Karanlık Üçlü (Dark Triad) Kişilik Örüntülerinin Çocukluk Çağı Örseleyici Yaşantıları ve Yeniden Mağduriyet (Re-Viktimizasyon) Açısından Değerlendirilmesi - İstanbul Örneklemi
Tezin Türü: Doktora
Tezin Yürütüldüğü Kurum: İstanbul Üniversitesi-Cerrahpaşa, Adli Tıp ve Adli Bilimler Enstitüsü, Sosyal Bilimler Anabilim Dalı, Türkiye
Tezin Onay Tarihi: 2021
Tezin Dili: Türkçe
Öğrenci: Gülçin Şenyuva
Asıl Danışman (Eş Danışmanlı Tezler İçin): Mustafa Fatih Yavuz
Eş Danışman: Zeynep Belma Gölge
Açık Arşiv Koleksiyonu: AVESİS Açık Erişim Koleksiyonu
Özet:Sosyal bir varlık olan bireyin, toplum içinde nasıl bir insan olduğunu kişilik ve davranış tarzları belirlemektedir. Son yıllarda literatüre girmiş olan kişiliğin karanlık tarafı olarak bilinen karanlık üçlü (dark triad) kişilik özelliklerinin toplum içinde var olduğu yadsınamaz bir gerçektir. Karanlık üçlü kişilik özellikleri ve bu özelliklerin nasıl geliştiğine dair daha fazla araştırmaya ihtiyaç duyulmaktadır. Bu çalışmanın temel amacı; kişilik gelişiminde katkısı olduğuna inanılan bağlanma stilleri, ebeveyn tutumları, aile içi işleyişler, çocukluk çağı örseleyici yaşantılar ve aile içi şiddete tanık olma değişkenlerinin karanlık üçlü kişilik özelliğinin oluşumundaki etkileri araştırmak ve bu kişilik özelliklerinin yeniden mağduriyete etkisini incelemektir. Araştırmada İstanbul ilinde yaşayan 18-65 yaş aralığındaki 720'si kadın, 283'ü erkek olmak üzere 1003 katılımcıdan oluşmaktadır. Katılımcıların yaş ortalaması 32.16 (SS: 10.36) bulunmuştur. Katılımcılara "Demografik Bilgi Formu", Özel Hayata ve Olumsuz Yaşam Deneyimlerine Yönelik Bilgi Formu", "Çocukluk Örselenme Yaşantıları Ölçeği", Karanlık Üçlü Kişilik Ölçeği", "Anne-Babaya Bağlanma Ölçeği", "Aile İşleyiş Biçimi Ölçeği", "Kısaltılmış Algılanan Ebeveyn Tutumları Ölçeği-Çocuk Formu", Adapte Edilmiş Çatışma Çözme Ölçeği" ve "İnsan İlişkilerinde Manipülasyon Ölçeği" uygulanmıştır. Araştırmanın verilerinin, SPSS v.21 Paket programı kullanılarak Aracılık Analizi- Model 6 (Hayes, 2013) yöntemiyle değerlendirilmiştir. Katılımcıların demografik, klinik, adli değişkenler ve ölçeklerden aldıkları ortalamaların karşılaştırıldığı betimleyici analizler, karanlık üçlü kişilik özellikleri, insan ilişkilerinde manipülasyon, çocukluk çağı örseleyici yaşantıları, ebeveyne bağlanma, ebeveyn tutumları ve aile içi şiddete tanıklık puanları arsındaki ilişkilerinin incelendiği Pearson korelasyon analizleri, regresyon analizleri ve ardından aracı değişken analizleri yürütülmüştür. Çalışmanın sonuçları incelendiğinde; demografik değişkenler ve ölçeklerden alınan puanlar arasında literatür ile uyumlu anlamlılıklar bulunmuştur. Aracılık rolü açısından değerlendirildiğinde aile içi şiddete tanıklık ile karanlık üçlü kişilik özellikleri arasındaki ilişkide çocukluk çağı örseleyici yaşantıları ve kişilerarası manipülasyonun tam aracılık etkisinin; ebeveyn tutumları arasından aşırı koruyucu anne ve aşırı koruyucu baba ile karanlık üçlü kişilik özellikleri arasındaki ilişkide kişilerarası manipülasyonun kısmi aracılık etkisinin; yine ebeveyn tutumları arasından reddedici baba ile karanlık üçlü kişilik özellikleri arasındaki ilişkide çocukluk çağı örseleyici yaşantıları ve kişilerarası manipülasyonun tam aracılık etkisinin bulunduğu tespit edilmiştir. Elde edilen sonuçlar literatürde yer alan araştırmalar kapsamında tartışılmıştır. Kişiliğin karanlık tarafı olarak atfedilen karanlık üçlü kişilik özelliklerinin gelişimine etki eden faktörlerin değerlendirmek, yeniden mağdur olmayı önlemeye yönelik katkı sağlamak ve gelecek çalışmalara ışık tutmak hedeflenmektedir. Anahtar Kelimeler: Çocukluk örseleyici yaşantıları, karanlık üçlü, ebeveyn tutumu, bağlanma, tanık olma, aile işleyişi, psikolojik/kişilerarası manipülasyon, yeniden mağduriyet