Tezin Türü: Tıpta Uzmanlık
Tezin Yürütüldüğü Kurum: İstanbul Üniversitesi-Cerrahpaşa, Cerrahpaşa Tıp Fakültesi, Dahili Tıp Bilimleri Bölümü, Türkiye
Tezin Onay Tarihi: 2019
Tezin Dili: Türkçe
Öğrenci: Burcu KILINÇ OKTAY
Danışman: İrfan Levent Saltık
Özet:
Giriş ve amaç: Atriyal Septal Defekt (ASD), atriyal septumun herhangi bir bölgesinde, sol ve
sağ atriyumlar arasında anormal şanta izin veren bir defekttir . Tüm konjenital kalp
hastalıkları içinde %6 oranında görülmektedir. Şartlar uygun olduğunda transkateter ASD
kapama, birçok durumda cerrahi kapamaya alternatif bir seçenek olmuştur. Yapılan çalışmalar
sekundum tipte atriyal septal defektlerin cihazla kapamanın oldukça güvenli ve başarılı bir
yöntem olduğunu ortaya koymuştur. Bu çalışmada transkateter girişim ile kapama girişimi
yapılan sekundum atrial septal defekt tanılı hastalarımızın demografik özellikleri ve işlem
sonrası takip sonuçlarını paylaşmayı planladık.
Yöntemler: 2004-2017 yılları arasında sekundum tipte atriyal septal defekt tanılı olup
transkateter kapatılmak üzere işleme alınan hastaların verileri retrospektif olarak incelendi.
Cinsiyet, girişim yaşı, defekt büyüklüğü (transtorasik, transözofageal ekokardiyografi ile),
işlem süresi, floroskopi süresi, girişim sırasındaki komplikasyonlar, rezidüel şant varlığı ve
uzun süreli takip sonuçları toplandı.
Bulgular: Çalışma kriterlerine göre çalışmaya toplamda 179 sekundum ASD tanılı hasta
alındı. Hastaların %41’i erkekti; %10’u yetişkindi. Hastaların medyan yaşı, 8,1 yaş idi (1,3 -
58,6). Tartılarının medyanı 28 kg (11 - 90) idi. Medyan ASD boyutu 13 mm'ydi (6 – 30 mm).
74 (%41) hastanın büyük boyutta defekti (≥12 mm) mevcuttu. İşleme alınan 179 hastadan
165'inin defekti transkateter kapatılmaya uygundu. İşlem sırasında en sık olarak Amplatzer
Septal Occluder cihazı olmak üzere üç tip cihaz kullanıldı. İşlem başarısı %95,7 idi. Ölüm
gözlenmedi ancak 3 hastada (%1,6) girişim sırasında komplikasyonlar meydana geldi. Girişim
sırasındaki komplikasyonlar AV (atriyoventriküler) blok, atriyal flutter ve brakiyal pleksus
paraliziydi. 2,8 yıllık medyan takip süresinde (6 ay - 13,6 yıl; 16 hasta [%10] > 10 yıl takip
edildi), ölüm, kardiyak erozyon, enfektif endokardit gibi gecikmiş majör komplikasyonlar
yaşanmadı. Gecikmiş minör komplikasyonlar; bir hastada tedavi gerektirmeyen
x
supraventriküler ekstrasistol ve bir hastada klinik olarak önemsiz olan hafif düzeyde mitral
yetmezlikte artış idi. 1 yıldan sonraki rezidüel şant oranı %1,3 idi ve tüm şantlar hafifti.
Sonuç: Transkateter ASD kapama, girişim sırasındaki komplikasyonların düşük oranda
olması, özellikle ölüm veya majör komplikasyonları olmayan, uzun vadede olumlu uzun
dönem sonuçları olan, çocuklarda güvenle kullanılan bir yöntemdir. Ayrıca şant oranı da
düşük ve önemsiz düzeydedir. Transkateter ASD kapatılması, deneyimli merkezlerde