KEDİ VE KÖPEKLERDE AÇIK KIRIKLARIN SAĞALTIM TEKNİKLERİ VE SONUÇLARININ DEĞERLENDİRİLMESİ


Tezin Türü: Doktora

Tezin Yürütüldüğü Kurum: İstanbul Üniversitesi-Cerrahpaşa, Veteriner Fakültesi, Klinik Bilimler Bölümü, Türkiye

Tezin Onay Tarihi: 2024

Tezin Dili: Türkçe

Öğrenci: Burak Gürkaş

Danışman: Murat Karabağlı

Açık Arşiv Koleksiyonu: AVESİS Açık Erişim Koleksiyonu

Özet:

Açık kırıklar, veteriner hekimlikte sık karşılaşılan ve bilinçli ilk müdehalenin vakanın seyrini 

tamamıyla değiştirdiği olgulardır. İlk müdahale yara debridmanı, açık kırığın reddi, uygun 

antibiyotiğin hızlıca başlanması ve hızlı bir şekilde operasyon planlanmasıdır. Bu tez çalışması 

ile kedi ve köpeklerin açık kırıklarının sağaltım teknikleri ve sonuçları değerlendirildi.

 Tez çalışmasının materyalini çeşitli tiplerde açık kırığı olan 33 kedi ve 7 köpek oluşturdu. 

Olguların hepsine açık redüksiyon uygulanarak pin, plak veya eksternal fiksatör yerleştirildi.

Bu materyaller tek olarak kullanıldığı gibi kombinasyonları da kullanıldı. Olgulardan 11 kedi 

ve 1 köpeğe sadece intramedullar pin, 2 kediye plak ve ESF, 2 kediye intramedullar pin ve plak 

uygulandı, 17 kedi ve 7 köpek olguya tek veya modifiye şekilde ESF uygulandı. Tüm hastaların 

operasyondan sonra değerlendirilmesi yapıldı. Açık kırığın tipine göre kontrol planlaması 

hastaya özel oluşturuldu. Hastaların radyografik kontrolleri 0., 15., 30., 60. ve gerekirse 90. 

günlerde olmak üzere planlandı. Sadece intramedullar pin uygulanan hastalara atelli Robert￾Jones bandajı uygulandı. Tüm hastalarda başlangıç antibiyotiği olarak geniş spektrumlu olduğu 

bilinen 1. kuşak sefalosporin (sefazolin) kullanıldı. Kontaminasyon riski yüksek olan olgularda 

gentamisin 2. antibiyotik olarak eklendi. Yapılan kontrollerde en sık görülen minör 

komplikasyon eksternal fiksatörün pin dibi enfeksiyonu iken, en sık görülen majör komplikasyon 2 olguda nonunion şekillenmesiydi. Çeşitli sebeplerden 3 olgu kaybedildi. 

Olguların 35’inde (%87,5) ise başarılı sonuç elde edildi. Stabilizasyon teknikleri kendi 

aralarında karşılaştırıldıklarında başarılı iyileşme oranları arasında fark görülmedi. Uygun 

antibiyotik seçimi ve rijit fiksasyon sağlayan tekniğin birleşimi ile açık kırıklarda başarı 

sağlandığı belirlenmiştir.

 Veteriner hekimlikte uygulama, takip, hastaya uyum zorluğu sebebiyle eksternal fiksatör 

kullanımı kısıtlıdır ve bu konuda yapılan çalışmalar insanlara oranla çok azdır. Çalışmalarda 

hala en çok insan kaynakları referans olmaktadır, bu çalışmanın açık kırık tedavisine katkısı 

olacağı düşünülmektedir.