Obsesif kompulsif bozukluğu olan çocuk ve ergenlerde benlik saygısı ve disosiyatif yaşantılar ilişkisinin sağlıklı kontrollerle karşılaştırılması


Tezin Türü: Tıpta Uzmanlık

Tezin Yürütüldüğü Kurum: İstanbul Üniversitesi-Cerrahpaşa, Cerrahpaşa Tıp Fakültesi, Dahili Tıp Bilimleri Bölümü, Türkiye

Tezin Onay Tarihi: 2020

Tezin Dili: Türkçe

Öğrenci: Yavuz Meral

Danışman: Muhammed Tayyib Kadak

Özet:

Amaç: OKB'li çocuk ve ergenlerde benlik saygısı, disosiyatif yaşantıları ve obsesif inanışları sağlıklı kontrollerle karşılaştırılarak OKB'ye özgün süreçlerin anlaşılmasına katkıda bulunmaktır. Gereç ve Yöntem: Çalışma 11-17 yaş arası 51 sağlıklı kontrol ve 41 OKB'li katılımcı ile Cerrahpaşa Tıp Fakültesi Hastanesinde yürütülmüştür. Tüm katılımcılardan yazılı aydınlatılmış onam alınmıştır. DSM-5'e göre OKB tanısı alan çocuk ve ergenler klinisyen tarafından Okul Çağı Çocukları için Duygulanım Bozuklukları ve Şizofreni Görüşme Çizelgesi-Şimdi ve Yaşam Boyu Versiyonu –Türkçe Uyarlaması (ÇDŞG-ŞY-DSM-5-T) ile değerlendirilerek OKB ve eştanılar bulunmuş ve klinisyen tarafından uygulanan Çocuklar İçin Yale-Brown Obsesyon-Kompulsiyon Ölçeği (ÇY-BOKÖ) ile OKB şiddeti ve belirti türleri belirlenmiştir. Tüm katılımcıların ebeveynleri Sosyodemografik Veri Formu'nu doldururken çalışmaya dahil edilen tüm çocuk ve ergenlere Çocuklar için Anksiyete ve Depresyon Ölçeği-Yenilenmiş (ÇADÖ-Y), Coopersmith Benlik Saygısı Envanteri (CBSE), Ergen Disosiyatif Yaşantılar Ölçeği (EDYÖ) ve Obsesif İnanışlar Ölçeği – Çocuk Formu (OİÖ-ÇF) ölçekleri uygulanmıştır. Veriler SPSS 23.0 paket programı kullanılarak analiz edilmiştir. Bulgular: Çocuk ve ergen grubunda OKB'li hastaların genel benlik saygılarının kontrol grubuna göre belirgin ve anlamlı derecede düşük olduğu (p = 0.002) anne psikopatolojisinin OKB için önemli bir risk faktörü olduğu bulunmuştur (OR= 53.267, 95% CI = 1.387-2045.790, p = 0.033). Genel benlik saygısının düşük olmasının OKB için anlamlı derecede önemli bir yordayıcı olduğu (Risk oranı= 0.847, 95% CI = 0.740-0.970) görülmüştür. Bunun yanında disosiyatif yaşantıların fazla olması obsesyonların (F(1, 39) = 11.140, p = 0.002) ve kompulsiyonların şiddetinin yüksek oluşunu anlamlı düzeyde açıklamıştır (F(1,39) = 10.876, p = 0.002). Ek olarak baba yaşının düşük olmasının obsesyon şiddetini öngördürdüğü bulunmuştur (β = -0.349, t= -2.590, p = 0.014). Genel benlik saygısının ÇK-BOKÖ toplam şiddet puanı (r=-0.370, p = 0.17), OİÖ-ÇF toplam puanı (r=-0.512, p, 0.000) ve EDYÖ toplam puanı (r = -0.588, p = 0.000) ile negatif ve anlamlı bir ilişkisi olduğu görülmüştür. ÇY-BOKÖ skorları ile OİÖ-ÇF (r=0.398, p = 0.000) ve EDYÖ toplam skorları (r=0.440, p = 0.04) arasında ise anlamlı pozitif bir korelasyon bulunmuştur. OİÖ-ÇF skorları ile EDYÖ skorları (r=0.374, p = 0.000) arasında da pozitif yönde anlamlı bir ilişki bulunmuştur. Son olarak EDYÖ toplam skoru ile genel benlik saygısı arasında pozitif yönlü anlamlı bir ilişki saptanmıştır (r=-0.588, p = 0.000). Sonuç: Bu çalışma çocuk ve ergen OKB'sinde benlik saygısı, disosiyatif yaşantılar ve obsesif inanışlar ilişkisi inceleyen ilk çalışmadır. Çalışma, benlik saygısı ve disosiyatif yaşantıların OKB için önemini ortaya koymakta ve özellikle OKB'nin bilişsel kuramını destekleyen kanıtlar sunmaktadır. OKB tedavisinde disosiyasyon gibi hastalığın şiddetini etkileyen ve modifiye edilebilir faktörler dikkate alınmalı ve hastaların tedavi ihtiyaçlarını belirlerken bu faktörler göz önünde bulundurulmalıdır. Anahtar Kelimeler: OKB, benlik saygısı, disosiyasyon, obsesif inanışlar, bilişsel kuram