozucu şemaları 31 yaş ve üzerindeki hükümlülere oranla daha fazladır. Ayrıca fiziksel ve cinsel istismar bildiren erkek hükümlülerin dissosiyatif yaşantıları ve erken dönem uyum bozucu şemaları, fiziksel ve cinsel istismar bildirmeyenlere oranla daha fazlayken benlik saygıları ise daha düşük seviyededir. Sonuç olarak, psikotravmatoloji ve klinik adli psikoloji açısından kronik çocukluk çağı travmalarının etkisiyle gelişen dissosiyatif bozuklukların adli psikiyatrik açıdan yapılacak olan klinik görüşmeler ve psikometrik ölçümlerle; nevroz-psikoz ayrımı, malulen emeklilik, vesayet altına alma, malpraktis, ceza ve hukuki ehliyet kriterleri bakımından değerlendirilmesi temel bir önem arz etmektedir. |