Tezin Türü: Yüksek Lisans
Tezin Yürütüldüğü Kurum: İstanbul Üniversitesi-Cerrahpaşa, Adli Tıp ve Adli Bilimler Enstitüsü, Sosyal Bilimler Anabilim Dalı, Türkiye
Tezin Onay Tarihi: 2022
Tezin Dili: Türkçe
Öğrenci: Akın Kongur
Danışman: Erdinç Öztürk
Özet:
Günümüzde bireysel silahlanma ve silah bulundurma odaklı bilimsel çalışmalar genellikle klinik adli psikoloji ve psikotravmatoloji kuram ve paradigmaları ekseninde yürütülmektedir. Bu tez çalışmasının temel amacı, silah bulundurma ruhsatı bulunan bireylerin çocukluk çağı travmaları ile savunma mekanizmaları, dissosiyatif yaşantıları ve kendine zarar verme davranışları arasındaki ilişkinin değerlendirilmesidir. Çalışmamızın örneklemi, 2021-2022 tarihlerinde Trabzon ilinde yaşayan ve silah bulundurma ruhsatı olan 150 kişi (deney grubu) ile Trabzon ilinde yaşayan ve silah bulundurma ruhsatı olmayan 150 kişiden (kontrol grubu) oluşmaktadır. Kongur & Öztürk tarafından hazırlanan Kişisel Bilgi Formu ile Çocukluk Çağı Ruhsal Travma Ölçeği, Dissosiyatif Yaşantılar Ölçeği, Savunma Biçimleri Testi ve Kendine Zarar Verme Davranışlarını Değerlendirme Envanteri olmak üzere beş adet veri toplama aracı katılımcılarla görüşülerek yüz yüze uygulanmıştır. Deney grubunun çocukluk çağı ruhsal travmaları, dissosiyatif yaşantıları, immatür savunma mekanizmaları ve kendine zarar verme davranışları kontrol grubuna göre daha yüksekken, olgun savunma mekanizmaları ise daha düşüktür. Deney grubunun 79 (%52.66)'unun, kontrol grubunun ise 56 (%37.74)'sının DES kesme puanı 30 ve üzeri tespit edilmiş olup bu sonuç patolojik düzeyde dissosiyatif yaşantıların varlığına işaret etmektedir. DES kesme puanı 30 ve üzeri olanların çocukluk çağı travmaları, kendine zarar verme davranışları ve savunma mekanizmaları, DES kesme puanı 30'un altında olan katılımcılara göre istatiksel açıdan daha yüksektir. İntihar etmeyi düşünenlerin çocukluk çağı travmaları, immatür savunma mekanizmaları ve kendine zarar verme davranışları intihar etmeyi düşünmeyenlere göre daha yüksekken, nevrotik ve olgun savunma mekanizmaları ise daha düşüktür. Sonuç olarak hem deney grubunun hem de kontrol grubunun travmatize ve dissosiye olduğu görülmekte olup özellikle silah bulunduran bireylerle travma odaklı daha fazla sayıda bilimsel çalışmanın yapılması önerilmektedir.