Tüketim amacıyla piyasada bulunan çiğ ve pastörize sütlerde enterotoksijenik staphylococcus aureus ve enterotoksinlerinin araştırılması


Creative Commons License

Tezin Türü: Doktora

Tezin Yürütüldüğü Kurum: İstanbul Üniversitesi-Cerrahpaşa, Veteriner Fakültesi, Klinik Öncesi Bilimler Bölümü, Türkiye

Tezin Onay Tarihi: 2022

Tezin Dili: Türkçe

Öğrenci: Recep Geçkinli

Danışman: Seyyal Ak

Açık Arşiv Koleksiyonu: AVESİS Açık Erişim Koleksiyonu

Özet:

Bu çalıĢmada, Ġstanbul ili ve çevresinde tüketime sunulmuĢ olan çiğ ve pastörize sütlerdeki enterotoksijenik Staphylococcus aureus varlığı, ELISA ile tüm sütlerde oluĢmuĢ enterotoksinlerin ve Real-Time PCR ile de stafilokokal enterotoksin genlerinin belirlenmesi amaçlandı. Toplanan 100 çiğ ve 100 pastörize (n=200) süt örneği Egg Yolk Tellurite içeren Baird Parker agara ekildi. Çiğ süt örneklerinin %98’inde Staphylococcus spp. ve %48’inde S. aureus Ģüpheli koloniler üredi. Pastörize süt örneklerinin 6’sında Staphylococcus spp. ve 1’inde S. aureus Ģüpheli koloniler üredi. Ġdentifikasyon sonucunda piyasada satılan çiğ süt (n=100) öneklerinin %48 (n=48)’inde S. aureus saptandı. Pastörize sütlerde, 6 pastörize sütten izole edilen Staphylococcus spp. izolatlarının 2’sinin koagülaz pozitif olduğu, bunların identifikasyon testleri sonucunda 1’inin S. aureus olduğu belirlendi. Sonuç olarak piyasada satılan çiğ süt (n=100) öneklerinin 48 (%48)’inde ve pastörize süt (n=100) öneklerinin 1 (%1)’inde S. aureus saptandı. Tüm sütlere (n=200) oluĢmuĢ SEA-SEE enterotoksin varlığını belirlemek amacıyla uygulanan ELISA sonucunda, S. aureus saptanan 10 (10/48) çiğ süt xvi örneğinde, Stafilokokal enterotoksin varlığı saptandı. Saptanan enterotoksin tipleri incelendiğinde ilk sırada SEA (10/10), ikinci sırada SEE (7/10) ve üçüncü sırada SEB üretildiği belirlendi. Ġzolatların hiçbirinin SEC ve SED üretmediği görüldü. Pastörize sütlerde stafilokokal enterotoksin saptanmadı. Real-Time PCR testi ile enterotoksinlerin sentezinden sorumlu sea-see enterotoksijenik gen tiplerinden en az biri 45 S. aureus izolatında saptandı ve bu genler sadece çiğ süt örneklerinden elde edilen izolatlarda tespit edildi. Pastörize sütten izole edilen S. aureus ’da (n=1) ise enterotoksin geni saptanmadı. Çiğ sütlerde izole edilen S. aureus izolatlarının %93,8 (45/48)’inde söz konusu genlerden en az bir tanesinin bulunduğu, 3’ünün ise bu genleri taĢımadığı tespit edildi. Enterotoksin genlerinin %46,7 (21/45)’sinde tek tip, %33,3 (15/45)’ünde iki, 13,3 (6/45)’ünde üç, %4,4 (2/45)’ünde dört ve %2,2 (1/45)’sinde ise tüm gen bölgelerinin bir arada bulunduğu tespit edildi. Ġzolatlarda en çok sec geni (n=27) saptanmıĢ olup, bunları sea (n=19), seb (n=15), sed (n=14) ve see (n=7) genlerinin takip ettiği belirlendi. Real-Time PCR sonuçları (n=45) ile ELISA sonuçları (n=10) birbiriyle karĢılaĢtırıldığında ELISA sonucunda sütlerde saptanan enterotoksin tiplerinin, aynı sütten izole edilen S. aureus izolatlarında saptanan enterotoksijenik gen bölgeleri (sea-see) ile uyumlu olduğu saptandı. Çiğ süt örneklerinden izole edilen S. aureus izolatlarının %77,8 (35/45)’inde bir veya daha fazla enterotoksin gen tipi/tipleri saptanmasına rağmen bu izolatlara ait sütlerde sentezlenmiĢ enterotoksin belirlenmedi. Sonuç olarak, tüketime sunulmuĢ çiğ süt ürünlerinde %98 oranında Staphylococcus spp. ve % 48 oranında S. aureus saptandı ve enterotoksin gen tipi/tiplerini taĢıyan, etkenle kontamine olmuĢ bu ürünlerin de bir kısmında süte salınmıĢ enterotoksin varlığı belirlendi. Bu bulgular, S. aureus'un çiğ sütlerde ciddi kirliliğe neden olduğunu ve bunun halk sağlığı açısından risk oluĢturduğunu gösterdi. Bu nedenle üretimden tüketime kadar her aĢamada çiğ sütün kalite ve güvenliğini sağlamak için kontrol önlemleri ve sürekli izleme programlarının yapılması gerekliliği vurgulandı.