Tezin Türü: Yüksek Lisans
Tezin Yürütüldüğü Kurum: İstanbul Üniversitesi-Cerrahpaşa, Adli Tıp ve Adli Bilimler Enstitüsü, Fen Bilimleri Anabilim Dalı, Türkiye
Tezin Onay Tarihi: 2020
Tezin Dili: Türkçe
Öğrenci: Neslihan Zengin
Danışman: Zeynep Türkmen
Özet:
Esrar, dünyadaki en eski ve en çok istismar edilen ilaçlardan biridir ve kullanımı patolojik ve
davranışsal toksisite ile ilişkilidir. Bu nedenle, kannabinoid toksikokinetiğini ve
kannabinoidlerin biyolojik sıvılara ve dokulara dağılımını anlamak önemlidir. Kannabinoid
toksikokinetiğini etkileyen pek çok etken vardır, bunların başlıcaları; kullanım türü ve
yöntemi, karaciğer ve ekstra hepatik dokulardan metabolizasyonu ve dışkı, idrar, ter, oral sıvı
ve saçta eliminasyonu olarak sayılabilir.
Klinik çalışmalarda LC-MS/MS ile beyin omurilik sıvısında (BOS) biyoterapötik ajanların
kantitatif analizi yaygın bir durumdur. Diğer taraftan, postmortem toksikolojide önemli bir
biyolojik örnek olan BOS, alternatif bir matris olarak ölüm nedeninin belirlenmesinde diğer
biyolojik sıvılardaki ölçümleri tamamlayıcı rol üstlenmektedir. Böylece yüksek hasassiyete
sahip GC-MS ve LC-MS yöntemleri ile analizi sayesinde adalete hizmet sağlanmaktadır.
Standart bir yapay BOS (yBOS), kör (blank) örnek olarak birkaç hayvandan fedakarlık
etmeden ve gerçek BOS sıvısı kullanmadan söz konusu matrikste belli başlı bileşiklerin tayini
için hassas LC-MS yöntemleri geliştirmede bir vekil matriks olarak gereklidir (98). Bir yBOS,
metodoloji gereği uygulanan tüm prosedür adımlarına maruz kaldığında ekstraksiyon
verimliliği açısından gerçek BOS örneği ile aynı şekilde davranması beklenir.
Bu yüksek lisans tez çalışmasında, kötüye kullanımı en yaygın yasa dışı maddelerden biri
olan esrarın ana etken maddesi Δ9
-THC için, modifikasyon yapılarak hazırlanan yapay BOS
örneğinde SPE yöntemi kullanılarak ekstraksiyonu ve LC-MS/MS analizini konu alan bir
validasyonu çalışması gerçekleştirilmiştir.
Çalışmaya ait doğrusallık sonuçları Tablo 5’de verildiği gibidir. 7 noktalı kalibrasyon
çözeltisi sonuçlarına göre Δ9
-THC in doğrusal aralığı 0,5-50 ng/mL olarak belirlenmiştir. Bu
aralıktaki korelasyon katsayısı R2
= 0.9996 olarak bulunmuştur. Elde edilen LOD ve LOQ
değerleri sırasıyla 0.41 ng/mL ve 0.48 ng/mL’dir. yBOS örneği üzerinde yapılan sonra spike
2
verilerine göre geri kazanım yüzdesi 0.5 ng/mL’lik konsantrasyonda %80.73±1.87; 5
ng/mL’lik konsantrasyonda %81.50±.1.81; 50 ng/mL’lik konsantrasyonda %81,96±0.56
bulunmuştur. Önce spike ve sonra spike verileri ile matris etkisinin anlaşılması için yapılan 9
tekrarlı deneyler sonucunda, önce spike geri kazanım sonuçlarının (%83.30) sonra spike geri
kazanım sonuçlarına (%95.0) göre kısmen azaldığı görülmektedir. Gün içi tekrar edilebilirlik
için 3 ayrı konsantrasyonda çalışılan geri kazanım numunelerinden; 0.5 ng/mL
konsantrasyonundaki 6 adet örneğin ortalaması 0.408±0.032 ng/mL, bağıl standart sapma
değeri 5.42, 5 ng/mL konsantrasyonundaki 6 adet örneğin ortalaması 4.14±0.11 ng/mL, bağıl
standart sapma değeri 3.05, 50 ng/mL konsantrasyondaki 6 adet örneğin ortalaması 40.83±
0.76, bağıl standart sapma değeri %1.61 olarak tespit edildi. Günler arası tekrar edilebilirlik
için 3 ayrı konsantrasyonda çalışılan geri kazanım numunelerinden; 0.5 ng/mL
konsantrasyonundaki 6 adet örneğin ortalaması 0.289±0.089 ng/mL, bağıl standart sapma
değeri %7.13, 5 ng/mL konsantrasyonundaki 6 adet örneğin ortalaması 2.95±0.24 ng/mL,
bağıl standart sapma değeri %5.38, 50 ng/mL konsantrasyonundaki 6 adet örneğin ortalaması
37.55±1.56 ng/mL, bağıl standart sapma değeri %3.87 olarak tespit edilmiştir. Hem gün içi
hem de günler arası tekrar edilebilirlik çalışması sonuçlarında bağıl standart sapma
değerlerinin <20 olduğu gözlemlendi. Bu da yöntemin tekrar edilebilir olduğunu
göstermektedir. Stabilite çalışması için 7 gün ara ile analiz edilen örneklerdeki değişim
%0.0167 bulunmuştur (Tablo 12). Bu değer %1’in altında kaldığından geliştirilen yöntemin
stabilitesi böylelikle kanıtlamıştır.
Validasyon çalışması kapsamında doğrusallık ve kalibrasyon eğrisi, LOD ve LOQ, geri
kazanım, ve stabilite çalışmaları yapılmıştır. İleriki çalışmalar ile Δ9
-THC‘nin diğer
metabolitlerini de kapsayan daha düşük tayin limitlerine ulaşabilecek, daha hassas
yöntemlerin geliştirilmesi ve geliştirilen bu yöntemin gerçek örneklerle doğrulanması
hedeflenmektedir.