Tezin Türü: Yüksek Lisans
Tezin Yürütüldüğü Kurum: İstanbul Üniversitesi-Cerrahpaşa, Adli Tıp ve Adli Bilimler Enstitüsü, Sosyal Bilimler Anabilim Dalı, Türkiye
Tezin Onay Tarihi: 2023
Tezin Dili: Türkçe
Öğrenci: Ecemnur Odabaşı
Danışman: Zeynep Türkmen
Özet:
Suçun toplumun normlarından sapma ve kanunlarla belirlenerek yasalar tarafından
yasaklanmış eylemler olarak ifade edilmesi (Selçuk S. , 2014) , suç olgusunun sadece faili ve
mağduru değil içinde yaşanılan topluluğun tümünü etkilediği sonucunu ortaya koymaktadır.
Toplum ise kamu vicdanını rahatsız eden ve genel ahlaka karşı bir saldırı olarak görülebilecek
bu davranışı suçluyu kınayarak, damgalayarak ve toplumdan dışlayarak cezalandırmaktadır
(Bilgiç Ş. , 2014) . Yapılan bir araştırma toplumun suçluya karşı hissettiği öfke ve suçlunun
sosyoekonomik ve sosyokültürel çevresinin kötü olduğu, bu kişilere güvenilemeyeceği ön
yargısı suçluların daha şiddetli cezalandırılması gerektiği düşüncesini ortaya çıkardığını
göstermiştir (Côté-Lussier , 2016) .
Dini öğretiler temelinde yoksullara yardım amacıyla başlamış olan sosyal hizmet bir bilim
ve meslek halini alarak günümüzde sadece yoksulluk değil mültecilik, yaşlılık, engellilik,
suçluluk gibi konularla da mücadele eden ve bu bağlamda müracaatçılarının hak
savunuculuğunu yapan bir disiplin olmuştur. Sosyal hizmet, toplum tarafından unutulmuş,
görmezden gelinmiş, umursanmamış ve damgalanmış dezavantajlı gruplarla bire bir çalışıyor
olması sebebiyle özel bir yere sahip olmakla birlikte bu durum sosyal hizmet uzmanlarının ön
yargı ve tutumlarını müdahale yöntemlerine katmadan profesyonel bir yaklaşım
belirlemelerini gerekli hale getirmiştir.
Sosyal hizmetin çalışma alanlarının başında gelen adli sosyal hizmet, suça karışmış ve
suçun faili ya da mağduru olan yetişkin bireylerin yanı sıra aile ve çocuk mahkemelerinin
konusu olan çocuk/genç suçluluğu ve velayet konularıyla da ilgilenmektedir (NOFSW, 2023).
Bütün bu alanlar ve özellikle suç, içerisinde biyolojik, psikolojik, sosyolojik ve ekonomik pek
çok farklı sebebi barındıran karmaşık bir olgudur. Bireyin suça yönelmesinin nedeni olarak
tek bir etken gösterilemeyecek olup kişi birden fazla faktörün bir araya gelmesi sonucunda
suça sürüklenmektedir. Fakat bu genelci yaklaşım benimsenmeden önce araştırmacılar ve
düşünürler suç işlemeye sebep olarak bireyin kalıtımsal olarak aktarılan fiziksel özelliklerini,
zeka geriliğini ya da üstün zekayı, kişilik bozukluklarını göstermişlerdir (Özdemir & Öner-
Özkan, 2017; Burkay, 2008; Sakarya, 2017). Ortaya çıkan sosyolojik teoriler ise suçun sadece
bu nedenlerle oluşmadığını ve toplumun kişiye etki ettiğini, çevreden gelen faktörlerin de
bireyi suça itebileceğini öne sürmüştür.
Pek çok kuram ve teori üzerinden müdahale ve uygulama kullanan sosyal hizmet,
bireylerin tek başlarına olmadıklarını ve bir sistemin içerisindeki parçalar olarak yaşadıklarını,
bu sistemlerin hem bireyle hem birbirleriyle hem de çevreyle iletişim ve etkileşim içinde
olduğunu; bireyin çevresi içinde değerlendirilmesi gerektiğini öne sürerek suçluların tek bir
nedenle suç işlemediği görüşünü benimsemiştir. Özellikle suçun komplike yapısı gereği her
türlü faktörün göz önünde bulundurulmas gerekmesi sebebiyle sosyal hizmet, adli birimlerde
iletişimde olduğu müracaatçılarla genelci sosyal hizmet kapsamında profesyonel yardımda
bulunmaktadır. Sosyal hizmet uzmanlarının sistem teorisi ve genelci yaklaşımı benimseyerek
yapacağı her türlü mesleki müdahale, suçlu ya da mağdur fark etmeksizin adli merciilere
intikal etmiş bireylerin problemlerinin çözümü için daha geniş bir bakış açısı edinebilecektir.
Yapılan bir araştırma, sosyal yardım biriminde görevli sosyal çalışmacıların suç işlemenin
nedeni olarak sadece biyolojik ve psikolojik faktörleri değil aynı zamanda bireyin ailesinin ve
çevresinin de etkili olduğunu düşündüklerini ve hapis cezası yerine rehabilitasyonu tercih
ettiklerini göstermiştir (Chui & Chan, 2012) .
Toplumun kenara ittiği ve parmakla gösterdiği kişilerin, insana sadece insan olduğu
için saygı duyan sosyal hizmet mesleğinin uygulayıcıları sosyal hizmet uzmanları tarafından
tarafsız bir şekilde destek görmeleri gerekmektedir. Bu bağlamda, İstanbul’da çalışan sosyal
hizmet uzmanlarının suç olgusuna ve suçlulara olan bakış açıları, tutumları ve algılarını
görmek; lisans dönemi boyunca alınan dersler ve sırasında ya da sonrasında alındıysa konuyla
ilgili eğitimlerin kişinin mesleki değerlerini ne derece etkilediğini, suç geçmişi olan yakınların
varlığının karşı karşıya gelinen suçlu bireye gösterilen muameleye bir etkisinin olup
olmadığını görmek önem arz etmektedir.