Tezin Türü: Doktora
Tezin Yürütüldüğü Kurum: İstanbul Üniversitesi-Cerrahpaşa, Orman Fakültesi, Peyzaj Mimarlığı, Türkiye
Tezin Onay Tarihi: 2026
Tezin Dili: Türkçe
Öğrenci: Esra ŞENTÜRK
Danışman: Nilüfer Kart Aktaş
Özet:Bu tez çalışması, İstanbul Kağıthane ilçesinde yer alan Hamidiye ve Merkez mahallelerinin mahalle ölçeğinde sürdürülebilir ekolojik yerleşim performansını, kullanıcı algıları ve mekânsal göstergeler üzerinden karşılaştırmalı olarak incelemektedir. Çalışma, kentlerin küresel ve yerel ölçekte değişen güç ilişkileri doğrultusunda süreklilik içinde yeniden üretildiği yaklaşımından hareketle, sürdürülebilir mahallelerin yalnızca fiziksel altyapı yeterliliği ile değil; kullanıcıların mekânı algılama, deneyimleme ve mekâna yönelik aidiyet geliştirme biçimleriyle de tanımlandığını savunmaktadır. Bu doğrultuda araştırmada, mahallelerin yaşanabilirlik ve sürdürülebilirlik düzeylerini bütüncül biçimde değerlendirebilmek amacıyla "mahalle karnesi" yaklaşımı geliştirilmiştir. Çalışma kapsamında duyusal algı (semantik diferansiyel ölçek), mekânsal kalite, erişim ve hareketlilik, toplumsal huzur, materyal yönetimi, eşitlikçi kalkınma, enerji, su ve habitat-ekosistem fonksiyonu olmak üzere sekiz ana bileşen altında yapılandırılan halk anketleri analiz edilmiştir. Elde edilen veriler betimleyici istatistikler, faktör ve güvenirlik analizleri, Mann-Whitney U ve Kruskal-Wallis H testleri ile çoklu uyum analizi kullanılarak değerlendirilmiştir. Bulgular, Hamidiye Mahallesi'nde kırılganlıkların özellikle yaya erişilebilirliği ile topoğrafik koşulların uyumsuzluğu, trafik baskısı ve uygun fiyatlı konuta erişimde yoğunlaştığını göstermektedir. Merkez Mahallesi'nde ise trafik ve otopark baskısına ek olarak yenilenebilir enerji uygulamalarının yetersizliği ve atık ayrıştırma altyapısındaki eksikliklerin öne çıkan sorun alanları olduğu belirlenmiştir. Duyusal algı sonuçları, Merkez Mahallesi'nin çevresel konfor, güvenlik ve mekânsal çekicilik boyutlarında Hamidiye'ye kıyasla daha olumsuz bir profile sahip olduğunu ortaya koymuştur. Sonuç olarak çalışma, mahalle ölçeğinde sürdürülebilirlik politikalarının yalnızca yapısal iyileştirmelerle sınırlı kalmaması gerektiğini; yaya odaklı tasarım, kamusal mekân kalitesi, doğa temelli su yönetimi, yenilenebilir enerji teşvikleri ve sosyal eşitliği güçlendiren bütüncül politika ve tasarım yaklaşımlarıyla desteklenmesi gerektiğini önermektedir.