Kalsitonin gen ilişkili peptid (CGRP) antagonisti kullanılan, büyük oksipital sinir (GON) blokajı, botulinum toksin tedavisi uygulanan migrenli hastalarda ve idyopatik intrakranial hipertansiyon (Psödotümör serebri) hastalarında tedavilerin nosiseptif fleksör refleks (NFR) ve sempatik deri yanıtı (SSR) parametreleri üzerine erken ve geç dönem etkileri
Tezin Türü: Tıpta Uzmanlık
Tezin Yürütüldüğü Kurum: İstanbul Üniversitesi-Cerrahpaşa, Cerrahpaşa Tıp Fakültesi, Dahili Tıp Bilimleri Bölümü, Türkiye
Tezin Onay Tarihi: 2024
Tezin Dili: Türkçe
Öğrenci: Hikmat Abbaszade
Danışman: Feray Savrun
Açık Arşiv Koleksiyonu: AVESİS Açık Erişim Koleksiyonu
Özet:Giriş: Pirimer baş ağrılarından olan migrenin tedavisinde büyük oksipital sinir (GON) blokajı, botulinum toksin enjeksiyonu ve kalsitonin gen ilişkili peptid (CGRP) antagonistleri sıkça tercih edilmektedir. Ayrıca sık rastlanan sekonder baş ağrılarından olan idyopatik intrakranial hipertansiyonun (İİH) tanı ve tedavisinde lomber ponksiyon (LP) işlemi yapılmaktadır. Amacımız bu invazif işlemlerin uygulandığı hastaların klinik, demografik verilerini, nosiseptif fleksör refleks (NFR), sempatik deri yanıtı (SSR) parametrelerini inceleyerek işlemlerin elektrofizyolojik bulgularını, bu bulguların dinamiğini ve klinik korelasyonunu araştırmaktır. Gereç ve Yöntem: Çalışmaya 05/2023-11/2023 tarihleri arasında Cerrahpaşa Tıp Fakültesi Nöroloji Anabilim Dalı Algoloji biriminden migren ve başağrılı İİH tanılı hastalar alınmıştır. Demografik, klinik özellikler, elektrofizyolojik tetkikler işlemlerden önce, 2 hafta ve 8 hafta sonra incelenmiştir. Bulgular: 32 hasta (23 migren, 9 İİH) incelenmiştir. Değişen duyusal eşik ile ağrı sıklığı ve şiddeti; GON grubunda ağrı eşiği ile ağrı sıklığı; maksimal stimülasyon şiddeti ile ağrı şiddeti arasında, TA NFR parametrelerinden GON grubunda RII ortalama latansı ile ağrı şiddeti; RIII alan, amplitüdü ve maksimal amplitüdü ile ağrı şiddeti; LP grubunda ise RIII alan, süresi ile ağrı sıklığı arasında anlamlı korelasyonlar bulunmuştur. BF NFR parametrelerinden RIII amplitüdü ile ağrı şiddeti arasında, SSR parametrelerinden ortalama, maksimal amplitüdü ile tedavi etkinliği; ortalama latans ve maksimal amplitüdü ile ağrı şiddeti arasında istatistiksel olarak anlamlı korelasyonlar saptanmıştır. Sonuç: Çalışmamızda invazif işlemlerin migren ve İİH hastalarının elektrofizyolojik parametrelerine erken, geç dönem etkileri araştırılmış, prediktif önemli birçok korelasyon bulguları saptanmıştır. Bulgular invazif işlemlerin ağrı modülasyonuna etkisinin dinamiğini yansıtmakla beraber, klinik pratik açıdan da önemlidirler.