Pozitif psikolojik sermayenin çalışanların seslilik ve sessizlik davranışlarıyla ilişkisi: Hemşirelerde bir araştırma
Tezin Türü: Yüksek Lisans
Tezin Yürütüldüğü Kurum: İstanbul Üniversitesi-Cerrahpaşa, Florence Nightingale Hemşirelik Fakültesi, Hemşirelik Bölümü, Türkiye
Tezin Onay Tarihi: 2020
Tezin Dili: Türkçe
Öğrenci: Gizem KAYA
Danışman: Feride Eşkin Bacaksız
Açık Arşiv Koleksiyonu: AVESİS Açık Erişim Koleksiyonu
Özet:
Tanımlayıcı ve ilişki arayıcı tipteki bu çalışma, hemşirelerin pozitif psikolojik sermaye düzeyleri ölçümlenerek, örgüt içinde sergiledikleri seslilik ve sessizlik davranışlarıyla ilişkisini incelemek amacıyla gerçekleştirildi. Veriler Eylül-Kasım 2019 tarihlerinde, İstanbul'daki iki üniversite hastanesinde çalışan 341 hemşireden Tanıtıcı Bilgi Formu, Psikolojik Sermaye Ölçeği, İşgören Sesliliği Ölçeği ve Örgütsel Sessizlik Ölçeği kullanılarak toplandı. Çalışmada etik kurul onayı, kurum izinleri ve hemşirelerin bilgilendirilmiş gönüllü onamları alındı. Verilerin analizinde psikometrik, tanımlayıcı ve ilişki arayıcı analizler kullanıldı. Araştırma sonucunda Pozitif Psikolojik Sermaye Ölçeği puan ortalaması 3,97±,49; İşgören Sesliliği Ölçeği puan ortalaması 4,07±,58 ve Örgütsel Sessizlik Ölçeği puan ortalaması 2,85±,59 olarak bulundu. Hemşirelerin pozitif psikolojik sermaye ölçümleriyle işgören sesliliği arasında pozitif yönlü, zayıf ve çok ileri derecede anlamlı ilişki olduğu (r=,272; p<,001) saptandı. Pozitif psikolojik sermaye ölçümleriyle örgütsel sessizliğin alt boyutlarından Bireysel Sessizlik alt boyutu ile negatif yönlü ve çok zayıf güçte (r=-,228), İlişkisel Sessizlik alt boyutu ile pozitif yönlü ve zayıf güçte (r=,254) çok ileri derecede anlamlı ilişki (p<,001) olmasına karşın, Örgütsel Sessizlik Ölçeği toplamıyla arasındaki ilişkinin istatistiksel olarak anlamlı olmadığı belirlendi (p>,05). Hemşirelerin pozitif psikolojik sermaye ölçümleri üzerinde sadece pozisyonları ve mesleki deneyimlerinin istatistiksel olarak anlamlı fark oluşturduğu (p<,05), diğer kişisel ve mesleki özelliklerinin (yaş grupları, cinsiyetleri vb.) istatistiksel olarak anlamlı fark oluşturmadığı saptandı (p>,05). Bu bulgular doğrultusunda hemşirelerin pozitif psikolojik sermaye düzeyleri arttığında, örgütün yararına olan fikir, düşünce ve bilgilerini paylaşma eğilimlerinde de artış olacağı söylenebilir. Diğer yandan pozitif psikolojik sermayesi yüksek olan hemşireler bireysel nedenlerle daha az sessiz kalmayı tercih ederken, tam tersine ilişkileri korumak adına daha fazla sessiz kalmayı tercih edebilmektedir.