TÜMLEŞİK JEOFİZİK UYGULAMALARDA YER RADARI VERİLERİNİN YORUMUNUN GELİŞTİRİLMESİ
Tezin Türü: Doktora
Tezin Yürütüldüğü Kurum: İstanbul Üniversitesi-Cerrahpaşa, Lisansüstü Eğitim Enstitüsü, Jeofizik Mühendisliği Anabilim Dalı Başkanlığı, Türkiye
Tezin Onay Tarihi: 2023
Tezin Dili: Türkçe
Öğrenci: Caner ÖZTÜRK
Asıl Danışman (Eş Danışmanlı Tezler İçin): Ali İsmet Kanlı
Açık Arşiv Koleksiyonu: AVESİS Açık Erişim Koleksiyonu
Özet:Yeraltında gömülü arkeolojik yapılar ile katmanların özelliklerinin hasar vermeyen (non-destructive) tekniklerle belirlenmesi amacıyla dünyada en yaygın kullanılan araştırma tekniği jeofizik araştırma yöntemleridir. Şapinuva arkeolojik alanı gibi arkeolojik bağlam ile mimari yapı elemanlarının karmaşık özellik gösterdiği alanlarda ise jeofizik araştırma yöntemlerinin tümleşik (farklı birden fazla yöntemle) uygulanması daha yorumlanabilir ve güvenilir sonuçlar elde edilmesi bakımından önemlidir. Jeofizik yöntemlerin tümleşik olarak uygulanması, gömülü arkeolojik nesnelerin yerini, derinliğini, boyutunu ve karakterizasyonunu belirlemek için daha faydalı sonuçlar verir. Kullanılan jeofizik yöntemlerin başarısı, aynı zamanda, yeraltındaki katmanlar ile gömülü arkeolojik yapılar arasındaki ilgili fiziksel karşıtlıklara da bağlıdır. Bu kapsamda Şapinuva arkeolojik alanı Tepelerarası bölgesinde geniş ölçekli manyetik gradyometre görüntülerinin irdelenmesi ile belirlenen 300 m² (10x30 m) boyutlarındaki bir alanda, yer radarı (GPR) ve elektrik resistivite tomografisi (ERT) yöntemleri uygulanmıştır. Alanda uygulanan bu yöntemler ile yeraltına ait farklı fiziksel özelliklerin tanımlanması ve özellikle yer radarı verilerinin yorumunun geliştirilmesi amaçlanmıştır. Jeofizik çalışmalar sonrasında arkeolojik kazı çalışmaları başlatılmış ve jeofizik görüntüler ile karşılaştırmalar gerçekleştirilmiştir. Elde edilen sonuçlar, jeofizik görüntülerden tanımlanan gömülü arkeolojik yapılar ile kazılar sonucu gün yüzüne çıkarılan arkeolojik yapılar arasında büyük bir uyumun olduğunu göstermiştir. Manyetik gradyometre görüntülerindeki negatif izler ile ERT görüntülerindeki yüksek resistiviteli izlerin mimarı yapı duvarlarına karşılık geldiği belirlenmiştir. Buna karşın yer radarı yöntemiyle elde edilen sonuçlarda mimari yapı dağılımı belirgin olarak tespit edilememiştir. Arkeolojik kazıyla ortaya çıkartılan yapılarla uyumlu sonuçların elde edildiği manyetik gradyometre ve ERT yöntemlerinin sonuçlarıyla birlikte yer radarı verileri sunulan tez kapsamında detaylı olarak irdelenmiştir. Bu çalışma sonucunda yer radarı verilerinin yorumlanmasında önemli gelişmeler sağlanmıştır.