MİDE KANSERİNİN ERKEN TANI VE TAKİBİNDE YENİ BİR HEDEF OLARAK GANKYRİN VE CDO GENLERİ PROMOTER METİLASYON DEĞİŞİKLİKLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ


Tezin Türü: Doktora

Tezin Yürütüldüğü Kurum: İstanbul Üniversitesi-Cerrahpaşa, Cerrahpaşa Tıp Fakültesi, Temel Tıp Bilimleri Bölümü, Türkiye

Tezin Onay Tarihi: 2022

Tezin Dili: Türkçe

Öğrenci: SELİN YÜKSEL

Danışman: Yıldız Dincer

Özet:

Anormal DNA metilasyonu tümör baskılayıcı genler ve onkogenlerin ekspresyonlarını değiştirmek yoluyla karsinogenezde önemli rol oynayan bir faktördür. DNA metilasyonun geri dönüşümlü olması,  promoter hipermetilasyonu nedeniyle susturulmuş olan tümör baskılayıcı genlerin tekrar aktive edilmesine olanak sağlar. Bu nedenle DNA metilasyonunu modifiye eden ajanlar epigenetik tedavi yaklaşımında ön planda yer almaktadır. Kronik gastrit nedeniyle oluşan prekanseröz lezyonların gastrik kanser için risk faktörü olduğu bilinse de bu lezyonlar DNA metilasyon statüsü açısından mide tümörleri ile karşılaştırmalı olarak incelenmemiştir. CDO1 ve gankyrin hücre içi karsinojenik yolakları etkileyen ve ekspresyonları temel olarak DNA metilasyonu ile düzenlenen genlerdir. Bu tez çalışmasında kronik gastrit dokuları ve primer mide tümörlerinde gankyrin ve CDO1 genlerinin ekspresyonlarının promoter bölgelerinin metilasyon statüleri ile birlikte incelenmesi, gen ekspresyonları ve promotör metilasyon statülerinin klinik evre, tümör boyutu, lenf nodu tutulumu gibi klinikopatolojik verilerle ilişkisi belirlenerek, mide kanserinde gankyrin ve/veya CDO1’in erken tanı, prognoz ve terapötik hedef olarak potansiyelinin değerlendirilmesi amaçlandı. gankyrin ve CDO1 ekspresyonları immünohistokimyasal olarak, promoter bölge metilasyon statüleri bisülfit dönüşümü sonrasında DNA dizileme yöntemi ile belirlendi. Elde edilen verilerin istatistiksel analizi IBM SPSS Statistics 22  programı ile yapıldı. Gruplar arasında gankyrin ekspresyonu ve promoter metilasyon statüleri açısından anlamlı fark saptanmazken, CDO1 promoter metilasyon düzeyleri mide tümörü grubunda kronik gastrit grubuna göre anlamlı olarak yüksek bulundu. Klinik evre, tümör büyüklüğü ve lenf nodu tutulumu arttıkça CDO1 promoter metilasyon düzeylerinin anlamlı olarak arttığı belirlendi. Çalışma gruplarında CDO1 ekspresyon düzeyleri ve metilasyon statüleri arasında anlamlı bir ilişki saptanmadı. Mide kanserli hastalarda gankyrin ekspresyonu ve promoter metilasyon statüsü arasında istatistiksel olarak anlamlı düzeyde bir ilişki bulunmadığı gibi, bu parametreler ve klinikopatolojik veriler arasında da herhangi bir ilişki belirlenmedi. CDO1 promoter metilasyon statüsünün mide kanseri için prediktif ve prognostik potansiyele sahip olduğu ve mide karsinomunda epigenetik tedavi hedefi olabileceği sonucuna varıldı.