Orman yangını yönetimi için kapsamlı risk haritalama ve yangın istasyonu optimizasyonu: Antalya uygulaması


Tezin Türü: Doktora

Tezin Yürütüldüğü Kurum: İstanbul Üniversitesi-Cerrahpaşa, Orman Fakültesi, Orman Mühendisliği, Türkiye

Tezin Onay Tarihi: 2024

Tezin Dili: İngilizce

Öğrenci: Zuhal Özcan Yavuz

Danışman: İnci Çağlayan, Özgür Kabak

Özet:

Orman yangınları, ormanlar için her ne kadar doğal bir süreç olsa da iklim değişikliğine bağlı olarak, yangınların mega yangına (10,000 ha üzeri orman alanın yanması) dönüşmesi nedeni ile doğal afetlerden biri olarak gösterilebilir. Türkiye’de her yıl ortalama 10,000 ha orman alanı yanmaktadır, ancak bu rakam 2021 yılında toplam 150,000 ha’ın üzerine çıkmıştır. Mega orman yangınları artan sıcaklık, değişen yağış düzenleri, azalan kar örtüsü, istilacı bitki türleri ve doğrudan insan etkisi sebepli, ülkemizde ve Avustralya, Kanada ve Yunanistan olmak üzere dünyanın birçok ülkesinde artış göstermektedir.

Orman yangınları sonucunda ortaya çıkan ısı, karbondioksit ve metan gibi kimyasal gazlar ve katı partiküller güneş ısınlarını emerek, atmosferin ve dünyanın yüzeyinden güneşten yansıyan enerjinin bir kısmını azaltarak, zaman içinde dünyanın ortalama sıcaklığının yükselmesine sebep olur. Orman yangınları aslında, sadece küresel ısınmanın bir sonucu değil, aynı zamanda da sebeplerinden biridir.

Aslında doğal olarak ve makul sayıda gerçekleşen orman yangınlarının orman yüzeyini temizlemek, verimli bir kül örtüsü bırakmak, hastalıklı ve yaşlı ağaçlarla birlikte ölen zararlı böcekler veya yeni nesillerin ortaya çıkması gibi ekolojik yararları, genellikle zararlarından fazla olsa da küresel ısınma ile birlikte şiddetli şekilde artan ve söndürülmesi gittikçe zorlaşan yoğun orman yangınlarının ekosisteme kalıcı hasarlar vermesi gün geçtikçe önlenemez hale gelmiş ve insan yaşamını tehlikeye sokmaya başlamıştır. 

Orman Genel Müdürlükleri’nin yangınla mücadele etmek için yaptığı harcamalar da bu artış ile birlikte yıl ve yıl artmaktadır. Özellikle son yıllarda yaz aylarında ülkemizde meydana gelen yoğun orman yangınlarının toplum üzerinde etkisi de çok yüksektir. Mobilite ve teknolojinin artmasıyla birlikte, sosyal medyanın da desteğiyle toplumun orman yangınları ile ilgili farkındalığı üst seviyeye çıkmıştır. Bu durdurulamayan yangınlar, ekosisteme verdiği zararlar yanında, yerleşim yerlerine yakınlığı sebebiyle bölge halkının evlerini terk etmesi ve hayatlarını tehlikeye sokması sebepli de ülkede büyük ses uyandırmıştır. Orman yangını ile mücadele ekipleri, birimleri ve planlamacılar orman ekosistemleri üzerindeki sosyal, ekonomik ve ekolojik etkileri ile ilgilenmekten sorumludur. Karar vericiler; yangınların ne zaman ve nerede ortaya çıkabileceğini tahmin eder; kundakçılık ve kaza sonucu çıkan yangın vakalarını azaltmak için önleyici tedbirlere başvurur; yangınları büyümeden tespit etmeye çalışır; yangına müdahale sürelerini en aza indirmek için yangın çıkması beklenen alanlara yakın itfaiyeciler, uçaklar ve diğer yangını bastırma kaynakları edinip konuşlandırır; etkisi düşükken rapor edilen yangınları kontrol altına almak için ilk saldırı kontrol eylemini başlatır ve ilk saldırı sistemi tarafından kontrol edilmeyen kaçan büyük yangınlarla uğraşır. Ayrıca diğer arazi yöneticileriyle birlikte çalışarak, habitatı geliştirmek ve yangının diğer faydalı etkilerini üretmek için öngörülen yangını kullanır; Orman yangınları meydana geldiğinde ortaya çıkan hasarı azaltmak için yakıtları değiştirir ve yangının kereste üretimi ve diğer orman kaynakları üzerindeki zararlı etkisini en aza indirmek için tasarlanmış entegre yangın/orman yönetimi stratejileri geliştirir.

Doğası gereği yangın rassal (stokastik) yapısıyla birlikte, zamansal ve mekânsal olarak oldukça değişken olduğu için yangının önlenmesi konusunda zorluklar meydana gelmektedir. Bizim bu çalışmamızdaki ana amacımız, orman yangını sorunlarının modellenmesi ve bu modellemeler yapılırken belirsizliklerin de göz önünde tutulmasıdır. Ayrıca bu sorunların çözümü için uygun tekniklerin belirlenmesini sağlamak ve bu sorunları çözmektir. Bu amaçla, orman yangınları ile alakalı iklim, topoğrafya, ormanın mevcut durumu vb. ulaşılabilir veriler belirlenecek ve bu verilerin analizi yapılacak, bu verilerin ve uzman görüşlerin ışığında, çok kriterli karar verme yöntemleri kullanılarak yangın riski olan alanların belirlenmesi için risk haritalandırılması yapılacak, risk bölgeleri bir optimizasyon modeli ile olasılıksal olarak modellenecek, yangına müdahale sürelerini en aza indirmek için ilk müdahale ekip binaları (itfaiye), yapay havuzlar ve uçak vb. araçların bir tesis atama problemi olarak Küme Kapsama yöntemi kullanılarak en uygun şekilde konuşlandırılması planlanacak, yangın sırasında söndürme eniyileme planlaması yapılacaktır. Belirsizliğin modellenebilmesi için literatürde geniş kullanımı bulunan Stokastik eniyileme, Gürbüz (Robust) eniyileme ve Bulanık (Fuzzy) mantık teknikleri araştırılacaktır. Ayrıca bu yaklaşımlardan uygun olanlar sorunun modellenmesinde kullanılacaktır. Bunların yanı sıra doğrusal programla, tam sayı programlama ve büyük eniyileme sorunları için ayrıştırma yöntemlerinin kullanılması da planlanlanmaktadır. Eniyileme yöntemlerinin makul sürelerde çözüme ulaşamadığı durumlarda sezgisel yaklaşımların kullanılması planlanmaktadır.

Çalışmamız Türkiye'de bu kadar kapsamlı uygulama alanı veren ve hem İstatistik hem de Endüstri Mühendisliği yöntemlerini kullanan ilk çalışma olmayı hedeflemektedir. Böylece, orman işletmelerine, belediyelere ve yerel yönetimlere yangın riski hesaplanması açısından efektif kullanılabilir yeni bir yöntem, yangın önleme çalışmalarında kullanılabilir bir çözüm yöntemi  ve yangın anında kısıtlı kaynakların daha iyi kullanılabilmesi için çeşitli yaklaşımlar önerilmiş olacaktır.