Evli çiftlerde çocukluk çağı ruhsal travmaları ile manipülasyon, dissosiyasyon ve kendini sabotaj arasındaki ilişkinin incelenmesi


Tezin Türü: Yüksek Lisans

Tezin Yürütüldüğü Kurum: İstanbul Üniversitesi-Cerrahpaşa, Adli Tıp ve Adli Bilimler Enstitüsü, Sosyal Bilimler Anabilim Dalı, Türkiye

Tezin Onay Tarihi: 2022

Tezin Dili: Türkçe

Öğrenci: Tuğba Emen

Danışman: Erdinç Öztürk

Özet:

Çocukluk çağı travmaları ve dissosiyasyon, günümüzde psikiyatri, klinik psikoloji ve psikolojik danışmanlık ve rehberlik disiplinleri tarafından sıkça çalışılan temel bilimsel odaklar arasında yer almaktadır. Bu çalışmanın amacı, evli çiftlerde çocukluk çağı ruhsal travmaları ve dissosiyasyon ile manipülasyon ve kendini sabotaj arasındaki ilişkinin değerlendirilmesidir. İstanbul'da yaşayan ve en az bir 1 yıllık evliliği bulunan 101 evli çiftten oluşan toplam 202 yetişkin birey, bu çalışmanın örneklemini oluşturmaktadır. T.E. ve E.Ö. tarafından oluşturulan Kişisel Bilgi ve Görüşme Formu, İnsan İlişkilerinde Manipülasyon Ölçeği, Dissosiyatif Yaşantılar Ölçeği, Kendini Sabotaj Ölçeği ve Çocukluk Çağı Ruhsal Travma Ölçeği olmak üzere toplam 5 adet veri toplama aracı katılımcılara yüz yüze uygulanmıştır. Evli çiftlerin 184 (%91.1)'ünün en az bir çocukluk çağı travması bulunmakta olup en çok görülen travma türü ise %83.2 (168 kişi) ile duygusal ihmaldir. 202 katılımcıdan 36 (%17.8)'sının DES kesme puanı 30 ve üzeri olarak tespit edilmiş olup bu sonuç patolojik düzeyde dissosiyatif yaşantıların varlığına işaret etmektedir. Çocukluk Çağı Ruhsal Travma Ölçeği ile Dissosiyatif Yaşantılar Ölçeği, Kendini Sabotaj Ölçeği ve İnsan İlişkilerinde Manipülasyon Ölçeği arasında istatistiksel açıdan pozitif yönde anlamlı bir ilişki bulunmuştur. Çocukluk çağı travmaları ve dissosiyatif yaşantılar birlikte, kendini sabotaja ilişkin varyansın %20'sini ve manipülasyona dair varyansın ise %11'ini açıklamaktadır. Evlilik içinde manipülasyona maruz kalanların DES toplam puan ortalamaları, maruz kalmayanlara oranla daha yüksektir. Çok tip travması olan katılımcıların kendini sabotaj düzeylerinin ve dissosiyatif yaşantılarının tek tip travması bulunan kişilere oranla daha yüksek olduğu ortaya çıkmıştır. DES kesme puanı 30 ve üzeri olan katılımcıların Kendini Sabotaj Ölçeği, İnsan İlişkilerinde Manipülasyon Ölçeği ve Çocukluk Çağı Ruhsal Travmaları Ölçeği toplam puanları, DES kesme puanı 30'dan düşük olanlara göre daha yüksektir. Sonuç olarak, çocukluk çağı travmaları ve dissosiyatif yaşantılar, evli çiftlerdeki kişilerarası ilişkilerde manipülasyon ve kendini sabotaj düzeylerinin artmasında etiyolojik açıdan kritik bir öneme sahip olup özellikle evlilik dinamiklerinin fonksiyonel bir şekilde devam edebilmesi adına travmatik yaşantıların önlenmesine ilişkin bilimsel çalışmaların artarak devam etmesi önerilmektedir.