Yurt Bilgisi Ders Kitaplarında Çocuk Kimliğinin Temsili (1923-1950)
Tezin Türü: Doktora
Tezin Yürütüldüğü Kurum: İstanbul Üniversitesi-Cerrahpaşa, Hasan Ali Yücel Eğitim Fakültesi, Türkçe ve Sosyal Bilimler Eğitimi Bölümü, Türkiye
Tezin Onay Tarihi: 2021
Tezin Dili: Türkçe
Öğrenci: Hamide KILIÇ
Danışman: Betül Batır
Açık Arşiv Koleksiyonu: AVESİS Açık Erişim Koleksiyonu
Özet:Erken Cumhuriyet dönemi Türkiyesi her anlamda eski-yeni ikilemi içindeki Türk toplumunun çatışmalarına, yeninin kabullenilme ve sahiplenilme sürecine tanık olmuş nesil yetiştirmiştir. Bir yanda uzun yıllar süren savaşın verdiği yorgunluk ve yoksulluk, diğer yanda "yeni" ile beslenen umut ve özlenen güzel günler. Bu çalışma 1923-1950 yılları arasında Türkiye'de ders kitaplarında tasarlanan çocuk kimliklerinin betimlenmesini amaçlamıştır. Araştırmada temel nokta çocuk olmuş, dönemsel de olsa devlet tarafından görünmek istenen çocuk, dolayısıyla devletin döneme göre çocuk anlayışının saptanması hedeflenmiştir. Böylelikle incelenen ders kitapları üzerinden dönemin çocuk tanımını yapmanın ya da ortaya sunulan betimlemelerden hareketle çıkarımda bulunmanın dönemin gerçekliğini okumada yardımcı olacağı düşünülmüştür. Çalışmada eleştirel söylem analizi kullanılmıştır. Araştırmada incelenen ders kitapları 1923-1950 yılları arasında Millî Eğitim Bakanlığı tarafından ilkokul 3, 4 ve 5. sınıflarında okutulmuş Yurt Bilgisi ders kitaplarıdır. Ders kitaplarının incelenmesinde merkezde var olan çocuk ve bu çocuğun kitaplarda tasvir edilen mekân ve çevre ilişkileri verilerin kodlanmasında önemli rol oynamıştır. Bu amaçla inceleme yapılırken dört ana başlık üzerinde çocuğun araştırılması şekillenmiştir: Çocuk, Aile ve Toplum; Çocuk, Rejim ve Cumhuriyet; Çocuk ve Ahlâk; Çocuk ve Biyopolitika. Ders kitaplarında çocuk tiplemeleri aile çocuğu, okul çocuğu, köylü çocuk ve şehirli çocuk şeklinde sunulmuştur. Bu çocuk tiplemelerinin üst kimliği ise Türk çocuğudur. Ders kitaplarında sunulan Türk çocuğu kurgusal bir çocuktur. Bu çocuk duygu bağlamında ailesinde güvende; okul ve köyünde mutlu ve şehirde medenî bir çocuktur. Dönemin yaratmak istediği çocuk tiplemesinde üst duygu fedakârlık olarak öne çıkmaktadır. Bu fedakârlık duygusu ev, okul, köy, şehir ve yurt olarak aslında tüm alanlarda farklı söylemlerle çocuğa sunulmuştur. Bu çocuğun fedakârlık duygusundan hareketle sahip olması gereken değerler çalışkanlık, itaatkârlık, üretkenlik, yurtseverlik olarak sıralanmaktadır. Ders kitaplarında sunulan çocuk tiplemelerinde, çocuklar, cumhuriyet rejiminde yaşadıkları için mutludurlar. Çocuk, rejim unsurlardan hareketle özgürlük, fedakârlık, çalışkanlık, yurtseverlik niteliklerini üstlenmektedir. Ders kitaplarında kullanılan stratejiler tanıtma, ikna etmek, meşrulaştırma, yüceltme, otorite tanıtımı ve eski-yeni kıyaslamalarıdır. Ders kitaplarında kullanılan "biz" söylemi "öteki" üzerinden yapılmadığı için birçok unsurun tanıtılmasına rağmen eksik kalmıştır. Olumlu cümlelerle tanıtılan "biz" karşısındaki doğal "öteki"nin belirsizliği nedeniyle yarım kalmış bir tanımlama söz konusudur. Bu durum aslında incelenen dönemin en önemli söylemi olan "Ne mutlu Türküm diyene!" ifadesinin dışa vurumudur.