Abant Gölü Tabiat Parkında Ziyaretçi Harcamalarının Sosyoekonomik Özellikleri


Tezin Türü: Yüksek Lisans

Tezin Yürütüldüğü Kurum: İstanbul Üniversitesi-Cerrahpaşa, Lisansüstü Eğitim Enstitüsü, Orman Mühendisliği Anabilim Dalı Başkanlığı, Türkiye

Tezin Onay Tarihi: 2019

Tezin Dili: Türkçe

Öğrenci: Zekeriya Yılmaz

Asıl Danışman (Eş Danışmanlı Tezler İçin): Taner Okan

Açık Arşiv Koleksiyonu: AVESİS Açık Erişim Koleksiyonu

Özet:

Doğal alanların çok sayıda faydalar sağladığı herkes tarafından bilinmektedir. Fakat bu faydaların boyutu hakkında kesin bilgiler her zaman bulunmamaktadır. Doğal alanlar ile ilgili veya ilişkili yanlış karar veren bazı politikacı ve idareciler, geri dönüşümü mümkün olmayan sonuçların da doğmasına sebep olmaktadır. Bu nedenle, doğal alanların sağladığı faydaların ayrıntılı ve objektif bir şekilde ortaya konulması, doğal alanların ve doğal alanlarla ilişkili olan çevrelerinin geleceği için büyük önem arz etmektedir. Bahsedilen bu sorunsaldan hareketle bu çalışma, tabiat parkı statüsüne sahip Abant Gölü Tabiat Parkı ziyaretçilerinin ziyaret süresince yaptıkları harcamaların, yöre halkında meydana getirdiği istihdam ve gelir etkisini belirlemek amacıyla yapılmıştır. Bu amaç doğrultusunda, Abant Gölü Tabiat Parkı ve Abant Yolu üzeri çalışma alanı olarak belirlenmiştir. Çalışma kapsamında, ziyaretçilerin demografik özellikleri ve harcama eğilimlerinin belirlenmesi amacıyla Abant Gölü Tabiat Parkı ziyaretçilerine anket çalışması yapılmıştır. Korunan alanın yıllık ziyaretçi sayısının 2018 yılı için 704.512 olması sebebiyle örneklem yapılarak, 384 deneğe EK 1'de yer alan "Ziyaretçi Anket Formu" yüz yüze görüşme yöntemi ile uygulanmıştır. İlgili sektörlerde istihdam edilen yöre halkı sayısının ve toplam gelirlerinin belirlenmesi için ilgili işletmelere EK 2'de yer alan "Otel ve Restoran İşletmeleri Anket Formu", çalışma alanı kapsamındaki tüm işletmelerle yüz yüze görüşme yöntemi kullanılarak doldurulmuştur. Bunların yanı sıra, Abant Gölü Tabiat Parkı içerisinde yer alan ve ürün ve hizmet satışı yapan yöre halkının istihdam ve gelirinin belirlenmesi amacıyla da EK 3'te yer alan "Yerel İşletmeci Anket Formu", yüz yüze görüşme yöntemi kullanılarak uygulanmaya çalışılmış fakat işletme sahiplerinin çalışmayı kabul etmemesi sebebiyle söz konusu işletme sahiplerine ait istihdam ve gelir bilgileri ziyaretçi anket formu ve Abant Gölü Tabiat Parkı yönetimi aracılığıyla elde edilmeye çalışılmıştır. Ziyaretçiler ve işletmeler ile yapılan anketlerden elde edilen veriler betimleyici istatistik yöntemleriyle açıklanmıştır. Ayrıca, ziyaretçiler ile yapılan anketlerden elde edilen veriler, non-parametrik bir yöntem olan çapraz tablolar aracılığıyla incelenmiş ve deneklerin demografik özellikleri ile harcama eğilimleri arasındaki ilişkiler ortaya konulmaya çalışılmıştır. Çalışma alanı kapsamında alternatif olarak düşünülen bir diğer sektör ormancılık sektörüdür. Ormancılık sektörünün korunan alan içerisinde faaliyete geçmesi durumunda yöre halkına sağlayacağı istihdam ve gelir, Türkiye'deki odun üretimi süreci dikkate alınarak hesaplanmış ve hâlihazırdaki turizm sektörü ile istihdam ve gelir açısından karşılaştırma yapılmıştır. Bu doğrultuda, Bolu Orman İşletme Müdürlüğünün ve Abant Orman İşletme Şefliğinin odun üretimi süreciyle ilgili verileri dikkate alınmış ve odun üretiminin yöre halkına yaratacağı yıllık ortalama toplam gelir ve istihdam hesaplanmıştır. Yapılan araştırma sonucunda, korunan alan içerisinde aktivite hizmetlerinde (yöresel ürün satış, at binme, faytonla gezinti, bisiklet binme, kayak) bulunan yöre halkı dikkate alınmadığı halde, ziyaretçi faaliyetleri sonucunda yeme-içme ve konaklama sektörlerinde istihdam edilen yöre halkının sağladığı yıllık toplam ortalama gelir 4.510.648 TL; korunan alan içerisinde ormancılık faaliyetlerinin hayata geçmesi durumunda yöre halkının odun üretimi sürecinden sağlayacağı yıllık toplam ortalama gelir ise 459.527,03 TL olarak elde edilmiştir. Yapılan araştırma neticesinde, hâlihazırdaki turizm faaliyetlerinin yöre halkı için ekonomik faydaları karşılaştırmalı olarak ortaya konulmuş ve bu kapsamda turizm sektöründeki önerilerin uygulanması halinde ekonomik, biyolojik ve sosyokültürel yönden iyileşmelerin gerçekleşeceği sonucuna varılmıştır.