Akademik Lingua Franca İngilizce'sinde Edimsel Stratejiler: Bir Türk üniversitesinin dil hazırlık sınıfında konuşma etkileşimi üzerine bir çalışma


Tezin Türü: Doktora

Tezin Yürütüldüğü Kurum: İstanbul Üniversitesi-Cerrahpaşa, Hasan Ali Yücel Eğitim Fakültesi, Yabancı Diller Eğitimi Bölümü, Türkiye

Tezin Onay Tarihi: 2023

Tezin Dili: İngilizce

Öğrenci: Mehmet Atasagun

Danışman: Özlem Etuş

Özet:

Bu çalışmanın ana odak noktası, ana dilleri birbirinden farklı öğrencilerin İngilizceyi aralarında iletişim kurmak için araç olarak kullandıkları bir bağlamda, iletişim stratejilerinin etkili iletişimi sağlamada öğrenciler ve öğretmenler tarafından ne şekilde kullanıldığını incelemekti. Bu çalışma, Türkiye'deki bir vakıf üniversitesinin yabancı dil hazırlık sınıfındaki İngilizce aracılı sınıf etkileşiminin sınıf gözlemleri/ses kayıtları ve öğretmen görüşmeleri olmak üzere iki kaynaktan elde edilen nitel verilerinin analizine odaklanmıştır. Çalışma aynı zamanda, gözlemlenen stratejilerin bir çerçevesini çizmeyi ve akademik lingua franca ortamlarında belli bazı iletişim stratejilerinin diğerlerine göre öncelikli olup olmadığını araştırmayı hedeflemiştir. Dahası, bu çalışma uluslararası düzeyde Türkiye'den elde edilen araştırma bulgularından ELF alan yazınına katkıda bulunmayı; ulusal düzeyde ise, bir lingua franca olarak İngilizcenin durumuna farkındalık yaratmayı amaçlamıştır. Araştırmada Türk ve uluslararası öğrencilerin bir arada öğrenim gördüğü bir vakıf üniversitesinin hazırlık sınıflarında iletişim stratejilerinin kullanımı incelenmiş ve öğrencilerin görev odaklı grup çalışması etkileşimlerinde etkili iletişime katkıları araştırılmıştır. Katılımcılar yetmiş sekiz (78) öğrenci ve dört gönüllü öğretmenin yanı sıra, odak grup görüşmeleri için de altı öğretmenden oluşmaktadır ve katılımcıların hiç birinin ana dili İngilizce değildir. Çalışmada, kırk altı (46) Türk öğrenci ile on dokuz (19) farklı ülkeden olmak üzere on üç (13) farklı anadil konuşuru olan toplam otuz iki (32) uluslararası öğrenci yer almaktadır. Çalışmada, dört B1 seviyesi sınıfı incelenmiştir. Toplam 20 grup tartışmasını içeren dört B1 seviyesi sınıfı, iki ders saati boyunca ses kaydına alındı. Her grupta en az bir uluslararası öğrenci bulunmaktadır. Araştırmacı, öğrenciler ve öğretmenler tarafından kullanılan iletişim stratejilerinin türünü, her bir iletişim stratejisinin kullanım sıklığını ve kullanıldıkları etkileşimsel bağlamı araştırmıştır. Türk Yükseköğretimi hazırlık sınıfları gözlemlenmiş ve ses kaydı yapılmış, 18 saat 13 dakikalık ses kaydı verilerine bakılarak bu kapsamda gerçekleşen iletişim stratejileri belirlenmiştir. Tanımlanan iletişim stratejileri, kullanıldıkları bağlam içinde yazıya dökülmüş (çevriyazı) ve 'Snippet' (parçacıklar) adı verilen alıntılarda gösterilmiştir. Verilerin analizi 284 farklı iletişim stratejisi örneği sunmuştur. Veriler, Konuşma Analizi yöntemi kullanılarak analiz edilmiştir. Ham transkripsiyonlar daha sonra kodlanmış ve VOICE çevriyazı kuralları kullanılarak açıklanmıştır. Ayrıca, öğretmenlerin sınıflarında iletişim stratejilerinin kullanımına ilişkin inançlarını ve görüşlerini ifade ettikleri görüşmeleri analiz etmek için tematik analiz kullanılmıştır. Çalışma iki araştırma sorusunu ele almıştır: Birinci araştırma sorusu, bir vakıf üniversitesinin hazırlık sınıflarında iletişim stratejilerinin kullanımını incelemiş ve öğrencilerin görev odaklı grup çalışması etkileşimlerinde iletişimsel etkililiğe katkısını araştırmıştır. Araştırmacı, öğrenciler ve öğretmenler tarafından kullanılan iletişim stratejilerinin türünü, her bir iletişim stratejisinin kullanım sıklığını ve kullanıldıkları etkileşimsel bağlamı araştırmıştır. Bu çalışma, etkili iletişimi desteklemek için çeşitli iletişim stratejilerinin kullanımını ortaya çıkarmış; kendi kendine başlatılan (self-initiated) ve diğer unsurlarca başlatılanlar (other-initiated) olmak üzere iki ana kategori altında toplanabilecek toplam iki yüz seksen dört (284) iletişim stratejisini ele almıştır. (Tanımlanan her bir iletişim stratejisinin kullanım sıklığı sayıları için Ek A'ya bakınız). Analiz, yetmiş yedi (77) kendi kendine başlatılan ve iki yüz yedi (207) etkileşimdeki diğer kişilerce başlatılan iletişim stratejisini ortaya koymuştur. Kendi kendine başlatılan stratejiler başlığı altında, açıklık stratejileri (explicitness), anlama kontrolü stratejileri (comprehension check) ve onarım (repair) olmak üzere üç ana alt kategori bulunmaktadır. Bu araştırmada tanımlanan açıklık stratejileri, açımlama (paraphrasing) ve tekrarlama (repetition) olmak üzere iki strateji kullanılarak elde edilmiştir. Alandaki diğer araştırmalar da "açımlama" ve "yeniden ifade etme -rephrasing" stratejilerinin etkili iletişimi sağlamada ELF kullanıcıları arasında çok yaygın olarak kullanıldıklarını ortaya koymaktadır (Cogo, 2009; Kaur, 2010; Seidlhofer, 2004). Kendi kendine başlatılan iletişim stratejileri altındaki ikinci alt kategori anlama kontrolüdür ve bu çalışma anlamayı kontrol etmek için 'biliyor musun?', 'anladın mı/anlıyor musun?' ve 'tamam' olmak üzere üç ana ifadenin kullanıldığını ortaya koymuştur. Kendi kendine başlatılan stratejiler altındaki son kategori, bu çalışmada otuz altı (36) kez kullanılarak çalışmanın en sık kullanılan kendi kendine başlatılan iletişim stratejisi haline gelen onarımdır (repair). Ek olarak, ELF araştırmalarından elde edilen bulgular "ELF konuşmacılarının temel odağının biçimsel doğruluk değil, işlevsel etkililik" olduğunu öne sürse de, bu çalışma ELF konuşmacılarının dilbilgisi hatalarının yanlış anlaşılmalara yol açabileceğini hissettiklerinde, dil kullanımına odaklanma eğiliminde olduklarını göstermektedir. Öte yandan, bu araştırmada başkaları tarafından başlatılan iletişim stratejileri, onay kontrolleri (confirmation checks), açıklama talepleri (clarification requests), mesajın/beklentinin birlikte oluşturulması (co-creation of the message/anticipation), onarımlar (repairs) ve kod değiştirme (code-switching) olmak üzere beş kategoriye ayrılabilir. Bu araştırmada bulunan doğrulama stratejileri tekrarlama (repetition), açık sorular (overt questions), açımlama (paraphrasing), çıkarım yapma (inferencing) ve özetlemedir (summarising). Tekrarlama, en yaygın iletişim stratejisi olarak ortaya çıkmıştır ve ardından açık soru (iletişimsel etkinliği sürdürmek için önceki bir ifade hakkında sorular sormak) ile başka kelimelerle ifade etmek gelmiştir. Başkalarının başlattığı iletişim stratejileri altında yer alan ikinci alt kategori ise açıklama talebi olup, elli bir (51) kez soru veya soru tekrarı şeklinde kullanılmıştır. Mesajın/beklentinin birlikte yaratılması olan üçüncü kategori, altmış yedi gerçekleşmeyle bu araştırmadaki en yaygın stratejidir. Bu strateji, iki veya daha fazla konuşmacının birbirinin sözünü tamamlayarak devam etmesi ve bu şekilde birlikte anlam yaratması şeklinde bir etkileşim içinde gerçekleşmiştir. Başkası tarafından başlatılan iletişim stratejilerinin dördüncü alt kategorisi onarım, beşinci alt kategori ise etkileşime girenler tarafından elli bir (51) kez kullanılan kod değiştirmedir. İkinci araştırma sorusu, öğretmenlerin iletişim stratejilerinin kullanımına ilişkin inançları ve ilkeleri ile ilgilidir. Öğretmenlerle yarı yapılandırılmış görüşmeler gerçekleştirilmiş ve veriler Tematik Analiz yöntemi kullanılarak analiz edilmiştir. Görüşmelerde öğretmenler hangi iletişim stratejilerini uyguladıklarını düşündüklerini ve bu iletişim stratejilerini neden kullandıklarını belirtmişlerdir. Ayrıca sınıfta etkin iletişimin sağlanmasında öğretmenlerin rolleri ve bu amaca ulaşmada hem öğrencilerin hem de öğretmenlerin farkındalıklarının artırılıp artırılmayacağına ilişkin fikirlerini paylaşmışlardır. Altı öğretmen arasında en popüler iletişim stratejileri tekrarlama ve basitleştirme (simplification), ardından soru sorma (asking questions) olmuştur. Ek olarak, üç öğretmen önem vurgulama stratejisi (signalling importance), onarım ve açımlama stratejilerini kullandıklarını bildirmiştir. Sınıf kayıtlarından elde edilen veriler de benzer sonuçlara işaret etmiştir. Öğretmenlerin sınıfta en çok kullandıkları iletişim stratejileri açımlama ve soru sorma olmuştur. Öğretmenler açımlamayı çoğunlukla doğrulamayı kontrol etmek ve anlamı daha açık hale getirmek için kullanmışlardır. Soru sorma stratejisini ise açıklama talep etmek için kullanmışlardır. Görüşme yapılan öğretmenler, bu stratejileri kullanmayı tercih etme nedenlerini de bildirmişler; sınıfta açıklık ve netleştirme amacıyla söylenenleri öğrencilerin duymalarını sağlamak için tekrarı kullandıklarını belirtmişlerdir. Bu çalışma, tekrarın, başkaları tarafından başlatıldığında bile açıklık amacıyla kullanılabileceğini ortaya koymuştur. Bu, öğretmenler açısından herhangi bir yanlış anlama olmamasına rağmen, diğer öğrencilerin de söylenenler konusunda net olduğundan emin olmak için yineleme stratejisini kullanabilecekleri anlamına gelir. Öğretmenler tekrarı neden kullandıklarına dair sebepleri açıklarken öğrencilerin anlamalarına yardımcı olmak ve anlamayı kolaylaştırmak için tekrarı kullandıklarını belirtmişlerdir. Öte yandan, gerçek sınıf kayıtlarından elde edilen veriler, "tekrar" stratejisinin popüler bir strateji olarak kullanıldığını göstermemiştir. Sadeleştirme stratejisinin, öğretmenlerin sınıfta kullandıklarını söyledikleri en popüler stratejilerden biri olduğu ortaya çıkmıştır. Öğretmenler öğrencilerin anlamalarına yardımcı olmak, anlamayı kolaylaştırmak ve iletişimi geliştirmek için sadeleştirmeyi kullandıklarını belirtmişlerdir. Öğretmenler, bir öğrencinin ifadesini diğer öğrencilerin daha iyi anlamasına yardımcı olmak için sadeleştirebileceklerini öne sürmüşlerdir. Bu, bir öğretmenin sınıftaki iletişimi kolaylaştırıcı rolünü vurgular. Ayrıca bir kelime ögesini daha basit bir kelime ögesiyle değiştirmek şeklinde sadeleştirmenin onarım stratejisi ile birlikte kullanılabileceği de belirtilmiştir. Soru sorma stratejisi, öğretmenler arasında da en popüler iletişim stratejilerinden biri olmuştur. Öğretmenler öğrencilerin anlamalarına yardımcı olmak için soruları kullandıklarını ileri sürmüşlerdir. Ayrıca, soru sorma stratejisinin yalnızca iletişimi geliştirmek için değil, aynı zamanda - örneğin bir sınıf tartışmasında - öğrencilerin fikir üretmesine yardımcı olmak için de kullanılabileceği belirtilmiştir. Sınıfta gerçekte ne olduğuna dair kaydedilen veriler, soruyu öğretmenler tarafından en çok kullanılan ikinci iletişim stratejisi olarak göstermiş ve öğretmenlerin bu stratejiyi genel olarak açıklama/netleştirme istediklerinde kullandıklarını ortaya koymuştur. Önemi işaret etme, düzeltme ve başka kelimelerle ifade etme stratejileri de öğretmenlerin etkin iletişimi sağlamak için sınıfta sıkça kullandıklarını bildirdikleri stratejilerdir. Öğretmenler, önemli noktaları vurgulama ve öğrencilerin dikkatini çekmek için öneme işaret etmeyi; anlamayı kolaylaştırmak, öğrencilerin anlamalarına yardımcı olmak için tamir stratejisine ve hem açıklık hem de açıklama amacıyla da açımlama (farklı kelimelerle ifade) stratejisine başvurduklarını belirtmişlerdir. Ayrıca, açımlamanın öğrencilerin dilbilgisi ve kelime dağarcığı bilgilerini genişletmelerine yardımcı olmanın yanı sıra, söylenenleri doğrulamak için de kullanılabileceği ortaya konmuştur. Benzer şekilde, sınıf kayıtlarından elde edilen verilerde açımlamanın öğretmenler tarafından en çok kullanılan strateji olduğu ve "açımlama" stratejisini çoğunlukla doğrulamayı kontrol etmek ve anlamı daha açık hale getirmek için kullanıldığı görülmüştür. Öğretmen görüşmelerinin sonuçları, genel ELF ortamlarında ve sınıf ortamlarında iletişimsel strateji kullanımının farklılık sergileyebileceğini göstermektedir. ELF durumlarında, 'geçmesine izin ver' (let-it-pass) stratejisinden sıklıkla faydalanılır, fakat sınıf etkileşimi söz konusu olduğunda, öğretmenlerin geçmesine izin verip vermeyeceğine ve geçmeyecekse ne zaman ve nasıl müdahale edileceğine, hangi müdahalenin uygulanacağına karar vermesi gerekir. Öğretmen görüşmelerinin bulgularına göre, kendi açılarından bir yanlış anlama olmasa bile, öğretmenler diğer öğrencilerin anlamasını sağlamak için bir iletişim stratejisi kullanmayı tercih edebilirler. Sonuç olarak, öğretmenlerin sınıftaki rolleri konusu ortaya çıkar. Öğretmenlerin sınıftaki etkili iletişim sağlamadaki rollerine ilişkin görüşleri de araştırılmıştır. Öğretmenlerin iletişim stratejileri kullanımına daha geniş bir açıdan baktıkları, öğretmen olarak rollerinin öncelikle sınıf içi öğrenmeyi yönetmek olduğunu ve iletişim stratejilerinin kullanımının da bu sürecin bir parçası olduğunu düşündükleri ortaya koyulmuştur. Öğretmen görüşmelerinden elde edilen bulgulara göre, öğretmenler yalnızca iletişim stratejisi kullanımına odaklanmak yerine sınıftaki etkileşimi yönetmenin önemini vurgulamaktadırlar. Öğretmenler sınıftaki rollerini tanımlarken kendilerini öğrenmeyi kolaylaştırıcı olarak görmüşler ve iletişim stratejisinin de, bahsi geçen bu rolü gerçekleştirmede dikkate alınması gereken konulardan biri olduğunu düşündüklerini belirtmişlerdir. Öğretmen görüşmelerinden elde edilen veriler, öğretmenlerin ve öğrencilerin iletişimsel strateji kullanımına ilişkin farkındalığını artırmaya ilişkin fikirlerine de odaklanmıştır. Öğretmenlerin iletişim stratejileri konusundaki farkındalığına ilişkin olarak, öğretmen görüşme bulguları iki ana görüşü ortaya çıkarmıştır. İlk görüş, öğretmenlerin iletişimsel strateji kullanımı konusunda bilinçlendirilmesi gerektiğini öne sürerken, diğeri ise öğretmenlerin bu stratejileri zaten bildiği, bunlara zaten aşina olduğu ve bu nedenle de özel bir ilgiye gerek olmadığı yönünde olmuştur. İletişim stratejisi kullanımı için öğretmenlerin farkındalığını artırma fikrinden yana olan öğretmenler, bunun öğretmenlere, öğrencilerinin etkili iletişime ulaşmaları konusunda yardımcı olacağını savunmuşlardır. Öğretmenler, iletişim stratejileri kullanımına yönelik yüksek farkındalığın hangi stratejiyi ne zaman kullanacakları konusunda bilinçli karar vererek sınıfta iyi bir öğrenme ortamı sağlanmasına yardımcı olacağına inanmaktadır. Benzer şekilde, iletişim stratejisi kullanımına aşina olmanın, çeşitli stratejileri kullanabilmelerine yardımcı olacağı yönünde görüş bildirmişlerdir. Öğretmen görüşmelerinden elde edilen bulgular, öğretmenlerin, öğrencilerin gerçek yaşamlarında bu stratejilere ihtiyaç duyacaklarını ve dolayısıyla bu stratejilere aşina olmaları gerektiğine inandıklarını; öğrencilerin iletişim stratejilerinin kullanımı konusunda farkındalık yaratma fikrinden yana durduklarını göstermiştir. Öğretmenler, öğrencilere sınıf dışında nasıl etkili bir şekilde iletişim kuracaklarının öğretilmesi gerektiğini ve iletişim becerilerine aşina olmanın onları bu konuda destekleyeceğini düşünmüşlerdir. Bu çalışmada elde edilen bulgular ışığında bir takım pedagojik çıkarımlarda bulunmak mümkündür. Öncelikle, her öğrencinin Lingua Franca İngilizcesi konusundaki iletişimsel geçmişi ve algıları hakkında daha çok bilgi sahibi olmak için bir ihtiyaç analizi taraması yapılamasının yararlı olacağı düşünülmektedir. Elde edilen sonuçlar da, öğrencilerin gerçek ihtiyaçları göz önüne alınarak, onlara daha nitelikli destek sağlamak amacıyla eğitim süreçlerine dahil edilebilir. İkinci olarak, öğrencilerin akademik ELF ortamlarında iletişim stratejilerinin nasıl kullanılabileceğine dair bilgilerini arttırmak için hazırlık programı derslerinde ELF bilgili pedagoji geliştirilebilir. Ayrıca, öğrencilere dil öğrenme süreçlerine katkı sağlamak amacıyla Lingua Franca İngilizcesi-farkındalığı olan sınav sistemi geliştirilmeli ve İngilize dil eğitimi yapılan sınıflarda öğrencilere performans odaklı iletişimsel görevler vererek, daha fazla öğrenci-öğrenci işbirliği ve etkileşimi ve daha belirgin iletişim stratejileri içeren öğretim modelleri teşvik edilmelidir. Öğretmenlerin eğitimi konusunda ise, öğrencileri, gelecekteki ihtiyaçları doğrultusunda, uluslararası iletişime daha iyi hazırlayacak aktiviteler oluşturmaları için öğretmenlere gerekli bilgileri sağlamak amacıyla Lingua Franca İngilizcesi perspektifi yabancı dil öğretmenlerin eğitim programlarına dahil edilmelidir. Öğretim dilinin İngilizce olduğu ortamlarda esnek dil kullanım modellerini ve çift/çok dilliliği göz önünde bulunduran Lingua Franca İngilizcesi-temelli bir dil öğretim yöntemi tasarlanmalıdır.