Tezin Türü: Yüksek Lisans
Tezin Yürütüldüğü Kurum: İstanbul Üniversitesi-Cerrahpaşa, Cerrahpaşa Tıp Fakültesi, Temel Tıp Bilimleri Bölümü, Türkiye
Tezin Onay Tarihi: 2018
Tezin Dili: Türkçe
Öğrenci: Narmin Bakhshaliyeva
Asıl Danışman (Eş Danışmanlı Tezler İçin): Yelda Argüden
Eş Danışman: Ayşe Çırakoğlu
Özet:
Bakhshaliyeva, N. (2018). Küçük Hücreli ve Adenokarsinom Tanılı Akciğer Kanseri
Olgularında Perifer Kanda 3p Anomalilerinin Sitogenetik ve FISH Yöntemiyle
İncelenmesi. İstanbul Üniversitesi Sağlık Bilimleri Enstitüsü, Genetik ABD. Yüksek
Lisans Tezi. İstanbul.
Akciğer Kanseri, yılda 1,8 milyon yeni olgu tanısı konulan ikinci en yaygın kanser
türüdür. Akciğer kanserinde sık görülen 3p14.2 bölgesi kaybına ve birkaç hücre hattında
homozigot delesyonuna dayanarak, FHIT geninin akciğer kanseri için aday bir tümör
supressor gen olabileceği ileri sürülmüştür. Bu çalışmanın amacı, KHAK ve
adenokarsinom olgularında perifer kanında sitogenetik yöntemi ile anomalileri gösterip,
FISH yöntemi ile de FHIT geninin kaybının incelenmesidir. Sitogenetik yöntemi ile
incelenen 25 adenokarsinom ve 18 KHAK hastaları ile 20 kontrol grubu arasında X
kromozomu dışında diğer kromozomların monozomi görülme ve ploidi seviyeleri
oranları arasında anlamlı fark gözlenirken (p<0,05), adenokarsinom ve KHAK hastaları
arasında anlamlı fark bulunamamıştır (p>0,05). FISH yöntemi ile incelenen 30
adenokarsinom ve 24 KHAK olgularında monoallelik ve biallelik delesyonlar,
monozomi ve yeniden düzenlenmeler gibi anomaliler açısından Adenokarsinom ve
KHAK grubu arasında fark bulunamazken (p>0,05), biallelik delesyonlar dışında her iki
grubdakı diğer anomaliler 20 kontrol grubuna göre istatiksel olarak anlamlı
bulunmuştur (p<0,05). Biallelik delesyonlarda sadece adenokarsinom grubu kontrol
grubuna göre anlamlı bulunmuştur (p<0,05). Sonuç olarak, KHAK ve adenokarsinom
hastalarında perifer kanında sitogenetik yöntemi ile anlamlı anomaliler saptana bildiği
ve FISH yöntemi ile de FHIT geninin anomalileri gösterilerek, perifer kanında bu
yöntemleri kullanarak tanı yöntemlerine ek olabileceği düşünülmüştür.