DİKKAT EKSİKLİĞİ VE HİPERAKTİVİTE BOZUKLUĞU TANISI OLAN ÇOCUKLARIN EBEVEYNLERİNİN MODERN PSİKOTRAVMATOLOJİ VE PSİKOPATOLOJİ AÇISINDAN DEĞERLENDİRİLMESİ


Tezin Türü: Doktora

Tezin Yürütüldüğü Kurum: İstanbul Üniversitesi-Cerrahpaşa, Adli Tıp ve Adli Bilimler Enstitüsü, Sosyal Bilimler Anabilim Dalı, Türkiye

Tezin Onay Tarihi: 2024

Tezin Dili: Türkçe

Öğrenci: Kerem Çetinkaya

Danışman: Erdinç Öztürk

Özet:

Doktora tez çalışmamızın temel amacı, modern psikotravmatoloji ve dissoanaliz kuramı açısından dikkat eksikliği ve hiperaktivite bozukluğu (DEHB) tanısı olan ve olmayan çocukların ebeveynlerinin çocukluk çağı travmaları, dissosiyatif yaşantıları, psikiyatrik belirtileri, travma sonrası büyüme düzeyleri ve uyguladıkları çocuk yetiştirme stilleri açısından karşılaştırılmasıdır. Bu araştırma hem nicel ve hem de nitel yöntemlerin birlikte kullanıldığı bir karma yöntem çalışması olarak tasarlanmıştır. Doktora tez çalışmamız, dâhil etme ölçütlerini karşılayan tanılı grubun ebeveynleri ve tanısız grubun ebeveynleri olmak üzere iki farklı ebeveyn grubu üzerinde gerçekleştirilmiştir. Örneklemin ilk grubunu (tanılı grubun ebeveynlerini), İstanbul Anadolu Yakası'ndaki devlet ilkokullarında öğrenimine devam eden ve DEHB tanısı olan 5-11 yaş aralığındaki 60 farklı çocuğun anneleri ve babaları oluşturmaktadır. Örneklemin ikinci grubunu ise (tanısız grubun ebeveynlerini), herhangi bir psikiyatrik tanısı olmayan, aynı ilkokullarda öğrenim gören ve aynı yaş aralığındaki 60 farklı çocuğun anneleri ve babaları oluşturmaktadır. Çalışmanın ilk aşaması nicel araştırma yöntemi ile yürütülmüş olup 60 tanılı grup çocuğun hem annesi hem de babası, 60 tanısız grup çocuğunhem annesi hem de babası olmak üzere toplam 240 ebeveyn ile uygulamalar gerçekleştirilmiştir. Çalışmanın ikinci aşaması ise nitel araştırma yöntemi ile yürütülmüş olup 15 tanılı grup çocuğun hem annesiyle hem babasıyla; 15 tanısız grup çocuğun hem annesiyle hem de babasıyla yarı yapılandırılmış görüşmeler gerçekleştirilmiş ve toplam 60 görüşme yapılmıştır. Katılımcılara Demografik ve Psikotravmatoloji Temelli Görüşme Formu, Çocukluk Çağı Ruhsal Travma Ölçeği, Dissosiyatif Yaşantılar Ölçeği, Kısa Semptom Envanteri, Travma Sonrası Büyüme Envanteri, Yetişkin Ergen Ebeveynlik Envanteri ve Conner's AnaBaba Derecelendirme Ölçeği Kısa Formu ile araştırmacı ve danışman tarafından nitel veri toplama süreci için hazırlanan Yarı Yapılandırılmış Görüşme Formu yüz yüze uygulanmıştır. Araştırmada kullanılan anket, ölçekler ve görüşme formlarından hem nicel ve hem de nitel veriler elde edilmiştir. Ölçme araçlarından elde edilen veriler üzerinde, frekans dağılımı, bağımsız örneklemler t-testi, pearson korelasyon analizi, çoklu doğrusal regresyon analizi, aracılık analizi ve bootstrapping analizi teknikleri uygulanmıştır. Bu araştırmada; tanılı grubun ebeveynlerinin Çocukluk Çağı Ruhsal Travma Ölçeği toplam puan ortalamasının (38,05), tanısız grubun ebeveynlerinin Çocukluk Çağı Ruhsal Travma Ölçeği toplam puan ortalamasından (31,43); tanılı grubun ebeveynlerinin Dissosiyatif Yaşantılar Ölçeği toplam puan ortalamasının (18,45), tanısız grubun ebeveynlerinin Dissosiyatif Yaşantılar Ölçeği toplam puan ortalamasından (11,61); tanılı grubun ebeveynlerinin Kısa Semptom Envanteri toplam puan ortalamasının (42,35), tanısız grubun ebeveynlerinin Kısa Semptom Envanteri toplam puan ortalamasından (23,50); ebeveynlerin çocuklarını değerlendirerek doldurdukları Conner's AnaBaba Derecelendirme Ölçeği Yenilenmiş Kısa Formu'nda tanılı grup çocukların karşı gelme alt ölçeği puan ortalamasının (7,88), tanısız grup çocukların karşı gelme alt ölçeği puan ortalamasından (2,84), tanılı grup çocukların bilişsel problemler-dikkatsizlik alt ölçeği puan ortalamasının (9,13), tanısız grup çocukların bilişsel problemler-dikkatsizlik alt ölçeğipuan ortalamasından (1,68), tanılı grup çocukların hiperaktivite alt ölçeği puan ortalamasının (7,21), tanısız grup çocukların hiperaktivite alt ölçeği puan ortalamasından (1,70) ve tanılı grup çocukların Dikkat Eksikliği ve Hiparektivite İndeksi puan ortalamasının (18,57), tanısız grup çocukların Dikkat Eksikliği ve Hiparektivite İndeksi puan ortalamasından (5,17) istatiksel açıdan anlamlı düzeyde daha yüksek olduğu bulunmuştur (p<.001). Tanılı grubun ebeveynlerinin Yetişkin-Ergen Ebeveynlik Envanteri'nin çocuklardan beklentiler alt ölçeği puanının (20,93), tanısız grubun ebeveynlerinin çocuklardan beklentiler alt ölçeği puanından (24,83); tanılı grubun ebeveynlerinin çocukların ihtiyaçlarına yönelik empati alt ölçeği puanının (31,91), tanısız grubun ebeveynlerinin çocukların ihtiyaçlarına yönelik empati alt ölçeği puanından (37,19); tanılı grubun ebeveynlerinin disiplin aracı olarak fiziksel cezanın kullanımı alt ölçeği puanının (38,90), tanısız grubun ebeveynlerinin disiplin aracı olarak fiziksel cezanın kullanımı alt ölçeği puanından (44,53); tanılı grubun ebeveynlerinin ebeveyn-çocuk rol ve sorumluluk alt ölçeği puanının (21,65), tanısız grubun ebeveynlerinin ebeveyn-çocuk rol ve sorumluluk alt ölçeği puanından (24,40) ve tanılı grubun ebeveynlerinin çocukların güç ve bağımsızlığı alt ölçeği puanının (17,90) tanısız grubun ebeveynlerinin çocukların güç ve bağımsızlığı alt ölçeği puanından (20,30) istatistiksel açıdan anlamlı düzeyde düşük olduğu bulunmuştur (p<.001). Tanılı ve tanısız grupların ebeveynleri arasında Travma Sonrası Büyüme Envanteri puanları açısından istatistiksel açıdan anlamlı bir farklılık bulunmamıştır. Değişkenler arasında yapılan korelasyon analizleri, ebeveynlerin çocukluk çağı travmaları ile; dissosiyatif yaşantılar (r=.399; p<.001), psikiyatrik belirtiler (r=.254; p<.001) ve çocuklarının dikkat eksikliği ve hiparektivite bozukluğu belirtileri (r=.284; p<.001) arasında pozitif yönde; çocuklardan beklentiler (r=-.333; p<.001), çocukların ihtiyaçlarına yönelik empati (r=-.375; p<.001), disiplin aracı olarak fiziksel cezanın kullanımı (r=-.383; p<.001), ebeveyn-çocuk rol ve sorumluluk (r=-.336; p<.001), çocukların güç ve bağımsızlığı (r=-.413; p<.001) ile ilgilitutumlarla ve travma sonrası büyüme (r =-.185, p<.05) arasında ise negatif yönde anlamlı ilişki olduğunu göstermiştir. Tanılı grubun ebeveynleri için değişkenler arasında gerçekleştirilen regresyon analizleri, çocukluk çağı travmalarının (R=.345; R2=.080); dissosiyatif yaşantıların (R=.390; R2=.145); çocuklardan beklentilerin (R=.292; R2=.077), çocuğun ihtiyaçlarına yönelik empatinin (R=.328; R2=.100), disiplin aracı olarak fiziksel ceza kullanımının (R=.293; R2=.078), çocuğun güç ve bağımsızlığının (R=.331; R2=.102), çocukların dikkat eksikliği ve hiparektivite bozukluğu belirtilerini istatistiksel açıdan anlamlı şekilde yordadığını göstermiştir. Çalışmada aracılık etkisi, Hayes'in 4.modeli üzerinden SPSS PROCESS eklentisi ile gerçekleştirilmiştir. Ebeveynlerin çocukluk çağı travmalarının çocukların dikkat eksikliği ve hiparektivite bozukluğu belirtileri üzerinde, dissosiyatif yaşantıların aracılığıyla dolaylı etkiye (ß=,130; p<,05) sahip olduğu bulunmuştur. Çocukluk çağı travmalarının çocukların dikkat eksikliği ve hiparektivite bozukluğu belirtileri üzerinde, çocuğun ihtiyaçlarına yönelik empati tutumları aracılığıyla dolaylı etkiye (ß=,106; p<,05) sahip olduğu görülmüştür. Çocukluk çağı travmalarının çocukların dikkat eksikliği ve hiparektivite bozukluğu belirtileri üzerinde, çocuklardan beklentilere yönelik tutumlar aracılığıyla hem doğrudan (ß= ,208; p<,05) hem de dolaylı etkiye (ß= ,082; p<,05), disiplin aracı olarak fiziksel ceza kullanımına yönelik tutumlar aracılığıyla hem doğrudan (ß= ,195; p<,05) hem de dolaylı etkiye (ß= ,094; p<,05) ve çocuğun güç ve bağımsızlığına yönelik tutumlar aracılığıyla hem doğrudan (ß= ,195; p<,05) hem de dolaylı etkiye (ß= ,095; p<,05) sahip olduğu bulunmuştur. Çalışmanın nitel analizi sonucunda, "çocukların zorlayıcı özellikleri", "çocukların olumlu özellikleri", "ebeveynlerin zorlayıcı/travmatik deneyimleri", "ebeveynlerin pozitif çocukluk deneyimleri", "fonksiyonel aile özellikleri", "disfonksiyonel aile özellikleri", "çocuğa ilişkin ebeveynlerin hissettiği olumsuz duygular", "çocuk büyütme süreci" ve "hamilelik süreci" olmak üzere dokuz farklı tema oluşturulmuştur. Ebeveynlerin yetişkinlik ve çocukluk çağı travmalarının, disfonksiyonelaile dinamiklerinin, çocuğa ilişkin hissedilen olumsuz duyguların, zorlayıcı çocuk büyütme ve hamilelik süreci deneyimleri, tanılı grubun ebeveynlerinde tanısız grubun ebeveynlerine kıyasla daha fazla yaşandığını göstermiştir. Tanısız grubun ebeveynlerinin ise, olumlu çocukluk deneyimlerini, fonksiyonel aile özelliklerini, rahat çocuk büyütme ve hamilelik süreci deneyimlerini tanılı grubun ebeveynlerine kıyasla daha fazla yaşadığı görülmüştür. Doktora tez araştırmamızın sonucu, çocukluk çağı travmalarının yetişkinlikte dissosiyatif yaşantılara, psikiyatrik belirtilere ve istismar edici ebeveynlik tutumlarına yol açtığını göstermiştir. Çalışmamızın gösterdiği bu sonuç ile kişide yetişkinlik döneminde ortaya çıkan negatif durumların ebeveynlik stili aracılığıyla çocukları olumsuz şekilde etkilediği, bu süreçten etkilenen çocukların ise daha fazla dikkat eksikliği ve hiparektivite bozukluğu belirtileri gösterdiği ve daha fazla dikkat eksikliği ve hiparektivite bozukluğu tanısı aldığı tespit edilmiştir. Dikkat eksikliği ve hiperaktivite bozukluğunu modern psikotravmatoloji ilkeleri ve dissoanaliz kuramı açısından inceleyen çalışmamız, bu konu üzerinde gerçekleştirilmiş kapsamlı ve öncü bilimsel araştırmalardan biridir. Çocukluk çağı travmalarının uzun dönemli sonuçlarının sonraki kuşaklara etkisinin dolaylı yollarla ulaştığını gösteren çalışmamız, travmanın kısa ve uzun dönemli olumsuz ruhsal etkilerinin dissoanalitik bir yaklaşımla nötralize edilerek fonksiyonel ailelerin, sağlıklı ve gelişim odaklı nesillerin var olabilmelerinin imkanlı kılınabileceğini öncül bir önemle vurgulamaktadır.