Tezin Türü: Doktora
Tezin Yürütüldüğü Kurum: İstanbul Üniversitesi-Cerrahpaşa, Cerrahpaşa Tıp Fakültesi, Temel Tıp Bilimleri Bölümü, Türkiye
Tezin Onay Tarihi: 2020
Tezin Dili: Türkçe
Öğrenci: Gülsel AYAZ
Danışman: Ali Nur Turgut Ulutin
Açık Arşiv Koleksiyonu: AVESİS Açık Erişim Koleksiyonu
Özet:
Demans, günlük yaşamda bozuk bir işlevle sonuçlanabilecek, bilişsel fonksiyonlardaki gerileme olarak tanımlanır. Demansın en sık görülen sebeplerinden biri olan Alzheimer Hastalığı (AH), bilişsel ve bellek gerilemesi ile karakterize, kronik ilerleyici kompleks nörodejeneratif bir hastalıktır. Günümüzde göreceli olarak yaşlı nüfusun artması, AH insidansını ve prevalansını, ayrıca bu hastalıkla ilişkili toplumdaki ekonomik ve sosyal maliyetleri arttırmaktadır. Alzheimer dünya genelinde yaklaşık 26 milyon kişiyi etkilemektedir ve bu hastalığın prevalansının 2050 yılına kadar dört kat artacağı düşünülmektedir. Vasküler risk faktörlerinin AH'na bağlı demans gelişiminin patofizyolojisinde önemli rol aldıkları ve trombositlerin bu süreçte etkili oldukları ileri sürülmektedir. Vasküler dokudaki damar endotel yüzeyinden salgılanan çeşitli aracı maddeler veya endotel hasarı, trombosit fonksiyonlarının aktivasyonunu değiştirmektedir. Aktive olan trombositler ise yüzey membranlarında bulunan çeşitli proteinler, salgıladıkları kimyasallar ve çeşitli mediatörler aracılığı ile endotel ile ilişki kurarlar. Yapılan çalışmalarda başlıca tromboz ve hemostaz mekanizmalarında yer alan trombositlerin, Alzheimer hastalığının patofizyolojisinin araştırılmasında biyobelirteç olarak kullanılması önerilmektedir. Bu tez projesi, İstanbul Üniversitesi İstanbul Tıp Fakültesi Nöroloji polikliniğine başvuran, fazekas skorlamasına göre çeşitli düzeylerde ak madde dejenerasyonu bulunan (fazekas 0-1, fazekas 2-3) Alzheimer tipi demans gösteren 43 hasta ile birinci derece akrabalarında herhangi bir nörodejeneratif hastalığı bulunmayan 45 sağlıklı gönüllü bireyden oluşmuştur. Gönüllülerden venöz kan örnekleri alınarak, trombosit fonksiyonlarının endotel ile olan ilişkisini protein düzeyinde araştırmak için endotel hasarı biyobelirteçlerinden biri olan von Willebrand Faktor (vWF) proteini ve endotel hasar sonrası trombositlerin vWF'e bağlanarak endotele yapışmasını sağlayan glikoprotein 1b (GP1b) düzeylerini ELISA yöntemi ile tespit ettik. GP-Ib aktivasyonunun düzenlenmesini moleküler düzeyde araştırmak için bu proteini regüle edebileceği öngörülen mir26a-5p'yi, vWF'ü incelemek için mir24-3p seviyelerini qRT- PCR ile belirledik. Ayrıca trombosit fonksiyonlarını adenozin difosfat (ADP) uyaranı vererek lumiagregometre yöntemi ile tayin ettik. Bu çalışmada bir taraftan trombosit ve endotel fonksiyonlarının Alzheimer tipi demans patofizyolojisinde ne şekilde rol oynadığını araştırırken diğer yandan belirlediğimiz hedef proteinlerin hastalıkla olan ilişkisini moleküler düzeyde incelemek için bu proteinler ile ilgili mikroRNA (miRNA)'ların göreceli ekspresyon seviyelerini tespit ettik. Çalışmamızda Alzheimer tipi demansda, trombosit fonksiyonları ile birlikte araştırdığımız hsa-mir24-3p ve hsa-miR26a-5p'nin hasta gruplarımızda düşük düzeyde ifade edildiğini bulduk. Trombosit fonksiyon belirteçlerinden, trombosit agregasyon eğim (Ω) değerleri ile hsa-mir24-3p ve hsa-miR26a-5p göreceli ekspresyon seviyeleri incelendiğinde, hasta ve kontrol gruplarında pozitif yönde anlamlı korelasyon saptanmıştır. Çalışmamızdan elde ettiğimiz bu bulgulara göre, hsa-miR24-3p ve hsa-miR26a-5p'nin hem hasta hem de kontrolde trombosit fonksiyon testlerinden trombosit agregasyon eğim değerleriyle pozitif korele olması araştırdığımız her iki miRNa'nın hastalıktan bağımsız olarak, trombositin adezyon ve sekresyon fonksiyonları üzerine etkili olabileceğini göstermektedir. Bulgularımızın literatüre önemli katkılar sağlayacağını ve gelecekte tedavi için yeni stratejiler geliştirmede etkili olacağını düşünüyoruz.