İran’daki Dergilerin ve Edebiyat Derneklerinin Türkçe Öğretimi Bağlamında İncelenmesi


Tezin Türü: Yüksek Lisans

Tezin Yürütüldüğü Kurum: İstanbul Üniversitesi-Cerrahpaşa, Hasan Ali Yücel Eğitim Fakültesi, Türkçe ve Sosyal Bilimler Eğitimi Bölümü, Türkiye

Tezin Onay Tarihi: 2024

Tezin Dili: Türkçe

Öğrenci: Hüseyin ATAM

Danışman: Fatma Bölükbaş Kaya

Açık Arşiv Koleksiyonu: AVESİS Açık Erişim Koleksiyonu

Özet:

Orta Asya‟dan Anadolu‟ya geçen Türkler, İran üzerinde devletler kurmuŞ ve bir kısmı burada varlıklarını sürdürmüŞlerdir. Bu yüzden Türkiye‟nin doğu komŞusu İran ile genel Türk tarihi içerisinde güçlü rekabetler yaŞansa da bir o kadar da köklü ve ayrılmaz iliŞkiler kurulmuŞtur. Bu bölge, Türklerin hem İslamlaŞma hem de TürkleŞme sürecini eŞ zamanlı olarak yaŞadıkları bir bölgedir. İran‟daki son Türk hanedanlığı Kaçarlara son veren ve Fars milliyetçiliğine dayalı Pehlevi rejimini kuran Rıza İah Pehlevi‟nin 1924 yılında bir gazeteye verdiği açıklamadaki "İtiraf etmeliyiz ki, bin yıldan daha fazla bir müddette İran, Türk fatihlerinin hâkimiyeti altında yaŞamıŞtır" Şeklindeki beyanı, Türklerin bölgedeki ağırlığının özetidir. Pehlevi rejimi döneminde uygulanan Pan-Farsist politikalar, İran Türkleri açısından olumsuz sonuçlar doğurmuŞtur. Türkler, mensubu oldukları devletin dıŞlayıcı politikalarına maruz kaldıklarından, mücadele etmek zorunda kalmıŞlardır. Kültürel açıdan yok sayıŞ ve özellikle millî kılık-kıyafetin yasaklanıŞı gibi etmenler, Türklerin İran coğrafyasında siyasî, askerî, ekonomik, sosyal ve kültürel anlamda birçok açıdan olumsuz etkilenmesine neden olmuŞtur. Ancak, uygulanan politikalar, millî bilincin yeniden uyanmasını sağlamıŞtır. İran‟da 1979 yılında gerçekleŞen İslam Devrimi‟nin ardından referandum ile kabul edilen Anayasa; azınlıkları sadece dinî açıdan tanımlamıŞ ve sonuç olarak millî ve kültürel farklılıkları koruma stratejisi kapsamında "İranlılık" ilkesi benimsenmiŞtir. Bu yeni düzenleme, İran Türklerine anadillerinde eğitim hakkı tanımasa da, yeni anayasanın Pehlevi dönemine oranla birçok imkânlar verdiği bir gerçektir. Yeni anayasanın tanıdığı imkânlarla, ilk kez ana dillerinde yayınlar çıkarma, önde gelen Şahsiyetlerin etrafında birleŞerek dernekler kurma yoluyla İran‟daki Türkler, edebî faaliyetlerini dünyaya duyurma fırsatını elde etmiŞlerdir. İran‟daki Türk edebiyatçılar İslam Devrimi‟nden sonra Türkiye ile iliŞkiler kurup çeviriler yaptılar. Bu süreçte zaten bir parçaları olan ve bağımsızlığını kazanan Azerbaycan Cumhuriyeti ile de bağlarını güçlendirdiler. Bu çalıŞmada, özellikle Devrim‟den sonraki süreçte, İran Türkçesinin geliŞim seyri değerlendirilerek 1990 yılında çıkarılmaya baŞlanan Yol Dergisi‟nin Kepenek adlı çocuk eki Türkçe öğretimi bağlamında incelenmiŞtir. Aralık 2023 , 107sayfa. Anahtar kelimeler: İran‟da Türkçe, Türkçe Öğretimi, Tebriz, İran‟daki edebî dernekler, Yol Dergisi, Kepenek