DERİN KARIŞTIRMA YÖNTEMİNDE ELDE EDİLEN İYİLEŞTİRİLMİŞ ZEMİN ÖZELLİKLERİNİN LABORATUVAR ve ARAZİ ŞARTLARINDA BELİRLENMESİ
Tezin Türü: Doktora
Tezin Yürütüldüğü Kurum: İstanbul Üniversitesi-Cerrahpaşa, Lisansüstü Eğitim Enstitüsü, İnşaat Mühendisliği Anabilim Dalı Başkanlığı, Türkiye
Tezin Onay Tarihi: 2023
Tezin Dili: Türkçe
Öğrenci: Fatma Tuğçe Çınar ÖZKAN
Danışman: İlknur Bozbey
Açık Arşiv Koleksiyonu: AVESİS Açık Erişim Koleksiyonu
Özet:Son yıllarda teknolojinin ilerlemesi ile birçok zemin iyileştirme yöntemi gelişme göstermektedir. Derin karıştırma yöntemi (Deep Mixing Method: DSM) de bunlardan birisidir ve bu yöntemde doğal zemin çeşitli bağlayıcılar ile karıştırılarak yerinde iyileştirme sağlanır. Bu yöntem son yıllarda ülkemizde de sıklıkla kullanılmaktadır. Tez kapsamında derin karıştırma iyileştirme yöntemine yönelik çok kapsamlı bir laboratuvar ve arazi çalışmaları yapılmıştır. İyileştirilmiş zeminlerin mukavemet ve modül özellikleri laboratuvarda kapsamlı bir deney programı ile belirlenmiştir. Deneyler turba ve yüksek plastisiteli zeminler, farklı çimento tipleri ve çimento dozajları ve kür günleri için yapılmıştır. Deneyler sonucunda numunelerin gerilme-şekil değiştirme eğrileri elde edilmiş, serbest basınç mukavemet değerleri bulunmuş ve sekant elastisite modülü değerleri hesaplanmıştır. Mukavemet (qu) ve modül (E50) değerleri arasında korelasyon kurulmasına yönelik alt ve üst sınırlar önerilmiştir. Bu deneylerde bağlayıcı olarak çimento kullanılmakla birlikte, bir grup numunede çimento ve kirecin birlikte kullanılmasının etkisi de araştırılmıştır. Yüksek plastisiteli killer için karıştırmanın etkin olarak sağlanmasının çok önemli olduğu ve zeminin doğal su muhtevasının bunun için önemli bir etken olduğu gösterilmiştir. Yüksek plastisiteli killerde Likidite İndeksine bağlı karıştırma etkinliği tanımlanmış ve literatüre özgün bir katkı getirilmiştir. Arazi çalışmaları kapsamında farklı imalat parametreleri ile deneme DSM kolonları imal edilmiştir. Sonrasında yapılan kalite kontrol deneyleri ile her kolonda elde edilen iyileşme seviyeleri gözlemsel ve sayısal olarak tespit edilmiştir. İmal edilmiş olan tüm kolonlar süreklilik bakımından titizlikle değerlendirilmiş, farklı kategorilerde iyileştirme elde edilebildiği görülmüştür. Ancak imalat sırasında gerçek zamanlı ölçüm alınamadığı için pek çok kolonda hedeflenen kalitede DSM kolonları elde edilememiştir. Bu tür kolonlarda daha yüksek dozaj kullanımı kalite seviyesini artıramamıştır. Kolonlardaki iyileşme seviyeleri, imalat parametreleri ve koşulları birlikte değerlendirilmiştir. Laboratuvar ve arazide elde edilen değerler karşılaştırılmıştır. Uygulamaya yönelik öneriler yapılmıştır. Arazideki DSM kolonları için ilave bir kriteri dikkate alan bir öneri getirilmiştir.