Tezin Türü: Yüksek Lisans
Tezin Yürütüldüğü Kurum: İstanbul Üniversitesi-Cerrahpaşa, Adli Tıp ve Adli Bilimler Enstitüsü, Sosyal Bilimler Anabilim Dalı, Türkiye
Tezin Onay Tarihi: 2019
Tezin Dili: Türkçe
Öğrenci: Fatma Betül Demir
Danışman: Erdinç Öztürk
Özet:
Bu araştırmanın amacı, Elazığ ili örnekleminde madde kullanım bozukluğu tanısıyla AMATEM servisine yatışı yapılmış erkek katılımcıların bağımlılık şiddetleri, algılanan sosyal destekleri ve bağlanma biçimleri arasındaki ilişkinin incelenmesidir. Madde kullanım bozukluğu, uyuşturucu madde kullanımının Türk Ceza Kanunu (TCK) Madde 191'de suç olarak düzenlenmesi nedeniyle hem adli bilimlerin hem de psikiyatrinin ortak çalışma alanlarından biridir. Bu çalışma aydınlatılmış onam formunu imzalayarak araştırmaya katılmayı kabul eden adli ve klinik örneklem içerisinde yer alan 18-64 yaşları arasındaki (ort.=26,82; ss=8,33) 191 erkek hasta ile yapılmıştır. Katılımcılara araştırmacı tarafından hazırlanan demografik bilgi formu, bağımlılık şiddetini ölçmek amacıyla Bağımlılık Profil İndeksi (BAPİ), Çok Boyutlu Algılanan Sosyal Destek Ölçeği (ÇBASDÖ) ve Erişkin Bağlanma Biçimleri Ölçekleri (ERBÖ) uygulanmıştır. Veriler SPSS (Sosyal Bilimler için İstatistik Paket Programı) 21 paket programı kullanılarak analiz edilmiştir. Sosyo-demografik değişkenler için betimleyici istatistikler, ölçek toplam puan ortalamaları için farklı gruplar için t-Testi, Mann-Whitney U testi ve tek yönlü varyans analizi (ANOVA) ile Kruskal-Wallis H testleri yapılmıştır. Araştırmanın sonucunda güvenli bağlanmaya sahip bireylerin bağımlılık şiddeti puan ortalamaları ile güvensiz bağlanan bireylerin puan ortalamaları arasından anlamlı fark bulunmuştur. Güvensiz bağlanma biçimine sahip bireylerin bağımlılık şiddeti puan ortalamaları güvenli bağlanma biçimine sahip bireylerden yüksek bulunmuştur. Güvenli ve güvensiz bağlanma biçimine sahip bireylerin ÇBASDÖ toplam puan ortalamaları arasında anlamlı fark bulunmuştur. Güvenli bağlanma biçimine sahip bireylerin algılanan sosyal destek puan ortalamalarının güvensiz bağlanma biçimine sahip bireylerin ortalamalarından yüksek olduğu bulgulanmıştır.