Fabry Hastalarında Serum Neopterin, Biopterin, Triptofan ve Kinürenin Düzeylerinin Araştırılması


Tezin Türü: Tıpta Uzmanlık

Tezin Yürütüldüğü Kurum: İstanbul Üniversitesi-Cerrahpaşa, Cerrahpaşa Tıp Fakültesi, Dahili Tıp Bilimleri Bölümü, Türkiye

Tezin Dili: Türkçe

Öğrenci: Tuğçe UÇAR

Danışman: Ertuğrul Kıykım

Özet:

Fabry hastalığı, a-galaktozidaz A enzim eksikliğinden kaynaklanan hücre içi globaltriasilsfingozin (lyso-Gb3) birikimi ile karakterize kalıtsal bir lizozomal depo hastalığıdır. Hücre, doku ve organlarda meydana gelen lyso-Gb3 birikimi, organ fonksiyonlarının ilerleyici bir şekilde bozulmasına yol açar. Multisistemik bir hastalık olan Fabry hastalığı, başlıca cilt, santral sinir sistemi, kardiyovasküler ve üriner sistem tutulumu ile hayatın ilerleyen dönemlerinde mortalite ve morbititeyi artıracak komplikasyonlar gelişmesine neden olur. Hastalık enzim replasman tedavisi ile etkin bir şekilde tedavi edilebilmektedir. Hastaların plazma ve lökositlerinde tespit edilen lyso-Gb3 düzey takibinin tedavinin etkinliğini izlemede faydalı olduğu düşünülmektedir. Ancak, enzim replasman tedavisinin etkinliğinde olduğu gibi, organ tutulumunu ve hastalık şiddetini tespit etmeye yönelik hastalık izleminde kullanılacak yeni biyogösterge arayışı halen devam etmektedir. 

Lizozomal depo hastalıklarının immün sistem üzerine etkisini araştıran çalışmalarda, lizozomlarda substrat birikiminin bazı kaskadların aktifleşmesine yol açarak inflamatuar yanıta yol açtığı savunulmuştur. Artmış inflamasyon, oksidatif strese neden olarak, hücre içi proteinlerin yapı ve fonksiyonlarında bozulmaya yol açar. Bazı proteinler antijenik özellik kazanabilir ve otoimmüniteyi tetikleyebilir. Bu durumun Fabry hastalığındaki ilerleyici organ disfonksiyonu ve hastalığın prognozunda rol oynayabileceği düşünülmektedir.

Günümüzde birçok hastalığın tanı ve tedavi izleminde kullanılmaya başlanan kinüreninin triptofana oranı ve pteridinler (neopterin, biopterin) vücutta birçok önemli biyokimyasal olayda görevi olan, immün sistem aktivasyonunun gözlendiği durumlarda konsantrasyonlarının arttığı bilinen bileşiklerdir.

Birçok hastalıkta biyogösterge olarak kullanılmaya başlayan, otoimmün hastalıklar ile ilişkilendirilen pteridinler ile kinürenin yolağı metabolitleri ile ilgili Fabry hastalarında yapılmış bir çalışma henüz literatürde bulunmamaktadır. Bu tez çalışmasında, Fabry hastalarında enzim replasman tedavisinin etkinliğini izlemede ve hastalığın şiddeti ile prognozunun belirlenmesinde umut vaat eden yeni bir biyogösterge olarak pteridinler ile kinürenin yolağı metabolitlerinin serum düzeyinin değerlendirilmesi amaçlanmıştır.