Görünürde Normal Aile Dinamikleri Ekseninde Travma, Dissosiyasyon ve Depresyon: Erzurum Örneklemi


Tezin Türü: Yüksek Lisans

Tezin Yürütüldüğü Kurum: İstanbul Üniversitesi-Cerrahpaşa, Adli Tıp ve Adli Bilimler Enstitüsü, Sosyal Bilimler Anabilim Dalı, Türkiye

Tezin Onay Tarihi: 2021

Tezin Dili: Türkçe

Öğrenci: Rukiye Turgut

Danışman: Erdinç Öztürk

Özet:

Üç nesil kadın yetişkinin (torun, anne, anneanne) görünürde normal aile dinamikleri ekseninde çocukluk çağı travmaları, dissosiyatif yaşantıları ve depresyon düzeylerinin değerlendirilmesi bu çalışmanın amacını oluşturmaktadır. Erzurum'da ikamet eden 4 kuşak (Baby Boomer, X kuşağı, Y kuşağı, Z kuşağı) 3 nesil kadın yetişkin ile yürütülen bu çalışmanın örneklemini; 45 anneanne, 45 anne ve 45 torun olmak üzere toplam 135 kadın yetişkin oluşturmaktadır. Çalışmada; demografik bilgilerin dahil olduğu Görünürde Normal Aile Modellerine ilişkin 66 sorudan oluşan Demografik Bilgi Formu, Mini Mental Test (SMMT VE MMSE-E), Çocukluk Çağı Ruhsal Travma Ölçeği (CTQ), Çocukluk Çağı Kötüye Kullanım ve İhmal Soru Listesi (ÇKİS), Dissosiyatif Yaşantılar Ölçeği (DES) ve Beck Depresyon Ölçeği (BDI) kullanılmıştır. Frekans, varyans, regresyon, korelasyon, ANOVA ve MANOVA analizleri, bu çalışmada kullanılan istatiksel yöntemlerdir. Çocukluk çağı travmaları bildirme oranı en yüksek anneannelerde, en düşük ise torunlardadır. Anneanneler, annelerden ve torunlardan istatiksel açıdan daha fazla; duygusal istismar, fiziksel istismar, duygusal ihmal ve fiziksel ihmal bildirmekte olup dissosiyatif yaşantılar ise nesiller arası farklılık göstermemektedir. Katılımcıların depresyon düzeyleri sadece anneanneler ve torunlar arasında farklılaşmakta olup, torunlar istatiksel açıdan daha az depresyon bildirmiştir. Çocukluk çağı travmaları toplam puanı ve alt boyutlarının tamamı (beş alt boyut) ile dissosiyatif yaşantılar arasında istatiksel açıdan pozitif yönde anlamlı bir ilişki bulunmaktadır. Çocukluk çağı travmaları toplam puanı ve alt boyutları (cinsel istismar hariç) ile depresyon düzeyleri arasında istatiksel açıdan pozitif yönde anlamlı bir ilişki bulunmaktadır. Çalışmada dissosiyatif yaşantıların yordayıcıları, fiziksel istismar ve cinsel istismar; depresyonun yordayıcısı ise sadece cinsel istismar olarak bulunmuştur. Görünürde normal aile dinamikleri ekseninde dört kuşak ve üç nesil ile gerçekleştirilen bu çalışmada; çocukluk çağı travmaları, dissosiyasyon ve depresyon, psikotravmatoloji ve klinik psikoloji perspektifinden değerlendirilmiştir.