SİGARA BIRAKMA TEDAVİ GÖREN HASTALARININ PLAZMA VE İDRARINDA VARENİKLİNİN KROMATOGRAFİK TAYİNİ


Tezin Türü: Yüksek Lisans

Tezin Yürütüldüğü Kurum: İstanbul Üniversitesi-Cerrahpaşa, Adli Tıp ve Adli Bilimler Enstitüsü, Fen Bilimleri Anabilim Dalı, Türkiye

Tezin Onay Tarihi: 2021

Tezin Dili: Türkçe

Öğrenci: SİTİ RAHMAWATİ

Danışman: Zeynep Türkmen

Özet:

Sigarayı bırakmak sağlığımızı korumanın en iyi yollarından biri olarak bilinse de,

yardımsız sigarayı bırakma girişimleri çoğunlukla başarısızlıkla sonuçlanmaktadır. Bunun

temel nedeninin, şiddetli arzu ve yoksunluk semptomunun tetiklenmesinden gelen sigara içme

arzusu olduğu bilinmektedir.

T.C. Sağlık Bakanlığı tarafından yapılan Sigara Bıraktırma Tedavisi Destek Programı

ile birlikte 1 Ocak 2009 – 30 Eylül 2018 tarihleri arasında 2.283.871 kişinin tedavi için

başvuruda bulunduğu ve ülkemizde geri ödeme kapsamında olmayan Varenicline (Champix®,

Pfizer) ve Bupropion (Zyban®, GlaxoSmithKline) etken maddesi ihtiva eden bu nikotin

replasman tedavisi ilaçlarının 893.041 katılımcıya uygulandığı bildirilmektedir.

Cytisus laburnum bitkisinde mevcut olan doğal bir böcek öldürücü molekülü

Cytisine’nin yapısından ilham alınarak üretilen Cytisine; yapıca, nikotin ve Varenicline çok

benzemekte ve beyindeki nikotin reseptörlerini bloke ederek şiddetli nikotin arzusunu ve tütün

ürünlerinin hoş etkilerini azaltarak etki yaptığı bilinmektedir.

Konu ile ilgili yapılan güncel araştırmalar, bu ilaçların akıl hastalığı olan ya da önceden

psikiyatrik bozukluğu var olan kişilerde hatta hiçbir psikiyatrik bozukluğu olmayan kişilerde

bile davranış değişikliği, depresyon, şiddet ve intihar girişimleri gibi ruhsal hastalık riskleri

taşıdığı yönünde uyarılar sunmaktadır.

Diğer taraftan son yapılan çalışmalara göre depresyon ve intihar girişimlerinin yanı sıra

diğer yan etkileri; saldırganlık, şiddet, aşırı duyarlılık, anjiyoödem ve ciddi kadiyovasküler

olaylarla ilişkili olduğu da bazı kaynaklarca rapor edilmiştir. Özellikle Avustralya’daki

Guardian Gazetesinin bildirdiğine göre, ülkedeki Terapötik Ürünler İdaresi (TGA), 2010’a

kadar Varenicline’in kullanımı sonrası 206 intihar girişimi olgusu raporlanmıştır.


xii

Ortaya çıkan ciddi yan etkilerin daha iyi anlaşılabilmesi ve hukuk açısından daha iyi

adli inceleme yapabilmesi için basit, hızlı ve spesifik bir Varenicline’in analiz yöntemi

geliştirilmesinin faydalı olacağı düşünülmüştür.

Varenicline için LC-MS/MS ile gerçekleşen çalışmaların daha çok dozaj şeklindeki

saflığını tespit etmeye yönelik olduğu görülmektedir. Bu çalışmada kan ve idrar biyolojik

örneklerinde Varenicline’in tayini için en hassas tayin yöntemlerinden biri olan LC-MS/MS ile

hızlı, özgün, kolay, düşük tayin limitli, tekrar edilebilirliği ve geri kazanımı yüksek bir yöntem

valide edilmiştir. Böylelikle gerek klinikte farmakokinetik ve farmakodinamik çalışmalar ile

etken maddenin risklerini anlamak ve olası zararları önlemek için, gerekse Varenicline kaynaklı

adli olguların dışlanması adına önemli bir fayda sağlayacağı düşünülmüştür. Ayrıca geliştirilen

bu yöntem Cerrahpaşa Tıp Fakültesi Göğüs Hastalıkları Anabilim Dalı, Sigara Bıraktırma

Polikliniğinde sigara bıraktırma tedavisi gören 16 hastanın idrar ve kan örnekleri üzerinde

uygulanmıştır.

Çalışmada, plazma örneğinde 7 noktalı, idrar örneğinde 8 noktalı kalibrasyon çözeltileri

ile Varenicline doğrusal aralığı plazma için 1-100 ng/mL aralığı, idrar örneği için 0,5-100

ng/mL aralığı olarak belirlenmiştir. Bu aralıktaki korelasyon katsayıları plazmada R2=0.9971,

idrar örneği için R2= 0.9944 olarak bulunmuştur. Elde edilen LOD ve LOQ değerleri ise

sırasıyla plazma için 0.36 ng/mL ve 0.46 ng/mL; idrar için 0.29 ng/mL ve 0.50 ng/mL’dir.

Plazma örneğine çekitleme öncesi katım yapılarak yürütülen çalışmada geri kazanım yüzdesi 2

ng/mL’lik konsantrasyonda %112.31±6.55; 10 ng/mL’lik konsantrasyonda %129.68±5.73; 50

ng/mL’lik konsantrasyonda %111.65±7.12 bulunmuştur. İdrar örneğine çekitleme öncesi katım

yapılarak yürütülen çalışmada geri kazanım yüzdesi 2 ng/mL’lik konsantrasyonda

%115.63±7.25; 10 ng/mL’lik konsantrasyonda %107.31±3.73; 50 ng/mL’lik konsantrasyonda

%113.59±2.33 bulunmuştur. Plazma örneklerinin tekrarlanabilirlik çalışması için 3 ayrı

konsantrasyonda çalışılan geri kazanım numunelerinden; 2 ng/mL konsantrasyonundaki 6 adet


xiii

örneğin ortalaması 2.31±0.063 ng/mL, bağıl standart sapma değeri 6.3, 10 ng/mL

konsantrasyonundaki 6 adet örneğin ortalaması 10.73±0.035 ng/mL, bağıl standart sapma

değeri 3.5, 50 ng/mL konsantrasyonundaki 6 adet örneğin ortalaması 56.80±0.02 ng/mL, bağıl

standart sapma değeri 2.0 olarak tespit edilmiştir.

Çalışmamızda plazma örneği için geliştirilen LC-MS/MS yönteminin belirlenen

plazmada ortalama geri kazanım oranı göz önüne alınarak 12 hasta plazma örneklerinde 15.5-

60.1 ng/mL arasında bulunmuştur. Ayrıca idrar örneği için geliştirilen bu LC-MS/MS

yönteminin yukarıda belirtilen idrar ortalama geri kazanım oranı göz önüne alınarak 12 hastaya

ait idrar örneklerinde 0.7-3.22 ng/mL arasında bulunmuştur. Diğer taraftan 4 hastanın ne idrar

ne de plazma örneklerinde Varenicline belirlenememiştir. Bu durumun, örneklerin uygun

koşullarda toplanamamasından kaynaklandığı düşünülmektedir.

Bu çalışma ile geliştirilen LC-MS/MS yöntemine, ileride metabolitlerin de dahil

edilmesi ile biyolojik örneklerde Varenicline üzerinden yürütülen çalışmaların daha verimli

hale geleceği düşünülmektedir.

Anahtar Kelimeler: Adli Toksikoloji, Analitik Kimya, Madde Analizi, Varenicline,

Sigara Bırakma, LC-MS/MS